Türkiye Ekonomi Modeli

Kadir Has Üniversitesi'nden Prof. Dr. Erinç Yeldan, açıklanan yeni ekonomi modelini değerlendirdi.
Türkiye Ekonomi Modeli

21 Aralık - Diji Vatandaş - Spektrum
Diji Vatandaş ile birlikte

Türkiye'deki ilk ve tek Dijital Vatandaşlık Platformu Diji Vatandaş’la tanışın Problem: Çevrimiçi teknolojilerin baş döndürücü bir hızda hayatımızın her noktasına nüfuzu, toplumu oluşturan tüm bireylerin bu sürece sağlıklı adapte olmasını gerekli kılıyor. Bu noktada bireylerin dijital okur yazarlık/ dijital yeterlilik gibi ihtiyaçlarının karşılanması ve dijital teknolojilerde kapasite artırım uygulamalarının desteklenmesi hem toplumsal hem bireysel refah için önem taşıyor. Çözüm: Bu ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla ISOC-TR ve Medya Okuryazarlığı Derneği tarafından hayata geçirilen Diji Vatandaş Online Eğitim Programı , Anadolu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Bölümü iş birliğiyle katılımcıların dijital dünyada bilgi ve sorumluluk sahibi vatandaşlar olmaları hedefiyle hazırlandı. Nasıl? Türkiye'nin ilk Dijital Vatandaşlık Kimliği veren tümüyle ücretsiz eğitim platformu Diji Vatandaş ; platform içerisinde bulunan Bilişim Okuryazarlığı , Dijital Vatandaşlık , Dijital Yaşam Kültürü , Siber Güvenlik ve İnternet Yönetişimi başlıklı eğitim içerikleriyle dijital farkındalığı artırmak üzere çevrim içi eğitim ihtiyaçlarını karşılayan bir kaynak olarak öne çıkıyor. Eğitimleri tamamlayan katılımcılara Internet Society ve Medya Okuryazarlığı Derneği onaylı dijital vatandaşlık kimliği ve bitirme sertifikası veriliyor. Sıra sizde: Video, ses, animasyon ve etkileşim öğeleriyle zenginleştirilerek geliştirilmiş içeriklerle dijital birçok konuyu dilediğiniz zaman dilediğiniz yerden öğrenebilmek için Diji Vatandaş hesabınızı bu bağlantı üzerinden oluşturabilir, platformla ilgili ayrıntılı bilgi için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Editörün notu: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dün gece açıkladığı karar, ekonomistler tarafından "örtülü faiz artışı" olarak değerlendirildi. Prof. Dr. Erinç Yeldan'ın bu yazıda öne sürdüğü, faizi düşürerek ihracatı artırma ve cari açığı kapatma, yerli üretimin yaygınlaştığı noktada da enflasyonu düşürme stratejisinin "rastgele bağlantılarla" kurulduğu ve ülke gerçeklerinden kopuk olduğuydu. Bültenin başında yer verdiğimiz Türkiye Raporu anketi de halkın büyük çoğunluğunun bu politikayı desteklemediğini gösteriyordu. 

Henüz biz, düşük faize dayanan Türkiye Ekonomi Modeli'ne dair bu yazıyı yayına sokamadan tersi yönde alınan kararlar yönetimdeki keyfiliği göstermekte ve güveni zedelemektedir. Liranın değer kaybına hazine garantisi vererek yerli parayı dolara endekslemek kısa vadede bir rahatlama ve istikrar görüntüsü oluşturabilir. Hatta belki hükümete bir erken seçim başarısı da getirebilir. Oysa ekonomistlerin orta - uzun vadede para basımı sonucu oluşacak hiperenflasyon riski, varlığı olanların varlıklarını korumak için varlığı olmayanların sırtına yüklenecek vergiler ve kamunun verilen bu garantinin altından kalkamaması ihtimali gibi, hepimizin hayatının geri kalanını yakından ilgilendiren uyarılarını dikkate almak gerekmektedir. Önümüzdeki hafta bu konuyu ele almaya devam edeceğiz. - Bartu

16 Aralık’ta Hazine ve Maliye Bakanlığı Twitter hesabından “Türkiye Ekonomi Modeli” içeriğini duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki hafta önce “Türkiye’yi üretimle büyütmek, faiz kıskacından çıkarmak için ekonomide yeni dönem başlattık” dediği konuşmada Çin’i örnek göstererek “üretimle yabancı yatırımcıların dikkatini çekeceğiz. Çin böyle büyümüş. Biz onlardan daha avantajlıyız. Biz pazara daha yakınız” demişti. Yeni ekonomik model açıklamalarını ve hükümet politikalarını Kadir Has Üniversitesi'nden Prof. Dr. Erinç Yeldan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin ışığında, bu haftanın gündemine taşıyorum.

“Türkiye Ekonomi Modeli” açıklandıktan sonra Bakan Nebati, “Bir farkı ortaya koyuyoruz. Biz Çin değiliz. Biz Güney Kore değiliz. Bundan sonra atacağımız adımlarla çok hızlı bir şekilde toparlanma olacağını hep beraber görmüş olacağız” açıklamasını yaptı. Peki bu modelin özünde neler var? Beklentiler ne kadar gerçekçi?

"Türkiye gerçeklerinden uzak"

Yeni ekonomik modele göre düşük faiz politikasının ardındaki beklentiyi Mahfi Eğilmez 17 Aralık'taki yazısında şöyle aktarıyor: 

“Faizi düşürünce kur yükselecek, kur yükselince ihracat artacak, ithalat azalacak. Kur yükselişiyle ithalat pahalı hâle geleceği için yerli üretim onun yerini alacak, cari açık cari fazlaya dönüşecek. Yerli üretim, ithal girdilerin yerini almaya başlayınca enflasyon da düşecek.”

Modele göre bu süreçte öncelik ithal girdilerin minimumda olduğu katma değerli sanayi ürünleri, tarım ve turizm sektörleri olacak. Ayrıca, tüm kurumlar arasında “şeffaf ve öngörülebilir” bir koordinasyon öngörüyor. Yeldan, açıklanan modelde, ekonominin içinde bulunduğu durumdan soyutlanarak cesur varsayımlarla rastgele bağlantılar kurulduğunu ve modelin Türkiye gerçeklerinden çok uzak bir senaryo olduğunu belirtti.

Grafik: Mahfi Eğilmez

"Siyasi inat"

Gündemin en dikkat çeken yanlarından biri, 20 yıllık hükümetin bir anda yeni model tanıtması oldu. Yeldan konuyla ilgili “Faizlerin düşürülmesi ve kredi hacminin genişletilmesi, kabaca 2016-2017 ve 2019-2020 arasında var olan bir söylemdi. Bunun, bedeli ne olursa olsun hızlı bir büyüme rakamı yaratma telaşından dolayı olduğunu düşünüyordum. Ama eylül ayından itibaren 'faizi düşürün enflasyon da zaten düşecek' fikri, slogan hâline getirildi. Bilim insanlarının uyarılarına rağmen bu politika siyasi bir inada döndü. Hükümet buradan umduğunu bulamayınca faiz-enflasyon ilişkisi arasında bir de döviz kuru piyasası olduğunu fark etmiş gözüküyor. Şimdi de 'bizim amacımız zaten cari işlemler dengesini düzeltmek ve döviz kurunda rekabetçi olmak' deniyor." ifadelerini kullandı.  

Amaç erken seçim mi?

Sözcü’ye konuşan Prof. Dr. Korkut Boratav, model değişikliği söylemi hakkında “Ekonomi öyle bir tıkanma noktasına geldi ki, iktidar çok kısa süreli bir nefes alma dönemi yaratabilirse erken seçime gidecek” yorumunda bulundu. Düşünülebilecek en rasyonel planın, 4-5 ay içinde piyasalarda bir rahatlama dönemi oluşturarak erken seçime gidilmesi olduğuna katılan Yeldan, “Merkez Bankası’nın faiz kararlarında bu kadar inatçı olması sonucunda dövizin fiyatının artması ve piyasa dengesinin tahribi, hükümetin bu planını bozmuş olabilir” diye ekledi.

"Kolay reçete yok"

Tartışmalı noktalardan biri de Türkiye’nin Çin modeliyle büyüme ifadesiyle ilgili. Yeldan, Çin modelinin yanlış bir adres olduğunun çok çabuk anlaşıldığını, sadece faizi düşürüp kuru yükselterek ekonomik gelişmenin hiçbir ülkede gerçekleşemeyeceğini belirtti. "İşçi ücretlerini düşürerek, halkı yoksullaştırarak elde edilen rekabet bir kere çalışır, sürekli çalışmaz. Ekonomide böyle kolay reçeteler yok” diyen Yeldan, özellikle mesleki eğitimle kalifiye eleman yaratma ve teknolojik yatırım ihtiyacının altını çizdi.

Neler göreceğiz?

Yeldan, önümüzdeki süreci “Her krizde olduğu gibi intibak mekanizmaları devreye girecek şirketler ve ulusal varlıklar el değiştirecek, uluslararası şirketler tarafından satın alımlar gerçekleşecek, dış borçlanma artarak ileriki nesillere aktarılacak. Bunun bedelini doğa, Türkiye ve ileriki nesiller ödeyecek. Bedel ödendiği noktada kriz aşılmış olacak. Ulaşılan yeni denge daha yoksullaştırıcı, reel ücretlerin düştüğü, coğrafya, eğitim düzeyi ve cinsiyet bazında ücret farklılıklarının arttığı, bir nokta olacak” ifadeleriyle açıkladı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Türkiye Ekonomi Modeli, asgari ücret

Bugün Prof. Dr. Erinç Yeldan'la Türkiye Ekonomi Modeli'ni, asgari ücretlilerle alım güçlerini konuştuk.

21 Ara 2021

Diji Vatandaş ile birlikte
BirGün

YAZARLAR

Deniz Kaptan

Yazar @ Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak