Yapay zeka okullarda: Risk mi fırsat mı?

Gündelik yaşamın hemen hemen her alanına sızan yapay zeka, yakın zamanda eğitim alanında da adından sıklıkla söz ettirmeye başladı. Özellikle ABD ve Avrupa’da birçok okul, uzun süredir tartışılan risklere rağmen eğitim pratiklerine yapay zekayı entegre etti. Bu durum, yapay zekayı bir fırsat ve bir tehdit olarak nitelendiren gruplar arasında da yeni tartışmaların kapılarını araladı.
Bir adım geriden: Eğitim alanında yapay zeka, ilk etapta beraberinde getirdiği risklerle tartışıldı. Özellikle akademik dünyada birçok eğitim kurumu, ödevlerini doğrudan ChatGPT’ye yaptıran öğrencilerle karşı karşıya kaldı. OpenAI’ın teknoloji dünyasında devrim yaratan yapay zeka asistanı, öğrenciler için adeta bir kopya malzemesi hâline gelirken özgün düşünce ve etkili öğretime ilişkin tartışmaların da fitili ateşlendi.
- Yapay zekayla ilgili endişelerin bir diğeri de daha erken seviye eğitim kurumlarında yaygınlaşan deepfake kullanımı. ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa’da bazı okullar, deepfake teknolojisiyle oluşturulmuş ve çıplaklık öğeleri içeren sahte videoları üzerinden akran zorbalığına uğrayan kız çocuklarının yaşadığı skandallarla gündeme geldi.
Tüm bu gelişmeler, yapay zekanın eğitim hayatında yalnızca bir risk faktörü olarak algılanmasının önünü açtı.
Öte yandan: Son dönemlerde pek çok okul, yapay zekayı eğitim sürecine entegre edecek yeni hamleler yaptıklarını duyurdu. Teknolojiye erişim imkanlarıyla paralel olarak bu okulların önemli bir kısmı Avustralya, ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa’da bulunuyordu.
Avustralya: Yakın zamanda Avustralya’nın New South Wales eyaletinin Eğitim Bakanı Prue Car, yapay zeka destekli bir sistemi eyalet genelindeki sınıflarda kullanıma sunacaklarını açıkladı. NSWEduChat isimli sistem, 14 Ekim’de başlayacak eğitim döneminde devlet okullarında kullanılabilir olacak.
Yapay zeka destekli sohbet robotu, öğrenciler tarafından sorulan sorulara yanıtlar veriyor fakat NSWEduChat’in yanıtları, ChatGPT’nin yanıtlarına benzemiyor. Sistem, daha çok öğrencilere çalışmalarını nasıl iyileştirebilecekleri konusunda tavsiyelerde bulunuyor ve onlara yönlendirici sorular sorarak doğru cevabı kendilerinin bulmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.
Öğrencileri eleştirel düşünmeye teşvik etmeyi hedefleyen sistem, yalnızca eğitimle ilgili sorgulara yanıt veriyor. NSWEduChat, öğretmenler tarafından özellikle evraklara ilişkin işyükünü azaltmak için de kullanılabiliyor.
Bir adım geriden: Geçen yıl Avustralya hükümetinin Eğitim Bakanlığı, devlet okullarında ChatGPT’yi kopya çekmek gibi amaçlarla kullanılması nedeniyle yasaklamıştı.
Fakat New South Wales, Avustralya’da yasağın ardından okullarda kendi yapay zeka aracını test eden ikinci eyalet oldu.
Daha önce South Australia eyaleti de devlet okullarında kendi yapay zeka aracını kullanıma sunmuştu.
Birleşik Krallık: Birleşik Krallık’ta da bazı okullar, yapay zekayı eğitim süreçlerine entegre etmeye yönelik hamleler yaptı. Yakın zamanda Londra’daki David Game College, 20 adet orta öğretim öğrencisi için öğretmensiz bir sınıf açtı. Sınıftaki öğrenciler, bilgisayarları ve sanal gerçeklik gözlükleri üzerinden erişebildikleri bir yapay zeka sistemini kullanarak dersleri alıyor.
Sistem, öğrencilerin hangi konularda başarılı olduğunu ve hangi konularda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu öğreniyor. Daha sonra ilgili dönemin ders planı oluşturuluyor. Her öğrencinin ders planı kendisine özel oluyor.
Diğer yandan öğrenciler, sınıfta tek başlarına kalmıyor. Bunun yerine sınıfa, öğrenci davranışlarını izlemek ve gerekli durumlarda destek olmak için 3 adet öğrenme koçu konuşlandırılıyor.
Bu öğrenme koçları, yapay zekanın şu anki olanaklarla eğitim vermekte zorlandığı sanat ve cinsel sağlık gibi konularda da eğitim veriyor.
Bununla birlikte: Bu ay İngiltere’de hükümet, öğretmenlerin yapay zekayı daha incelikli bir biçimde kullanmasının önünü açacak yeni bir proje başlattığını duyurdu. Proje kapsamında farklı yapay zeka modelleri, ders planları ve müfredatlardan oluşan bir veri kümesiyle eğitilecek.
Daha sonra bu modeller, öğretmenlerin ödevlere not vermelerine ve ders planı oluşturmalarına destek olmak için kullanılacak.
Avrupa: Yapay zeka araçlarının günlük hayata girmesinden bu yana Avrupa Birliği (AB), konuyla ilgili en ihtiyatlı yaklaşımı sergileyen bölgelerden biri oldu. Kendi yapay zeka yasasını da bu yıl yürürlüğe koyan bölge, yapay zekayı eğitim pratiklerinde kullanma konusunda diğer bölgelere göre biraz daha tereddütlü davrandı. Fakat bölgedeki bazı ülkeler, bu teknolojiyi eğitim kurumlarında test etmeye başladı.
Eylül ayı başlarında İtalya Eğitim Bakanı Giuseppe Valditara, ülke genelindeki 15 sınıfta yapay zeka destekli bir yazılımın test edileceğini açıkladı. Test sürecinin başarılı geçmesi hâlinde sistem, diğer okullarda da kullanıma sunulacak.
Valditara, sisteme ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşımında bulunmadı. Fakat sınıflardaki tablet ve bilgisayarlara entegre edilecek yapay zeka aracının, öğrencilerin öğrenme sürecini kolaylaştıracak ve öğretmenlerin kişiselleştirilmiş eğitim metotları belirlemesine yardımcı olacak bir sanal asistan gibi işlev göstereceği ifade edildi.
ABD: ABD ise yapay zekayı eğitim sistemine entegre etme konusunda tercihi inisiyatife bırakan bir tutum sergiledi. Ülke genelindeki üniversitelerde görev alan eğitimciler, kendi inisiyatiflerini kullanarak bazı alanlarda yapay zekayı derslerine entegre etti.
Arizona Eyalet Üniversitesi’nde profesörlük yapan Andrew Maynard, ChatGPT’yi kullanarak büyük dil modellerini eğitmek üzerine bir dersin programını oluşturdu.
Başlangıçta öğrencilerin yapay zekaya şüpheyle yaklaştığını belirten Maynard, dönem sonunda neredeyse tüm öğrencilerin yapay zeka araçlarından nasıl faydalanabileceklerine dair bir fikir sahibi olduğunu gözlemledi.
Ek olarak: Georgia Teknoloji Enstitüsü de yapay zekayı eğitim sistemine entegre etmeye yönelik hamle yapan ilk eğitim kurumlarından biriydi. Okul araştırmacıları, 2016 yılında IBM’in Watson sistemini kullanarak yapay zeka destekli bir öğretim asistanı geliştirdi. Asistan, ders notları, slaytlar ve ders kitapları gibi güvenilir ve profesör onaylı kaynaklarla eğitildi.
Modele daha sonra ChatGPT de entegre edildi. Üniversite profesörlerinden Ashok Goel, sistemin bu sayede çok daha gelişmiş bir hâle geldiğine ve herhangi bir belgeye ilişkin soruları yanıtlayabildiğine işaret etti.
Geçen yıl Harvard Üniversitesi araştırmacılarından David Malan da öğrencilere kodlama konusunda tavsiyelerde bulunan ve hata ayıklamaya yardımcı olan yapay zeka destekli bir sohbet robotu geliştirdi.
Öğrenciler, sisteme 7/24 erişebiliyor. Fakat Harvard Üniversitesi’nin bulut bilişim maliyetlerini kontrol altında tutmak ve zihin tembelliğine yol açmamak için sohbet robotu üzerinden yapılabilecek sorgulara günlük bir limit koyuluyor.
Bununla birlikte: ABD’nin Teksas eyaletinde bulunan özel bir okul olan Alpha School ise öğrencilere bilgiye dayalı dersleri yalnızca 2 saatte vermek için yapay zeka destekli bir sistem kullanıyor. Sistemin güç aldığı yapay zeka modeli, öğrencilere günde yalnızca 2 saatte temel dersleri veriyor ve o sırada sınıfta öğretmenler yerine, öğrencilere destek olan rehberler bulunuyor.
Öğrenciler, günün geri kalanını topluluk önünde konuşma, liderlik, ekip çalışması, girişimcilik, robotik, kodlama, yaratıcı yazarlık ve spor gibi farklı alanlarda yaşam becerilerini geliştirebilecekleri atölyelerde geçiriyor.
Alpha School, öğrencilerin temel dersleri günde yalnızca 2 saat almalarına rağmen akademik anlamda diğer okullardaki öğrencilerden üstün bir performans gösterdiğini iddia ediyor.
Araştırmalar ne diyor?
Yakın tarihli araştırmalar da yapay zekanın öğrenciler ve öğretmenler tarafından kullanımının ciddi oranda arttığını gösteriyor. Mayıs ayında Impact Research tarafından yürütülen bir anket çalışması, ChatGPT’ye aşina olduğunu söyleyen öğretmenlerin oranının %55’ten %79’a yükseldiğine işaret ediyor. Bu oranın, 5-18 yaş arasındaki öğrencilerde ise %37’den %75’e yükseldiği görülüyor.
Ayrıntılar: Anket sonuçlarına göre öğretmenler ve öğrenciler, yapay zeka destekli sohbet robotlarını eğitim ihtiyaçları için haftada en az 1 kez kullanıyor.
Ayrıca 5-18 yaş arasındaki öğrencilerin %70’i sohbet robotlarıyla ilgili olumlu bir bakış açısına sahip olduğunu söylerken lisans öğrencilerinde bu oran %75’e çıkıyor.
Öte yandan: Ankete katılan öğretmenlerin yaklaşık %20’si, ChatGPT’nin öğrenciler üzerinde olumsuz bir etkisi olduğuna işaret ediyor. Bu oran, geçen yılki %7’lik orandan önemli bir sıçramaya karşılık geliyor.
Katılımcıların bir kısmı, yapay zekanın öğrencileri özellikle ödevlerde kopya çekmeye teşvik ettiğine inanıyor.
Ankete katılan ilköğretim ve lise öğrencilerinin %56’sı, yapay zeka destekli sohbet robotlarını makale ve ödevlerini yazmak için kullandıklarını söylüyor. %52’lik bir kesim ise yapay zekadan testlere ve sınavlara hazırlanmak için faydalandığına işaret ediyor.
Rakamlar: Forbes Advisor’ın geçen yılın Ekim ayında ABD’deki 500 eğitimciyle yaptığı bir anket çalışmasına göre ise eğitimcilerin %55’i yapay zekanın eğitim ve öğrenme sürecine pozitif katkı sağladığına inanıyor. Katılımcıların yalnızca 5’te 1’i yapay zekanın bu süreçlere önemli bir etkisi olmadığını ya da olumsuz katkı sağladığını söylüyor.
Öğretmenlerin %60’ı, eğitim sürecini kolaylaştırmak veya iyileştirmek için yapay zekadan faydalandığını söylüyor. Bu eğilimin 26 yaşından genç eğitmenlerde daha yüksek olduğu görülüyor.
Ayrıca öğretmenler, yapay zeka destekli eğitici oyunları diğer yapay zeka araçlarından daha çok kullanıyor. Eğitim sürecinde hangi yapay zeka araçlarını kullandıkları sorulan katılımcıların %51’i eğitici oyunları, %43’ü uyarlanabilir eğitim platformlarını, %41’i notlandırma ve geri bildirim sistemlerini, %35’i sohbet robotlarını, %29’u ise akıllı öğretim platformlarını kullandıklarını söylüyor.
Öte yandan: Anket, öğretmenler arasında yapay zekaya yönelik en büyük kaygının akademik sahtekarlık olduğuna işaret ediyor. Katılımcıların %65’i artan intihalden endişe ederken %62’si eğitim sürecinde insan etkileşiminin azalması, %42’si veri gizliliği ve güvenliği, %30’u öğretmenler için istihdamın azalma potansiyeli, %30’u ise yapay zeka teknolojilerine erişimde eşitsizlik konusunda kaygı duyuyor.
Ek olarak: Wired’ın yayımladığı başka bir araştırma da ABD’deki her 10 gençten 7’sinin üretken yapay zeka araçlarını kullandığını ortaya koyuyor. Bu yılın Mart ve Mayıs ayları arasında lise öğrencileri ve ebeveynleri ile yapılan araştırmaya göre öğrencilerin yarısından fazlası, ChatGPT ve Gemini gibi sohbet robotlarını ve yapay zeka destekli arama motorlarını kullanıyor.
- %34’lük bir kesim, yapay zeka destekli görsel oluşturma araçlarını kullandığını ifade ederken %22’lik bir kesim, video oluşturma araçlarından faydalandığını belirtiyor.
Araştırma ayrıca, ABD’deki gençlerin yapay zekayı Birleşik Krallık’taki akranlarıyla aynı hızda benimsediğini gösteriyor.
Öğrencilerin yarısından fazlası, yapay zekayı ödevlerinde yardım almak ve beyin fırtınası yapmak için kullandığını söylüyor. Bu kullanım durumunu, sırasıyla can sıkıntısı ve çeviri takip ediyor.
Önemli ayrıntı: Ankete katılan öğrencilerin %60’ı, okullarında yapay zeka kullanımına ilişkin bir kural olmadığını ya da bu kurallardan haberdar olmadıklarını ifade ediyor. Ebeveynlerin %80’inden fazlası da çocuklarının okullarının kendileriyle üretken yapay zeka araçlarının kullanımı konusunda herhangi bir iletişime geçmediğini söylüyor.
Ebeveynlerin yalnızca %4’ü, okulun üretken yapay zeka araçlarını yasakladığına işaret ediyor.
Bununla birlikte anne-babaların neredeyse yarısı, bu araçların çocuklarının yazma ve eleştirel düşünme becerisini olumsuz etkilemesinden endişe ediyor.
%25’in üzerinde bir ebeveyn grubu ise yapay zekanın çocuklarının yeni fikirler üretmesine destek olacağına inanıyor.
Tehdit mi, fırsat mı?
Eğitimde yapay zekanın kullanımının uzun vadeli sonuçları henüz net olarak bilinmese de bu konudaki öngörüler, oldukça büyük oranda farklılık gösteriyor. Uzmanların bir kısmı, yapay zekanın fırsat eşitliğine katkı sağlayacağına, öğrencilerin fikir yürütmesine destek olacağına ve öğretmenlerin iş yükünü azaltacağına inanıyor.
Öte yandan: Bazı uzmanlar ise aksine eğitimde fırsatların yalnızca yapay zeka araçlarına erişimin yüksek olduğu ülkelerde artacağını, bu nedenle gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki makasın daha da açılacağını, gençlerin mahremiyetiyle ilgili problemler yaşanacağını, öğrencilerin fikir yürütme ve yaratıcı içerik üretme kabiliyetinin köreleceğini ve öğretmenler için bir istihdam sorunu meydana geleceğini öngörüyor.
Yapay zeka modelleri, insanlığın bugüne kadar ürettiği mevcut kaynaklar üzerinden eğitildiği için bu kullanım senaryosunun, hâlihazırda var olan önyargı ve ayrımcılıkları pekiştirebileceği belirtiliyor.
Benzer şekilde eğitimde insan etkileşiminin azalmasının da çocuk ve gençlerin sosyal becerilerine zarar verebileceği ifade ediliyor.
Çözüm önerisi: UNESCO, Eylül ayı başında yayımladığı bir raporda bu endişelere yönelik bazı tavsiyelerde bulundu. Bu tavsiyeler arasında şu maddeler öne çıkıyordu:
Yapay zekanın eğitimde kullanımında insan merkezli bir yaklaşım sergilemek,
Etik ve güvenli araçları tercih etmek,
Yapay zekayı kullanmak için gereken bilgi ve becerilerin sağlanması,
Problem çözme, yaratıcılık, akıl yürütme ve tasarım odaklı düşünme biçiminin teşvik edilmesi,
Eğitmenleri yenilikçi öğretim yöntemleri konusunda desteklemek.
Bununla birlikte: Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Avrupa Dijital Eğitim Merkezi de yakın zamanda eğitim ve öğretimde yapay zekanın kullanılmasına ilişkin bir rapor yayımladı. Rapor, eğitim kurumlarında yapay zekayla ilgili dersler verilmesini, bu sayede öğrencilerde yapay zekanın riskleri ve faydalarına ilişkin farkındalığın artırılmasını ve öğrencilerin yapay zekanın kişisel haklarını ve günlük yaşamlarını nasıl etkilediğini anlamalarına destek olunmasını tavsiye etti.
Yapay zekanın eğitmenlerin yerini alan değil, tamamlayıcı bir araç olarak görülmesi gerektiğinin de altı çizildi.
Rapor ayrıca, geliştiricilere beklenmedik ve kontrol edilemez sonuçlar doğurmaması adına eğitim süreçlerine entegre edilen yapay zeka araçlarına net sınırlar koymalarını önerdi.
Ek olarak: Dünya Ekonomik Forumu (WEF) da Nisan ayında yayımladığı bir raporda eğitimde yapay zeka kullanımında şu noktalara dikkat edilmesi gerektiğine işaret etmişti:
Yapay zeka destekli eğitim araçlarının geliştirilme aşamasında eğitim sistemindeki mevcut boşlukların kötüleşmemesi için eşitliğe öncelik verilmesi; cinsiyet, devlet okulları ve özel okullar arasındaki farklılıklar ve dil gibi unsurlardan kaynaklanan eşitsizliklerin ele alınması.
İnsan odaklı bir yaklaşım benimsenmesi ve öğretmenlere yapay zeka becerilerine ilişkin eğitimler verilmesi.
Yapay zeka destekli eğitim araçlarının öğrenciler, öğretmenler ve uzmanlarla işbirliği içinde geliştirilmesi ve çok paydaşlı bir yaklaşım sergilenmesi.
Öğrencilere yapay zekayla ilgili dersler verilmesi, becerilerin ve potansiyel risklerin öğrenilmesine destek olunması.
Tüm öğrenciler için yapay zeka fırsatlarına erişimin ve sürecin ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanması, mevcut uçurumun derinleşmesinin önlenmesi ve eğitimde yeni eşitsizlikler yaratmaktan kaçınılması.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gündelik yaşamın hemen hemen her alanında kullanılan yapay zeka, artık eğitim alanında da adından söz ettiriyor. Neurable’ın beyin sinyallerini okuyabilen kulaklığı, zihin yorgunluğunun önüne geçmeyi hedefliyor.
30 Eyl 2024

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando İçgörü
Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



