Tuluatın en yükseği: Komik-i şehir
Türk tiyatrosunun ünlü tuluat ustası Naşit Özcan, 1886 yılında İstanbul Şehzadebaşı'nda hayata geldi. Şehzadebaşı'nda, bir zamanların İstanbul'unun eğlence ve sahne sanatları merkezinde hayata gözlerini açtı.
1839'da ilân edilen Tanzimat Fermanı sonrasında Osmanlı Devleti'nde açılan ortaöğretim kurumlarından biri olan Beyazit Rüştiyesi’nin bitirdi. Ardından bir askeri bando olan, ilerleyen tarihlerde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın çekirdeğini oluşturacak olan Mızıka-yı Hümayun'da eğitimini tamamladı.
Naşit Özcan’ın oyunculuk yaşamı Abdürrezzak Efendi’nin yanında başladı. Kavuklu Hamdi ve Küçük İsmail’in Ortaoyunu Topluluğu, Kel Hasan’ın Tuluat Topluluğu, Mınakyan Topluluğu gibi çeşitli topluluklarda uzun süre çalıştı. Ortaoyunu, kukla ve karagöz çalışmaları yaptı, çeşitli topluluklara girip çıktıktan sonra, Kavuklu Hamdi’nin Ortaoyunu Kolu’na ve Benliyan’ın Operet Topluluğu’na girdi. Saray tarafından Fransa’ya gönderildi. Dönüşünde Saray’da oyunlar sergileyen Bertrand’ın Pandomim Topluluğu’na, ardından yine Saray’daki İtalyan Operet Heyeti’ne katıldı. Güllü Agop’un Saray’da kurmuş olduğu Dram Kumpanyası’nda da çalışan Naşit, Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonra, halk önünde oynamaya başladı.

Sağ üstte Naşit Özcan'ın sahne aldığı tiyatro
1910 yılından sonra serbest olarak çalışmaya başlayarak kendi adına topluluklar kurdu. Direklerarası’nda, Fevziye Tiyatrosu ile Eyüp Sultan’da gösteriler sundu, 1913 yılından sonra Şehzadebaşı Şark Tiyatrosu ile Millet Tiyatrosu’nda sahneye çıktı. Bütün ortaoyunu tiplerini başarıyla canlandırırken, bir yandan da Mınakyan Kumpanyası’nın dağarcığındaki melodramlarda da oynuyordu.
Sinema, orta oyunu ve melodramlardaki başarısına bir de kendi hicivlerinden oluşturduğu tuluat sanatını ekledi. Bu karakterleri arasında en çok sevilenleri Surpik Dudu, Leblebici Horror ve İbiş oldu.

Tulûatın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biri olarak bilinir. İbiş tiplemesini en iyi canlandıran sanatçıların başında gelir. "Sultan Hamid'i bile güldüren adam" olarak anılır. Başarılarıyla Türkiye doğaçlama tiyatrosunda ustalığın en yükseğine ulaşmış güldürü sanatçılarına verilen Komik-i Şehir (Büyük Komedyen) unvanını almış bir sanatçıdır.
Bu süre içerisinde Leman Hanımla evlendi, evli olduğu sırada Kantocu Amelya Hanım'a aşık oldu, bir süre sonra Leman Hanım'dan boşanıp, Emel adını alan Amelya Hanım ile evlendi.

Bu evlilikten çocukları Adile Naşit ve Selim Naşit Özcan da tiyatrocu oldu. Sanatçı, büyüdüğü ve tiyatro eğitimini aldığı aynı yerde 26 Nisan 1943'te vefat etti.

Naşit Özcan (ortada), Selim Özcan (solda), Adile Naşit (sağda)
Adile Naşit, eşi Ziya Keskiner ve Selim Naşit, babaları Naşit Özcan’ın hatırasını yaşatmak için 1961 yılında Naşit Tiyatrosu'nu kurdular. "Ahu Dudu" oyununu sahneye koydular.

1940'lar Adile Naşit babası Naşit Özcan ile birlikte
Ankara’da sapa bir yerde oldukları için bu tiyatro çak fazla dayanamadı ve kapanmak zorunda kaldı.

Naşit Tiyatrosu'nun amblemi
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
tuluat
orta oyunu
Türk tiyatrosu
Naşit Özcan
İstanbul
Şehzadebaşı
Tanzimat Fermanı
Beyazit Rüştiyesi
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
Mızıka-yı Hümayun
Kavuklu Hamdi
Ortaoyunu
karagöz
Operet
Fransa
Pandomim
Güllü Agop
Dram Kumpanyası
tiyatro
Direklerarası
Fevziye Tiyatrosu
Eyüp Sultan
Şehzadebaşı Şark Tiyatrosu
Millet Tiyatrosu
ortaoyunu
NEREDE YAYIMLANDI?
Tulûat sanatının en iyi ustalarından Naşit Özcan'ın tiyatrosunda bir gece
24 Oca 2023

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin
https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR



