Türkiye'ye dair iki rapor: Demokratik gerileme, ihracatta yolsuzluk

Türkiye'ye dair iki rapor: Demokratik gerileme, ihracatta yolsuzluk

13 Ekim - Sustainability Talks
Sustainability Talks ile birlikte

Tekstil sektörünün geleceği Sustainability Talks İstanbul ’da konuşulacak Sustainability Talks, 2 Kasım'da Zorlu PSM'de Global tekstil aktörlerinin günümüz moda dünyasının gündemindeki önemli soru ve sektöre dair daha pek çok kritik konuya değinmek üzere buluşacağı Sustainability Talks İstanbul ’a davetlisiniz. Nedir? Türkiye’de tekstil sektöründe sürdürülebilirliğin kapsamlı olarak konuşulduğu ilk etkinlik olma özelliği taşıyan konferans, 2 Kasım’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleştireceği üçüncü edisyonunda inovasyon ve şeffaflığa vurgu yaparak iklim acil durumundan izlenebilirliğe, hammaddelerin sorumlu bir şekilde tedariğinden minimum kaynak kullanımına kadar endüstrinin karşılaştığı tüm zorluklara sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Kimler var? Şeffaflık için Geleceğin Çözümleri, Döngüsellik ve Tüketici Sonrası Geri Dönüşüm, Geleceğe Dayanıklı Pamuk, Yenilikçi Üretim Çözümleri ve Karbon Nötrlüğü, İnsanlar ve Gezegen için Uzun Vadeli Düşünme gibi önemli konu başlıklarının tartışılacağı STI Konferansı ’nın öne çıkan konuşmacıları arasında Hollanda Altyapı ve Su Yönetimi Bakanlığı'ndan Arnoud Passenier , PVH Corp.'tan Nicolas Prophte , H M'den Leyla Ertur , Hugo Boss'tan Andreas Streubig , Scheffer'dan Guilherme Scheffer, Eileen Fisher Vakfı'ndan Amy Hall , Pentatonic'ten Madison Wright , C A'dan Sevgin Sicim ve The LYCRA Company'den Jean Hegedus yer alıyor. Etkinliğe ücretsiz bir şekilde 2 Kasım’da Zorlu PSM ’de katılınabileceği gibi, konferans çevrimiçi olarak da izlenebilecek. Detaylı bilgi ve kayıt için buraya uğramanız yeterli.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Denetim Komitesi tarafından hazırlanan Türkiye raporu, dün gerçekleştirilen AKPM oturumunda oy çoğunluğuyla kabul edildi. AK Parti milletvekillerinin raporda değişiklik yapılması önerileri ise reddedildi. Raporda demokrasi, insan hakları, siyasi baskı ve dezenformasyon yasası konularında Türkiye'ye çeşitli eleştiriler yöneltildi. AKPM'nin AK Parti üyesi temsilcileri, Türkiye raporunu siyasi ayrımcılık ve çifte standart içerdiği gerekçesiyle eleştirirken AKPM'nin HDP üyesi temsilcileri, "Türkiye'de hükümetin siyasi partileri kapatma hedefi taşıdığını ve muhalefete büyük baskı uyguladığını" ifade etti.

Türkiye'ye yöneltilen eleştiriler

AKPM Denetim Komitesi üyeleri Birleşik Krallık milletvekili John Howell ve Letonya milletvekili Boriss Cilevics tarafından hazırlanan rapor, ilk defa eylül ayının sonlarında Meclis'e sunulmuştu. Rapor, temel olarak 2017'de yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi nedeniyle Türkiye'de demokratik kurumların ciddi bir şekilde zayıflatıldığını ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin işlevsiz ve yetersiz hâle getirildiğini belirtiyor. Muhalefet parti üyelerinin üzerindeki artan baskı, HDP'yi kapatma girişimleri, ifade özgürlüğü ve medya üzerindeki kısıtlamalar, terörle mücadele yasasının kapsamının genişletilmesi gibi gelişmelerin Türkiye demokrasisi için kaygı verici olduğu ifade ediliyor. Öte yandan, seçim barajının %10'dan %7'ye düşürülmesinin olumlu bir gelişme olduğu belirtilirken seçim yasasında yapılan diğer değişikliklerin ise adil ve tarafsız seçimler açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulunuluyor. Raporun tavsiyeler bölümünde ise tam yargı bağımsızlığının sağlanması ve denge-denetleme sisteminin tekrar etkin hâle getirilmesi için Türkiye'ye acil reform çağrısı yapılıyor.

Terörle mücadele yasası ve ifade özgürlüğü

Raporda, Türkiye'de ifade özgürlüğünün sistematik şekilde ihlal edildiğine dair bulgular belirtiliyor ve kaygılar dile getiriliyor. Özellikle, terörle mücadele yasasının kapsamının genişletilmesinin ifade özgürlüğünü daralttığı ve bu konudaki suçlamaları artırdığı belirtilerek, soruşturma ve suçlamaların kaygı verici boyutlara ulaştığı aktarılıyor. Türkiye'nin "Basın Özgürlüğü Endeksi"nde 180 ülke arasında 149. sırada yer aldığı gösterilerek gazetecilerin tutukluluk, gözaltı, pasaport kontrolü veya polis kontrolüne maruz kalma riskinin yüksek olduğu belirtiliyor. Ayrıca iktidara yakın iş insanları ve RTÜK gibi kurumlar aracılığıyla iktidarın medyanın %90'ı üzerinde kontrol sahibi olduğuna dikkat çekiliyor. İktidarın kontrolündeki ana akım medyaya alternatif olarak internetin bağımsız medyaya alan açtığı ancak "Dezenformasyonla Mücadele Yasası" ile internet üzerinde de kontrol sağlanmaya çalışıldığı, bunun baskı ve sansürü artıracağı kaydediliyor.

Dezenformasyon yasası vurgusu

AKP ve MHP tarafından TBMM'ye sunulan ve bazı maddeleri kabul edilen "Dezenformasyon Yasası", AKPM'de kabul edilen Türkiye raporunda önemli bir yere sahip. Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerin anayasa ve yasalarının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve Avrupa Konseyi'nin ilkelerine uygun olup olmadığını denetlemekle yükümlü olan Venedik Komisyonu'nun cuma günü yayımladığı "acil bir görüş" metninde, 2023 seçimleri öncesinde yürürlüğe girmesi planlanan yasanın sonuçları itibarıyla endişe verici olduğu ve halihazırdaki yasaların dezenformasyonla mücadelede yeterli olduğu belirtildi. Ayrıca dezenformasyon yasasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından güvence altına alınan ifade özgürlüğüne engel teşkil ettiği yönündeki şikayetlerin de Türkiye raporuna eklendiği ifade edildi.

Yakından izleme tavsiyesi

Raporun sonuç bölümünde, Türkiye'nin denetim süreci çerçevesinde demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüyle ilgili gelişmeler açısından yakından izlenmesi tavsiye edildi. İnsan hakları ihlalleri yaşanan Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde yürürlüğe sokulan denetim sürecine Türkiye ilk kez 1996'da alınmış ancak AB üyeliğine yönelik kapsamlı reformların yapıldığı 2004'te çıkarılmıştı. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesinin ardından Türkiye, 2017'de yeniden AKPM'nin denetim sürecine alındı.

Yolsuzluk ihracı raporu

Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından dünya ihracatının %85'ini oluşturan 47 ülkenin incelendiği "Yolsuzluğun İhracı 2022" raporu yayımlandı. Küresel ihracatta %1'lik paya sahip olan Türkiye, yolsuzluğun ve rüşvetin önlenmesine yönelik uluslararası yasaları "az uygulayan/hiç uygulamayan" ülkeler kategorisinde yer aldı. Raporda Türkiye'nin yurt dışında rüşvet veren şirketlere karşı yalnızca soruşturma başlattığı ancak yaptırım uygulanan hiçbir dava açılmadığı belirtildi. Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından geçtiğimiz yıllarda Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele kapsamında yasal çerçevesindeki eksikliklerin kapatılması konusunda defalarca kez uyarıldığı ancak yetkililerin bu konuda gerekli adımları atmadığı da ifade edildi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞 "Gönüllü geri dönüş", acil reform çağrısı

Putin "Türkiye'de doğal gaz merkezi kurabiliriz" dedi. AKPM'nin Türkiye raporu kabul edildi. Togg ve Turkcell iş birliğine gitti. Türkiye 2021'de Avrupa'ya en çok otomobil ihraç eden ülke oldu. NASA'nın DART misyonu başarıyla sonuçlandı.

13 Eki 2022

Sözcü

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR