Yasaklardan sonra Türkiye'de Plastiğin Geleceği

Uzun bir süredir Twitter paylaşımları üzerinden konuya dikkat çekilmesinden sonra, vahşi plastik geri dönüşümü diyebileceğimiz, plastik atık ithalatı sistemi kontrol altına alınmaya başladı.
Mayıs ayı başında, plastik çöpün ithal edildiği ve geri dönüşüm kalıntıların kontrolsüz bir şekilde bertaraf edildiği Adana’da incelemeler yapılmıştı.
Bu incelemeler ile lisans belgesi olmadan çalıştığı tespit edilen 26 işletmeye, faaliyetten men kararı ile toplam 7 milyon 20 bin lira para cezası verilmişti.
Bu adımdan sonra kontrolsüz plastik atık geri dönüşümü gündeme daha çok oturmaya başladı.
Özellikle Türkiye’nin Avrupa’nın çöpünü en çok alan ülke olması bir çok insan tarafından tepki ile karşılandı.

Son 16 yılda ise Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atıkların 196 kat artması, her gün Türkiye’ye 240 kamyon plastik atık girmesi ise kamuoyunda şaşkınlık yarattı.
Geçtiğimiz hafta başında ise Greenpeace’in uluslararası ağının yayınladığı bir rapor, bu konudaki tepkileri daha da artırdı.
Hazırlanan rapor ve videoda İngiltere’nin bir günde oluşturduğu plastik atığa dikkat çekilirken aynı zamanda Birleşik Krallık'ın bu atıkların çoğunu diğer ülkelere gönderdiği belirtiliyor.
Rapor aynı zamanda bu atıkların çoğunun yani %40 oranında bir kısmının ise Türkiye’ye gönderildiğini öne sürmüş bunun kanıtı olarak da Adana’daki vahşi depolama alanlarındaki İngiliz çöplerinin fotoğrafları paylaşılmış.
Hem ulusal hem de uluslararası alanda gelen tepkiler üzerine Ticaret Bakanlığı Türkiye’nin yüzde 50 ile yüzde 70 civarını oluşturan polietilen atık ithalatı ile ilgili önemli bir karar aldı.
Resmi Gazete yayınlanan karara göre, etilen polimer atık ithalatı, “ithalatı uygunluk denetimine tabi atıklar” listesinden çıkartılarak, “ithalatı yasak diğer atıklar” listesine dahil edildi.
Etilen polimer; kap, mutfak eşyası, plastik kutu, plastik tüp, boru, oyuncak kaplama, kabloların yalıtkan katmanları, ambalaj filmi imalatının yanı sıra poşet, torba ve plastik şişe yapımında kullanılıyor.
Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu kararın polietilen fiyatını iç pazarda etkileyeceğini çünkü bu kaynağın tek üreticisinin PETKİM olduğuna dikkat çekti.
Bununla beraber PAGEV yetkilileri açıklamalarından nedense geri dönüşüm tesislerinin yurt dışındaki atıklar gibi iç pazardaki plastik atıkları da geri dönüştürmesini konuşmuyorlar.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Öğretim Üyesi ve Mikroplastik Araştırma Grubu kurucularından Doç. Dr. Sedat Gündoğdu üretim kısmında atık polietilenin payının yüzde 9’dan düşeceğini belirtse de, hali hazırda hammadde ithalatı ve Petkim’in üretiminin yeterli olacağını belirtti.
Gündoğdu aynı zamanda bu yıl polietilen kodu ile gelmesine rağmen gerçekten de bu ürünleri içerip içermediği konusunda sorunlar olduğuna da dikkat çekti.
Zira INTERPOL de (Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı) özellikle son dönemde Avrupa ve Asya’da belge sahtekarlığı üzerinden daha fazla atık ticareti yapmak için kullanılabilir atıklara çöplerin de karıştırıldığına dikkat çekmekte.

INTERPOL aynı zamanda yetersiz kalan plastik atık kontrolünün de suç olduğunu ve çevreye, özellikle nehir ve su yataklarına verdiği zararlara dikkat çekiyor.
Peki şimdi ne olacak?
Geri dönüşüm şirketleri ve PAGEV bu yasağın kaldırılması için ciddi bir lobi yapmakta. Her ne kadar elimizde hammadde olsa da sektör daha da ucuz hammaddeye ulaşmaya çalışıyor.
Kendi çıkarları için bu mantıklı olsa da, hem INTERPOL raporlarını hem de özellikle Adana’dan gelen kontrolsüz plastik çöp yığını ve geri dönüşüm atığı fotoğraflarını göz önüne almalıyız.
Türkiye’de tek kullanımlık plastiklerin %20’sinin bile toplanamadığını da bu formüle eklersek, kısa dönemde daha denetimli ve kontrollü “yerli ve milli” bir plastik atık toplama ve geri dönüştürme sistemine geçmek şart.
Depozitolu sistemlerle olsun, geri dönüşüm şirketlerinin belediyeleri ile yapacağı anlaşmalar ile olsun böyle bir sisteme geçiş, daha kendi çöpünü toplayamayan Türkiye için büyük bir gereklilik.
Ama bu kısa dönemli bir çözüm. Uzun dönemde ise tek kullanımlık plastiklerin azaltılarak sistemden çıkarılması gerekmekte.
Plastik yerine alternatifleri, hem yeni ve doğal kaynaklardan hem de aslında geri dönüşümü daha mümkün özellikle cam gibi malzemelerden yapılarak çevre ve iklim krizinin önüne geçilmeli.
Kabul etmek gerek, plastik hayatımızda özellikle sağlık ve teknoloji konusunda vazgeçilmez diyebiliriz. Ama bu maddedin hızlı tüketim ürünlerinde bir yeri yok.
Plastik sorunu maalesef çözülecek bir sorun değil, 2050 yılına kadar denizde balıktan çok plastik olacağı öngörülüyor.
Doğada mikro ve nano plastiğe çözünen ama kaybolmayan, geri dönüşümünde bile kırpık dediğimiz ve kullanması imkansız parçalar geride bırakan bu madde, aynı kömür gibi geçtiğimiz yüzyılın bir hatırası olarak kalmalı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Polietilen yasağı çöp ihracatını bitirebilir peki sonra?
25 May 2021

YAZARLAR

Çevreci Geek
İklim haberleri üzerine yorumlar.
İLGİLİ OKUMALAR



