Unutturulan Bir Cevher, "1917"

Yanlış anlaşılan bir yapım kendisi. O neydi öyle Sam Mendes?
Unutturulan Bir Cevher, "1917"

2019, sinema adına gerçekten başka bir seneydi. Abartısız söylüyorum; sinema salonlarında yüzü aşkın film izlemiştim o sene içerisinde. Yalnızca çok fazla filmi izleme şansına eriştiğim için değil tabii bu övgü. Kalite açısından da başka bir seviyeydi yapımlar. Beni kendisine bağlayan, aklımda kira vermeden yaşamaya devam eden bazı filmler var o yıla ait olan. Parasite, The Irishman, Ford v. Ferrari, Joker, Marriage Story, Us, Two Popes, Dolor y Gloria, Uncut Gems, Jojo Rabbit, Dolemite is My Name, I Lost My Body, Climax, Klaus... İnanın bir çırpıda yazdım bu filmleri, üzerine düşünmedim ya da kendimi zorlamadım.

Kaynak: Vulture

Bir de teknik açıdan takdirimi kazanmış, birçok izleyici tarafından beğenilen; ancak "Pek de benim filmim değildi." dediğim, onlarca kez ödül almak için kürsüye çıkmış filmler de vardı. Once Upon a Time in Hollywood, Avengers: Endgame, Little Women, Portrait of a Lady on Fire, The Farewell, The Lighthouse, Beanpole, Ad Astra, Knives Out...

Farklı bir kategoride yer alan, başka bir film daha vardı elbette, 1917. Peki, hangi kategoride yer alıyor kendisi? Elbette Siyah İnci kategorisinde. Bu kanal, tam olarak ne için vardı? Yaşadığımız topraklarda değeri, diğer ülkelere nazaran pek de bilinmeyen bir cevhere yer verdiğim bölümdü kendisi.
Siyah İnci'de genel olarak izleyiciler tarafından omuzlara alınmamış, el üstünde tutulmamış; fakat şahsım adına zirveye oynayan yapımlara yer veriyorum. Ancak bu sefer durum farklı. Bu sefer filmin değerini bilmeyenler, izleyiciler değil, filmin Türkiye sınırları içerisindeki dağıtımcı firması olan Pinema Film'di.

Ülkemizde 2019 senesinde vizyona girecekti aslında 1917. Tabii o sırada muazzam filmler de vizyondaydı. Şöyle dedi dağıtımcı firmamız, "Şu Joker, Parasite falan ortalıktan bir çekilsin de filmi rakipsiz bir şekilde vizyona sokalım; zaten mangırı vurmuş olacağız beyler; biraz daha sabır." Tabii böyle bir açıklama yapılmadı; ancak sergilenen tavır, tamamıyla bunu sessiz bir şekilde anlatır nitelikteydi. Neyse, bu sebeple Oscar Ödül Töreni'ni beklediler; çünkü 1917, katıldığı her törenden kucak dolusu ödül ile ayrılıyordu. Belli ki Oscar'da da aynı başarıyı gösterecek ve kendi reklamını yapacaktı. Böylece dağıtımcı firma da reklam bütçesini kabarık tutmadan, "Gelsin mangır... pardon müşteriler." diyebilecekti. Şöyle bir açıklama da yayınlamışlardı Twitter hesaplarından. 👇

Peki, evdeki hesap çarşıya uydu mu?

Valla çarşıyı bilmiyorum; ama pandemiye uymadığını söyleyebilirim. Çünkü tam vizyona girdi, girecek, aha da giriyor diye beni ve benim gibi filmi bekleyen binlerce insanı oyalarken, pandemi vuku buldu. Ardından yaz aylarında vizyona sokarız diye düşündüler, o sırada da Nolan'ın demir yumruğu Tenet vizyona girince yine beklediler... Bu yılan hikayesinin ortasında, ülkemizde vizyona giremeden geçti gitti Sam Mendes'in ödül yağmuruna tutulan filmi. Ben de unutmuştum kendisini aslında. Ancak Amazon Prime, muazzam bir iş yapmış ve filmin yayın haklarını, Türkiye'de satın alan ilk online platform olmuştu 2021 senesinde. (Kendisi hâlâ platformdaki yerini koruyor.) Ben de kendisini hemen izlemiştim tabii; bu vesileyle de hakkındaki görüşlerimi kısaca kaleme alayım dedim.

Kaynak: Fanart TV

Film, I. Dünya Savaşı sırasında bir mesajı/emri, bir noktadan başka bir noktaya taşımak/iletmek amacıyla yola çıkan iki askerin, bu yol boyunca yaşadıklarını konu alıyor.

Bu film ile ilgili -yabancı ve yerli kaynaklardan- sürekli olarak şu cümleleri okuduğumu hatırlıyorum 2019 senesinde, "Tarihin en iyi savaş filmi olabilir.", "Ben böyle savaş filmini ne gördüm ne de duydum.", "Muazzam bir savaş filmi..." Arkadaşlar, bu film, bir savaş filmi değil. Katıksız bir şekilde, savaş temasına sahip bir yolculuk filmi kendisi. Yani bu filmde öncelikli olarak merkezde yer alan öge, savaş ya da savaşmak fiili değil; bariz olarak iki arkadaşın yolculuk hikayesini konu alıyor ve bu yolculukta başlarına gelen olaylara şahitlik ediyoruz. Bu durumla ilgili naçizane bir paragraf kelam etmek istiyorum.

Filmi izledikten sonra fark ettim ki neredeyse tüm dünyada sinema üzerine içerik oluşturan, paylaşımlarda bulunan, hatta bu sektörün içinde yer alan ve para kazanan -sözde- sinemacıların hiçbiri, sinema jargonu ve terminolojisi üzerine yazılmış herhangi bir kitabın kapağını dahi açmamış. Tür nedir? Konu nedir? Tema nedir? Nelere göre belirlenir?...
Sinemaya gönül vermiş ve bu alanda uzun yıllar boyunca başarılı bir şekilde yer almak isteyenlere, bu yolun henüz başında olan; ancak sağlam adımlarla ilerlediğini de bilen bir kimse olarak tek tavsiyem, öncelikle sinema tarihini okumalarıdır. Bakın, "... göz atmalarıdır." demiyorum. Okumak ve irdelemek gerek. Akımların ve türlerin öncüleri kimlerdir? Bu akım ile türler hangi dönemde, ne sebeple ortaya çıkmıştır? Bu hususta ayırdığınız zaman size, farklı ülkelerin ve belli dönemlerinin gerek politik-hiyerarşik, gerekse maddi-manevi birçok yönü üzerinden yol kat etmeniz konusunda yardımcı olacak ve hayata dair bakış açınızı geliştirip değiştirecektir. Farklı kültürler ve bu kültürlerin hangi durumlarda ne tip reaksiyonlar verdiğini öğrenmek, size tahmin edebileceğinizden çok daha fazlasını kazandıracaktır, emin olun.

İki yıldır tüm yabancı sinema sayfalarında şu soru var: "Hey sevgili takipçim, 'Dunkirk' mü? Yoksa '1917' mi? Tarafını seç." Nasıl kıyaslayayım ya? Bambaşka türlere ait yapımlar bunlar. Ben de soruyorum öyleyse, "Eşkiya mı? Yoksa 'Çılgın Dershane Kampta' mı?"
Bu arada yanlış anlaşılmasın, bu eleştirim, yerli-yabancı, adı lazım olmayan, yüz binlerce takipçiye sahip bireysel ve kurumsal, sinema adına içerik üreten her türlü oluşumadır. Filme dönüyorum.

Kaynak: Fanart TV

Çok da uzatmayacağım. Sam Mendes'in yönetmenliğine hayran kaldığım bir film oldu 1917. Muazzam sinematografi, şahane ses kurgusu, efekt olduğunu anlamayacağınız, aralara çok güzel yedirilmiş görsel efektler, kusursuz bir anlatım biçimi ve tüm filmin tek bir seferde çekildiğine inanmanızı sağlayacak şahane bir kurgu. Aralarda onlarca kesim/cut olsa da bunları fark etmek için dikkatinizi vermeniz gerekiyor; çünkü sahada işin uzmanı yer alıyor.

Hatta bir adım daha öteye gideyim. 2020 Oscar Ödül Töreni'nde kendisi hariç, aday olan tüm filmleri izlemiş biri olarak ödüllerin kavuştuğu yapım ve isimlerin neredeyse hepsinin arkasındaydım. Ancak bu filmi izledikten sonra "En İyi Yönetmen" ödülünün Bong Joon-ho'dan ziyade Sam Mendes'e verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yanlış anlaşılmasın, eğer oy hakkım olsaydı "En İyi Film" dalında yine Parasite filmine oy verirdim. Çünkü komple bir film kendisi. Hayata dair bir mesajı var, şahane bir yönetmenlik sergileniyor, oyuncu performansları alışılagelmişin dışında... Her ne kadar filmlere puan vermeyi sevmesem de rakamlarla daha iyi anlatılabileceğini düşündüğümden temsili olarak hareket edeyim; Parasite filmine 9.1/10 diyelim. Her parametrede eşit bir seviyedeyken bu puana erişiyor kendisi. Fakat 1917, ne oyuncu performansı, ne müzikleri, ne de başka bir parametre ile ön plana çıkıyor; direkt olarak etkileyiciliğinin tümünü yönetmenine borçlu. Yani kendisine 9/10 vereceksem, bu 9 puanın 8'i direkt Sam Mendes'e yazar diyebilirim. Filme bir cümle ile puan verecek olursam, "Sinemada birden fazla kez izlerim." şeklinde olurdu.

Amazon Prime'a sadece bu film için en azından bir aylığına üye olun derim. Sadece 8 lira. Bünyesinde izleyebileceğiniz bir dolu dizi ve film mevcut zaten. Yine de memnun kalmazsanız, en kötü ihtimalle 8 lira karşılığında 1917'yi izlemiş olursunuz. Afiyet olsun.

Not: Tamamıyla IMAX teknolojisi ile sinemada izlenmek üzere var edilmiş bir film. Sinemada deneyimleyememiş olmak, gerçekten üzücü. Pinema Film'e tebriklerimle(!)

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Show BusinessShow Business

BÜLTEN SAYISI

Aboneyim Abone

2019 senesi sineması ve unutturulan bir cevher, online platformlar ve abonelik savaşları, Johnny Depp yönetmen koltuğuna geçiyor, haberler, öneriler ve daha fazlası.

17 Ağu 2022

The Ringer

YAZARLAR

Show Business

Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR