Ukrayna ve Karadeniz’de tehlikeli oyun

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Ukrayna/Donbass krizi bir kez daha şiddetlendi. Bölgede son aylarda ciddi askerî hareketlilik yaşanıyor. ABD medyası Rusya’nın Ukrayna’yı işgal hazırlığı içinde olduğunu söylese de NATO güçlerinin bölgede hareketliliğini artırdığı biliniyor.
Ukrayna aslında Rusya’yı sıkıştırmak isteyen ABD’nin Belarus’la birlikte ön cephelerinden birisi. Gazetelerde İstanbul Boğazı'ndan geçen ABD ve Britanya gemilerini sık sık görmekteyiz.
ABD’nin Türkiye sınırındaki Dedeağaç dâhil bölge ülkelerine askerî yığınak yaptığı biliniyor.
Beyaz Saray’da koltuğa Biden’ın oturmasıyla birlikte de ABD’nin Karadeniz ve Ukrayna politikası ulusal güvenlik stratejisine dâhil edildi. Trump döneminde ABD’nin buraya dair politikası Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında "bilek güreşi" olarak şekilleniyordu.
Sputnik’ten Emre Köse, Biden’ın başkan yardımcılığı döneminde Ukrayna dosyasından sorumlu olmasına ve oğlunun burada özellikle de doğal gaz piyasasıyla ilgili karıştığı "kârlı" işlere dikkat çekiyor.
"Türkiye de stratejinin sacayaklarından biri"
Emre Köse, bu konuyu şöyle değerlendirdi:
"Ukrayna, Rusya'yı birincil hedef olarak tayin eden Biden için önemli bir ileri karakol. Ukrayna Başbakanı Zelenskiy, Washington'u da rahatsız eden bazı hamlelere girişse de ülke ABD için önemli. Bununla beraber Türkiye-Ukrayna askerî iş birliğinin Bayraktar satışıyla başlayan gelişimi ve Montrö Sözleşmesine ilişkin tartışmalar da ABD'nin ajandasıyla son derece uyumlu. Biden'ın Rusya'yı önceleyen stratejisi, Karadeniz'deki tüm aktörlerin bir araya getirilmesini öngörüyor. Türkiye de bu stratejinin sacayaklarından biri."
Türkiye’de iktidarın kendini Bayraktar satışlarıyla dâhil etmeyi başardığı krizde NATO’yla uyumlu hareket ediyor. Donbass’ta Ukrayna’nın Minsk anlaşmasını ihlal eden Bayraktarlı saldırıları Rusya’yı giderek daha fazla rahatsız etmeye başladı.
Rusya’yla bazı konularda geliştirdiği iş birliğiyle Batı’ya mesaj veren Türkiye, Moskova’ya da aynı şekilde oynuyor; ancak bu denge daha fazla devam etmez.
"Gerilim Ukrayna'daki siyasi krizle de ilgili"
Peki gerilimle ilgili olarak Ukrayna iç siyasetindeki dinamikler ne? Köse’nin tespitlerine göre bugünkü gerilime benzer süreçler sıklıkla Ukrayna siyasetindeki iç çatışmaların tezahürü olarak karşımıza çıkıyor.
Önceki devlet başkanı Poroşenko’nun seçimlerdeki hezimeti, Donbass’ta gerilimi yükseltmesi ve Kerç Boğazı’ndaki olaylar sonrasında gelmişti. Anketlerde kaybedeceğini anlayan Poroşenko bölgedeki gerilimi arttırmıştı.
Ancak seçimlerden önce "Donbass’ta savaşı bitireceğim" diyen mevcut başkan Zelenskiy de Poroşenko’yla aynı yolda. Köse, Zelenskiy’in ülkedeki durumunu şöyle özetledi:
"Zelenskiy, şu aralar ülkenin tüm zenginleriyle kavgalı ve en büyük mali destekçisini yitirmiş durumda. Son haftalarda da ülkede darbe olacağı yönünde iddialarda bulunuyor. Bu konuda da ülkenin en zengini Rinat Ahmetov'a işaret ediyor. Ukrayna'da son dönemde alınan kamulaştırma kararları, Oligarklar Kanunu ile Ulusal Güvenlik Konseyi'nin inisiyatifine bırakıldı. Zelenskiy de şu an Ahmetov'un mal varlıklarını kamulaştırmakla tehdit ediyor. Ahmetov'un karşı hamlesinin ne olacağını ya da bunun sonuçlarını kestirmek zor, kolay lokma olmadığını belirtmek gerek."
Bugünkü krizin pandemiye de bağlı olarak derinleştiğini vurgulayan Köse, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Zelenskiy'in popülaritesi düştükçe daha da agresifleştiği ve ülkenin büyük sermayesine savaş açtığı görülüyor. Bu yüzden Donbass'ta gerilimin yükselmesi, NATO'nun Rusya karşıtı ajandası yanında Ukrayna içinde yaşanan siyasi krizle de alakalı. Zelenskiy idaresinin, Rusya'nın ülkeyi işgal edeceği histerisini körükleyerek buradan rıza devşirmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Rusya'nın bugün Donbass ve Kırım konularında daha sert refleksler göstermesi ise Ukrayna'nın muhtemel NATO üyeliği ve mevcut ABD Başkanı Biden'ın Rusya'yı eski yönetimden çok daha yoğun baskı altına almasıyla ilgili. Biden'ın göreve gelirken "Çin rakip, Rusya düşman" sözü hatırlanacaktır."
NATO’nun Karadeniz’e sarkma stratejisi ve Ukrayna siyasetinin iç dinamikleri oyunu tehlikeli hâle getiriyor. Kontrol edilmesi güç olan bu krizin sonuçlarını öngörebilmek için Gürcistan ve Kırım örneklerini hatırlamak gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün Rusya ve Ukrayna arasında Karadeniz'de tırmanan gerginliği ve Biden'ın Demokrasi Zirvesi'ni ele alıyoruz.
17 Ara 2021

YAZARLAR

Anıl Tuncer
Yazar - Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




