
Nasıl ki bahar aylarının gelişi ile bisiklet severlerin içi kıpır kıpır olur, değişik bir mutluluk kaplanır; sonbaharın gelişi de aynı ölçüde hüzün taşırken düşen yaprakların ardından geride kalan sezona elveda demeye hazırlanılır. Düşen yapraklar demişken, henüz sezonun son klasiği Il Lombardia’ya gelmeden önce çok önemli bir durağımız vardı: Yol Bisikleti Dünya Şampiyonası, Wollongong 2022.
Avustralya’da, Sidney’in hemen güneyinde yer alan Wollongong’da düzenlenen Yol Bisikleti Dünya Şampiyonası aradaki saat farkı nedeniyle bisiklet izleyicilerinin uykusundan bir miktar çalmış olabilir. Buna karşın uykudan feragat etmeye değecek anlar yaşandı bir hafta boyunca. Kadınlarda ve erkeklerde bireysel zamana karşı yarışlarıyla başlayan şampiyona geçtiğimiz hafta sonu yol yarışlarıyla tamamlandı.
Britanya’nın Yeniden Doğuşu
Bir hafta sonunda madalya tablosunun en tepesinde Britanya’nın yer alması şaşırtıcı gelebilir. Elit seviyedeki yarışmalarda Britanya madalya elde edememiş olsa da junior kategorilerinde gelen üç altının yanında, U23 kategorilerinde alınan birer gümüş ve bronz madalya Britanya’yı zirveye taşıdı. Özellikle öne çıkan isim kadınlar junior kategoride 18 yaşındaki Zoe Bäckstedt’di. Bäckstedt hem zamana karşıda hem de yol yarışında gökkuşağı mayonun sahibi oldu. Bradley Wiggins, Mark Cavendish, Chris Froome çağı sonrası özellikle de kadınlarda yol bisikleti adına kuraklık dönemine giren Britanya, geleceğe daha ümitli bakabilir.
Erkekler Zamana Karşıda Norveç Hegemonyası
Madalya sıralamasının üst basamaklarında Hollanda, Belçika, İtalya gibi ülkeleri görmek şaşırtıcı olmasa da Norveç, erkekler zamana karşı yarışlarında elit seviyede Tobias Foss ve U23 kategorisinde Søren Wærenskjold ile iki altın madalya çıkarmayı başardı. Wærenskjold, yol yarışında da podyumun üçüncü basamağında yer aldı. Tobias Foss ise şampiyonanın ilk büyük sürprizini gerçekleştirdi. 34 kilometrelik parkurda Foss’un karşısında son dünya şampiyonu Filippo Ganna’nın yanı sıra, bu yıl Tour de France’ta bir zamana karşı etabı alan Yves Lampaert, Remi Cavagna, Stefan Küng, Remco Evenepoel, Tadej Pogacar gibi güçlü rakipler vardı.
Foss’un yalnızca üç saniye arkasında, ikinci sırada kalan Küng belki de en büyük hayal kırıklığı yaşayan isimdi. Yarış sonrası, “Daha önceleri ikinci oldum, üçüncü oldum. Remco’ya birkaç sefer yenildim, Ganna’ya yenildim. Diğerlerine yenildim. Kendi kendime ‘Tamam, onları nasıl yenmem gerektiğini biliyorum, tek tek hepsini daha önce yenmiştim, şimdi hepsini aynı anda yenmem gerekiyor’ diye düşündüm. Hepsini yendim ama bugün harika bir yarış koşan Tobias’ı hesaba katmamıştım” derken gözleri biraz dolmuştu.
Öte yandan birkaç gün sonra Küng için bireysel zamana karşıda yaşadığı hayal kırıklığını telafi etme şansı vardı. Karışık takım zamana karşı yarışında Küng’ün de içerisinde yer aldığı İsviçre takımı altın madalyanın sahibi oldu.

uci.org
Kırık Dirsekle Dünya Şampiyonluğu
Karışık takım zamana karşı yarışında herkes İsviçre kadar şanslı değildi. Kadrosunda şampiyonanın açılış yarışı olan elit kadınlar zamana karşının altın madalyalı ismi Ellen van Dijk’ı da barındıran Hollanda, Annemiek van Vleuten, Bauke Mollema, Mathieu van der Poel gibi yıldızlarla yarışın favorisiydi. Ancak van Vleuten’ın yarışta yaşadığı kaza işleri bir anda tersine çevirdi. Hollanda beşincilikle podyum dışında kalırken esas soru işareti van Vleuten’ın durumuydu. Kazada van Vleuten’ın dirseğinde kırık meydana geldiği anlaşıldı. Bu durum efsane bisikletçinin üç gün sonra koşulacak yol yarışında yer almasına pekâlâ engel olabilirdi.
Fakat öyle olmadı. Annemiek van Vleuten’ın yarışta yer alacağı ve takım arkadaşı Marianne Vos’a bir nevi yol kaptanlığı yapacağı açıklandı. Zira yarış boyunca Ellen van Dijk ve Annemiek van Vleuten sürekli Marianne Vos’un etrafında yer aldı. Oysa normal şartlarda erken bir atakla van Vleuten’ın koparabileceği bir yarış olabilirdi bu.
Liane Lippert, Cecile Uttrup Ludwig, Elisa Longo Borghini, Katarzyna Niewiadoma ve Ashleigh Moolman’dan oluşan beşli zaman zaman önde yer alıp güçlü görünseler de bir türlü yarışı kazanacak grubu oluşturamadılar ve iş en sonunda son kilometreye kaldı. İşte bu anda tecrübesini konuşturan van Vlueten aradığı fırsatı buldu. Yarış boyunca kendisini fazla yıpratmayan ama grupta da Vos ile birlikte kalabilen van Vleuten, ön grubun birbirini kolladığı anda arkadan sinsice atağını yaptı. Öyle ki van Vleuten farkı üç dört metreye çıkardığında grup ne olduğunu ancak anlayabildi. Tabii ki iş işten geçmişti. Annemiek van Vleuten, 40 yaşına günler kala, hem de kırık bir dirsek ile ikinci kez dünya şampiyonu olup gökkuşağı mayoyu yeniden sırtına geçirmeyi bildi. Dahası şu ki, bu yıl van Vlueten, Giro d’Italia Donne, Tour de France Femmes, Ceratizit Challenge by La Vuelta yarışlarının da galibiydi.
Remco’nun Senesi
Remco Evenepoel’ün müthiş bir yetenek setine sahip olduğu bilinen bir gerçekti. Bilinmeyen şeyse bu potansiyelin ne zaman aksiyona dönüşeceğiydi. Son dönemlerde yol bisikleti, İsviçre çakısına benzetebileceğimiz, her koşulda, her parkurda kendini gösterebilen, iddialı olan bisikletçi jenerasyonuna sahip. Remco da bu isimlerden birisi. Zamana karşı yarışlarında iddialı, yokuş çıkabilen, genel klasman adayı, klasiklerde de adından söz ettirebilecek bir yarışçı. Zaten bu özelliklere sahip olması ve tabii Belçikalı olması, onun hemen “Yeni Merckx” olarak anılmasına sebep.
2020 senesi tüm dünya için zor olduğu kadar Remco için de zorluklar barındırıyordu. Henüz 20 yaşındayken yüksek beklentilerin altına girdi. Pandemi nedeniyle alt üst olan takvimde normalde sezonun son büyük yarışı olması gereken Il Lombardia, bir anda sezon açılışı gibi yer alıverdi Ağustos ayının ortasında. Bu yarışa da yüksek beklentiler ile giren Evenepoel ise yaşadığı talihsiz kaza ile ciddi derecede sakatlandı. 2020 sezonu da aniden bitivermiş oldu onun adına.

cycling.today
2021’e geldiğimizde ise sezonu Giro d’Italia ile açtı Evenepoel. Beklentiler biraz olsun düşürülmüştü. Bisiklet dünyasında Tadej Pogacar rüzgârı esiyordu. Remco Evenepoel ise Giro’yu da tamamlayamadığı sezonda spot ışıklarının bir miktar dışındaydı.
2022 sezonunu şubat ayında açtı. Yavaş yavaş form tutup ilk büyük hedefine odaklandı. anıtsal klasiklerden Liege-Bastogne-Liege, yapısı itibariyle de onun stiline en uygun olanıydı. Burada ilk büyük klasiğini kazanan Remco Evenepoel var olan potansiyelini ortaya koymak adına ilk işaret fişeğini çakmıştı. Yaz aylarında Klasikoa San Sebastian zaferi ve ardından ilk büyük tur, La Vuelta ile sonunda manşetlerde en tepede yer aldı. İspanya’daki zaferin ardından sırada Yol Bisikleti Dünya Şampiyonası vardı. Önce zamana karşıda gelen üçüncülük, ardından esas yol yarışında gelen zafer! Üstelik Remco Evenepoel bu zaferi de yarışın yaklaşık son 30 kilometresinde adeta zamana karşı modunu açarak tek başına elde etti. 2022 o potansiyelin ortaya çıkacağı sene, Remco’nun senesi oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




