

Zahmetsiz, kazançlı, ayrıcalıklı: Odeabank’tan Oksijen Hesap Müşterilerinin tasarruflarına değer katmanın yanı sıra hayatın her alanında katma değer yaratmayı hedefleyen Odeabank’ın Oksijen Hesap’ı , gündüz vadesiz hesap özellikli kullanımı, gece ise faiz kazandıran esnek yapısıyla görünenden fazlasını sunuyor. Avantajları neler? Oksijen Hesap açmak isteyenler şubeye gitmek zorunda kalmıyor. Yatırım odaklı mobil uygulama Odea ’yı bu bağlantı üzerinden indirerek görüntülü görüşmeyle anında hesap açabiliyor. Dijital kanallardan Odea müşterisi olup hesap açanlar 1 milyon TL’ye kadar olan tutarlarda tanışmaya değer %29’a varan hoş geldin faizinden 100 gün boyunca yararlanabiliyor. Kullanıcılar birikimlerini gün içinde vadesiz hesapta kullanırken; gün sonunda Oksijen Hesap tipine göre belirlenen vadesiz tutarın üzerinde kalan bakiyelerini de gecelik mevduat hesabında otomatik olarak değerlendirebiliyor. Hesaplarında kalan kullanım tutarından 7 gün 24 saat para çekebiliyor, diledikleri zaman hesaplarına para yatırabiliyor. Oksijen Hesaplılar TL’nin yanı sıra USD ve EUR para birimlerinde birikim yapmanın ayrıcalığını yaşayabiliyor ve hoş geldin faizi kazanabiliyor. Oksijen Hesap ve koşulları hakkında detaylı bilgi almak için burayı ziyaret edebilirsiniz. **Bu bir reklamdır.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Millet İttifakı'nın İstanbul Sözleşmesi'ni yeniden yürürlüğe koyacağı ve kadının her alanda eşitliğini sağlayacağı söylemi, sözleşmeden bir gece ansızın çıkıldığı ilk günden bu yana devam ediyor.
Ancak seçimde kadın hakları tartışması aslında Yeniden Refah Partisi ile HÜDA-PAR'ın Cumhur İttifakı'na dâhil olacağı söylemleri ortaya çıktığında başladı. Partilerin kadın haklarına, eğitim politikalarına ve yaşam şekline ilişkin söylemleri tartışmaların ana başlığı olurken, Millet İttifakı ise kadın haklarını "vaat"e çevirdi. Nasıl mı? Neler oldu, hatırlayalım.
Mart ayında Yeniden Refah Partisi'nin Cumhur İttifakı'na katılacağı iddiaları yayıldı. Basına da yansıyan iddiaya göre, Yeniden Refah ittifaka katılacaktı; ancak birtakım şartları vardı. 30 maddelik talep listesinde 6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesine ilişkin yasanın revize edilmesi ve "zinanın" suç sayılması da yer alıyordu. İki madde kamuoyunda tartışma yarattı. Hâlihazırda bir yıl önce ansızın çekilen İstanbul Sözleşmesi'nin ardından kadına karşı şiddetin önlenmesine ilişkin yasanın tartışılması tepki topladı.
Öyle ki daha önce mecliste yaptığı çıplak arama açıklamasıyla tepki toplayan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, kanun için "Kırmızı çizgimizdir" demiş, daha sonra da "Bu kadar önemli bir konuda, kadınları bu kadar rahatsız eden -tartışma üslubuyla, içerikten bahsetmiyorum- başka bir konu var mı? Çok yalnızız. Bu konuya kimse girmek istemiyor çünkü hedef oluyorsunuz. İşte ben. Ben AK Parti grup başkan vekiliyim" demişti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık ise "6284 sayılı kanunun ruhuyla ve mevcudiyetiyle varlığı son derece önemlidir. Varlığının tartışmaya açılması dahi bizce kabul edilemez" ifadelerini kullanmıştı.
Kanun tartışılırken Yeniden Refah'ın lideri Fatih Erbakan, mutabakat protokolünün AK Parti tarafından kabul edilmediğini bildirmiş; ancak tartışmaya açık olduklarını söylemişti. Geçen birkaç haftanın ardından -ki bu sırada Fatih Erbakan cumhurbaşkanı adayı olarak YSK'ya başvurmuştu- Yeniden Refah'ın AK Parti'ye katıldığı, mutabakat protokolünde de karşılıklı uzlaşıya varıldığı açıklandı.
Yeniden Refah'ın Cumhur İttifakı'na katılımının yanı sıra Hizbullah ile organik bağının bulunduğu iddia edilen HÜDA-PAR'ın da ittifak için AK Parti ile görüşmelerde olduğu açıklanmıştı. Görüşmelerden kısa süre sonra HÜDA-PAR'ın ittifaka dâhil olduğu, seçimlerde de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı destekleyeceği açıklandı. Henüz geçtiğimiz hafta AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, HÜDA-PAR'ın Cumhur İttifakı'na dâhil olmadığını açıkladı.
HÜDA-PAR kadın hakları için neler diyordu? "2023 seçim vizyon belgesi"nde "6284’ün değiştirilmesi", "zinanın suç olması", "nikahsız birlikteliklerin suç sayılması", "kadının fıtratına uygun çalışması", "nafakanın kaldırılması", "karma eğitimin zorunlu olmaması" gibi çok sayıda talep sıralayan HÜDA-PAR, tüm bu vaatler için mecliste olmaları gerektiğini vurguladı.
Partinin lideri Zekeriya Yapıcıoğlu'nun da birkaç ay önce Hiranur Vakfı'ndaki cinsel istismar olayına ilişkin yaptığı "Kaç yaşında çocuk, neye göre, kime göre çocuk. Bazıları 15 yaşındadır ama olgun gösterir… Bence kişi kendisini hazır hissediyor, ailesinin onayı varsa daha erken yaşta evlenebilir" açıklaması da tepki toplamıştı.
Muhalefet bu sırada ne yaptı?
Yalnızca Millet İttifakı değil, Emek ve Özgürlük İttifakı da bu süreçte kadınlara yönelik söylemlere tepki gösterdi. Emek ve Özgürlük İttifakı'ndan Emek Partisi'nden (EMEP) yapılan açıklamada "Artık açık ve net görülüyor ki güç kaybeden AKP iktidarı, seçim sath-ı mailine Cumhur İttifakı'na yeni aktörler ekleyerek girme ihtiyacı duyuyor. Kadınların yaşam hakkı, Cumhur İttifakı'nın eriyen oylarını kurtarmak için heba edilebilir görülüyor. Bu çirkin pazarlık masasında nafaka hakkının gasbedilmesi şartı var. Yıllardır her fırsatını bulduklarında aşındırdıkları, kadınların erkeklerle yasal eşit yurttaşlığının teminatı olan medeni haklar seçim kazanmak uğruna harcanabilir görülüyor" ifadelerine yer verildi.
Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu da "Resim her geçen gün netleşiyor. Biz barışmanın, açık yaraları kapatmanın, makulün, dünya ile rekabetin ittifakını kurduk. Karşımızdaki ittifak gasp edilecek kadın hakları üzerinden genişlemeyi seçti. Söyleyeceğim tek şey; kadınları, bilhassa genç kadınları hiç tanıyamadıklarıdır" açıklamasında bulundu.
Millet İttifakı'ndan İYİ Parti'nin lideri Meral Akşener "Özellikle kadınlarımız, karanlıkta yürümekten korkan, dayak yediğinde suçlu çıkan, tecavüz edildiğinde o kadının suçlu çıktığı bir Türkiye'yi ebediyen göndereceğiz. Ve bunun yerine kadınların başı dik, mutlu, gururlu ve kendilerine güvenerek hem çalıştıkları hem de ailelerini geçindirdikleri bir Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. Cumhuriyete düşmanlıkların getirdiği nokta nedir? Size söyleyeyim. Gelinen noktada bayrağın renginden rahatsız olanlar, federasyon isteyenler, kadın haklarını zaten kabul etmedikleri gibi bırakın İstanbul Sözleşmesini 6284 sayılı yasanın dahi ortadan kalkmasını isteyen, 'Kadının karnında sıpayı sırtından sopayı eksik etmeyeceksin' diyen bir zihniyetle yol yürüyenler bize akıl öğretiyor" diye konuştu.
Hak savunmak mı vaat etmek mi?
Bir yanda kadın haklarının yok sayılma ihtimali gitgide artarken diğer yanda kadın haklarının savunulacağı mesajları veriliyor. Cumhur İttifakı'nda yer alan partilerin konuya ilişkin gitgide sertleşen söylemleri de muhalefetin kadın vurgusunu artırdı; ancak artan vurgular hakların ötesinde "vaatlere" dönüşmeye başladı.
Öyle ki Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, geçtiğimiz ay milletvekili adaylarını tanıttığı toplantıdaki konuşmasında "İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması", "LGBT sapkınlığına karşı uyanık olunması"na büyük katkıda bulunmakla övünmüş, partisinin seçim beyannamesinde "süresiz nafaka mağduriyetinin giderilmesi", "6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun aile bütünlüğünü bozucu maddelerinin ayıklanması" sözü verildiğini hatırlatmıştı.
Ayrıca partinin Düzce'deki seçim aracında kadın milletvekili adayı Çiğdem Kulalı Seçkin’in fotoğrafı yerine silüeti kullanılmıştı. Bir yanda HÜDA-PAR'ın bir yanda Yeniden Refah Partisi'nin kadın haklarına yönelik keskin tavırları ve söylemleri Cumhur İttifakı'nın oluşturduğu tabanının tamamına hitap etmese de karşılık bulduğu değerlendiriliyor. Bu karşılığın bir sonucu olarak da ittifakın diğer partilerinden konuya ilişkin herhangi bir tavır gelmiyor.
Cumhur İttifakı'nda kadın haklarına yönelik "yok sayıcı" tavır devam ederken sosyal medyanın da etkisiyle yayılan gündem muhalefet partilerinde de karşılık buluyor. Öyle ki neredeyse her mitingde liderler "kadın erkek eşitliği"nden, "İstanbul Sözleşmesi"nden ve kadınlara yönelik çeşitli çalışmalardan bahsediyor. Meydanlardaki, mitinglerdeki konuşmalarda ifade edilen cümlelerle bu kazanılmış haklar, vaatlere dönüşüyor. Çünkü kadınların hakkını yeniden temin etmek; aslında bir tercih değil, zorunluluk. Taraflardan biri türlü nedenlerle bunu tercih etmezken; diğeri ise bunu tesis edeceği söylemini karşı tarafın olumsuz tavrı üzerine konumlandırıyor.
Çözüm?
Türkiye kadına şiddet ve kadın cinayetleri başta olmak üzere kadın haklarına ilişkin büyük bir sınav veriyor. Örneğin Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, Nisan ayında 21 kadın cinayeti işlendi, 23 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Hâlihazırda kadın istihdamı ve eşit ücret gibi ekonomik sorunların da bulunduğu Türkiye'de, tüm bu sorunların ideolojilerden sıyrılarak partilerin vaatlerinde yer alan açıklamalarda değil; devlet politikası olması gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kılıçdaroğlu, Bolu mitinginde iki kırmızı çizgisinin bayrak ve vatan olduğunu söyledi. Erdoğan, Aydın mitinginde muhalefeti "dikta heveslisi" diye nitelendirdi. YSK yurt dışında 1 milyon 780 bin 570 seçmenin oy kullandığını duyurdu.
10 May 2023

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.





