
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Geçtiğimiz pazartesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü. Her yıl olduğu gibi bu yıl da kadınlar ve LGBTIQ+ bireyler Feminist Gece Yürüyüşü için hazırlandı. Geçen yıl İstanbul Valiliği tarafından 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nün yasaklanması ise eylem öncesi propagandaların hızını artırdı. Olası yasak ihtimalleri, artan cinsiyetçi söylemler ve kadına şiddet/kadın cinayetleri vakaları ise protestoların erkenden başlamasına zemin hazırladı.
- Dünya Emekçi Kadınlar Günü: 1857 yılında, 120 kadın işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kadın işçilerin grevine gidiyoruz önce; daha sonra ise 8 Mart 1908 tarihinde New York’ta çoğu sosyalist olan kadın işçilerin gerçekleştirdiği büyük mitinge. Bu mitingin amacı kadınların sendikal haklarını ve oy verme hakkını istemeleriydi. 15 bin kadın işlerinde daha az mesai, daha yüksek maaş ve seçme hakkı talebiyle miting düzenlemişti. Bir yıl sonra ise Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart'ı Ulusal Kadınlar Günü ilan etmişti. Dünya Kadınlar Günü'nün resmiyet kazanması için on yıllar geçmesi gerekti, her yıl ayrı mücadeleyle geçmişti. 1975'te Birleşmiş Milletler Dünya Kadınlar Günü'nü kabul etti ve her yıl için özel bir tema belirlemeye başladı. 1996'da belirlenen ilk tema “Geçmişi kutlamak, geleceği planlamak"tı. Bu yılın teması ise "Çalışma hayatını değiştiren kadınlar: 2030'a kadar eşitlik" olarak belirlendi. 8 Mart, kadınların hakları için ciddi mücadeleler verdiği, büyük kayıplar yaşadığı ve yıllar süren emekler sonucunda elde ettiği bir gün. Bu mücadele sonucu Dünya Emekçi Kadınlar Günü pek çok ülkede resmî tatil.
- 2021: İstanbul/Kadıköy’de çok sayıda kadın örgütünün ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla 6 Mart Cumartesi günü "Büyük Kadın Buluşması" etkinliği düzenlendi. Büyük Kadın Buluşması’nın yapıldığı gün İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Dijital Dünya Çalıştayı’nın açılış konuşmasında “Biz hiçbir suretle hangi kavram adı altında olursa olsun eş cinsellik propagandasının yanında yer almayacağız, sessiz kalmayacağız. Bu tür çirkinliklerin özelliklere gençlere normal bir şey gibi sunulması milletimizin asil karakterine yapılmış bir saldırıdır.” ifadelerini kullandı. Son zamanlarda çeşitli politikacıların anti-LGBTIQ+ söylemleri ve aynı gün içinde Altun’un tekrarları protestoların da seyrini değiştirdi. Gökkuşağı bayraklarıyla alana girmek isteyenlere polisler engel oldu, trans bireylere ise “kadın olmadıkları için” alana giremeyecekleri söylendi. Eylem polislerin şiddetli müdahaleleri ve 9 kişinin gözaltına alınmasıyla sonlandı. Gözaltına alınanların trans bireyler ve LGBTIQ+ aktivistlerinden oluşması ise gözaltı kararlarının politikliğini düşündürdü. Kadıköy Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada “…kontrol noktasından geçmek isteyen 20 kişilik LGBTİ grubu, güvenlik güçlerinin görev yapmasını engelleyerek mukavemet göstermişlerdir.” ifadeleri yer aldı. Sulh Ceza Hakimliği’nde görülen davalar sonucunda iki kişinin ev hapsine karar verilirken yedi kişi ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
- 8 Mart’ta ülkenin dört bir yanında kadınlar sokaktaydı. İstanbul, Ankara, Antalya, Çanakkale, Diyarbakır… İl il programlar yayımlandı. Pandemiyle artan ev içi şiddet ve kadına yönelik şiddet, bu yılki 8 Mart’ın pandemiye rağmen kalabalıklar tarafından karşılanmasına sebep oldu.
- Taksim'de düzenlenmek istenen Feminist Gece Yürüyüşü eylemi öncesinde İstanbul Valiliği saat 14.00 itibarıyla Taksim'e çıkan tüm yolları ve Taksim metro istasyonunu kapattı. Meydana çıkmak için ara sokaklardan yürüyen eylemciler, "Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Tesadüf değil erkek şiddeti" sloganlarıyla İstiklal Caddesi’ne yürüdü. Sıraselviler’de eylemde toplanan kadınlar adına, polis ablukası altında, basın açıklaması okundu. Daha sonra binlerce kadın Karaköy’e yürüdü.
- Yürüyüşün ardından: Taksim’de yapılan “Feminist Gece Yürüyüşü” sonrasında sosyal medyada ev baskınları ve gözaltılar yaşandığına dair paylaşımlar yapıldı. Dosya kapsamında 18 kişi hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla gözaltı kararı verildiği, 12 kişinin ifade için emniyete alındığı paylaşıldı. İfadeler sabaha karşı tamamlandı. Suçlamalara sebep “Tayyip kaç kaç kaç kadınlar geliyor” sloganı olarak gösterildiği söylendi. Maskelerden dolayı sloganları kimlerin söylediği tespit edilmediğinden “ritme göre zıplayanların” ifade verdiği belirtildi. Çağdaş Hukukçular Derneği bugün "“zıplamak” suretiyle cumhurbaşkanına hakaret ettikleri iddia edilen müvekkillerimizin savcılık ifadeleri başladı." paylaşımını yaptı. Kadın örgütleri ve hukukçular saat Çağlayan’da davaları takip ediyor.
- Türkiye'de durum: Dünya Bankası tarafından her yıl yayımlanan Kadınlar, İş Dünyası ve Hukuk 2021 yılı raporunda, 190 ekonomide kadınların ekonomik fırsatlarını etkileyen yasa ve düzenlemeler analiz ediliyor. Endekste incelenen 190 ülke arasında Türkiye de var ve 82,5 puanla 85'inci sırada yer alıyor. Geçen yıl üzerinden, puana yansıyan hiçbir gelişim elde edilemediği görülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Joe Biden yönetimindeki ABD'nin dış politikasına, Türkiye'nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü karnesine, Avrupa'daki İslamofobi'ye ve geçtiğimiz haftanın yasama gündemine odaklanıyoruz.
11 Mar 2021

YAZARLAR

Nesibe Kırış
@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




