Yeni nesil insan hakkı: İnternet

Gelinen çağda internetin temel insan hakkı olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Yeni nesil insan hakkı: İnternet

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

1999 depremi sonrasında depremin yol açtığı ekonomik kayıpları gidermek amacıyla 26 Kasım 1999 tarihinde çıkarılan yasa ile “özel iletişim vergisi” (ÖİV) hayatımıza girdi. Düzenleme geçici olarak getirilse de iki kere uzatıldı. 2005 yılında kalıcı hâle getirildi. Geçen hafta ise elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki hizmet türlerinde (konuşma, mesajlaşma, internet gibi) %7,5 olarak uygulanan ÖİV oranı %10’a çıkarıldı.

 

İnternet
Brett Yasko 

 

  • ÖİV’e gelen artış, online eğitime ulaşamayan öğrenciler, sosyal medya platformlarına gelebilecek bant daraltmaları, Türkiye'nin Avrupa’nın en yavaş internetine sahip olması internetin temel bir insan hakkı olduğuna dair tartışmaların hayli gerisinde kalıyor.
     
  • Temel insan hakkı: 2011’de Birleşmiş Milletler internetin birçok insan hakkının pratik edilmesi için gerekli bir araç olduğunu, bu sebeple devletlerin internete evrensel erişime yönelik önlemler almaları, hatta bir insan hakkı ihlali olarak internet içeriğine erişim konusunda ağır kısıtlamalara göz yummamaları yönünde çağrıda bulunmuştu. 2016’da ise BM İnsan Hakları Komisyonu, resmî şekilde internetin insan hakkı olduğunu bildirdi. Ayrıca, özellikle cinsiyetleri ya da fiziksel engelleri yüzünden internet erişimine sahip olamayan vatandaşlarının internet erişimini iyileştirmeleri için devletlere çağrıda bulundu. İnternet erişiminin engellenmesi ve internette sansür uygulanması bir insan hakkı ihlali olarak kabul edildi.
     
  • Türkiye’de ise TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu’nun 2012’de hazırladığı bin sayfalık raporda, “Bilgiye erişimin ve internetin” yeni Anayasa’da “temel hak” olarak düzenlenmesi gerektiği hatta “sansürsüz internetin” her vatandaşın hakkı olduğu yazılmıştı.
     
  • Dünya gazetesi yazarı ve Aposto! yayıncısı Ussal Şahbaz ile bu konuyu tartıştığımızda kendisi net bir şekilde “Internet'e erişimin artık elektrik, su, ısınma gibi bir insan hakkı olarak görülmesi lazım.” görüşünü verdi.
     
  • Teknoloji hukuku alanında uzmanlaşmış Av. Görkem Gökçe ise “İnternet uluslararası sözleşmelere göre tüm insan haklarının üzerinde temsil edilebildiği temel bir insan hakkı. Ucuz, hızlı ve sansürsüz internete erişim hakkının korunması ve sağlanması toplumların kalkınma düzeyini gösteren öncü bir gösterge.  İnternet Özgürlüğü raporuna göre Türkiye ne yazık ki interneti kısıtlı, sansürlü bir ülke. 21'inci yüzyılda kalkınmış, gelişmiş bir ülke olmak istiyorsak aşikâr olan tek şey var: Bu tabloyu değiştirmek, özgür ve hızlı internet erişimini tüm yurttaşlarımıza sunmak.” sözlerini iletti.
     
  • Bugün, çoğumuz sokakta değil internette yaşıyoruz. Hatta bu yazıyı da sizlere internet aracılığıyla ulaştırıyoruz. Nasıl ki geleneksel temel insan haklarımız yaşamsal alanlarımız içinde korunuyordu, artık internetin de bir yaşamsal alan olarak görülmesi ve kişilerin internette “var olmasının” bir hak olarak okunması gerekiyor. Bunun uzantısı olarak da geleneksel temel insan haklarının internet ortamı üzerinden tekrar okunması gerekliliği. “İnternette eğitim hakkı”, “internette ifade özgürlüğü”, “internette haber alma özgürlüğü” ihlallerinin de aynı özenle değerlendirilmesi gerekiyor. Hak kavramı sadece doğal haklar üzerinden değil, gelişen teknolojiyle insanlar için yaratılan yeni var olma alanları üzerinden de doğallaştırılmalı.
     
  • Eşitsizliklerin giderek arttığı bir dünyada internet bu eşitsizliklerin azaltılması için önemli bir etken olarak görülmeli. Demokratik katılımın, eğitime ulaşımın, temel bilgilere erişimin, kamusal tartışma ortamlarının sokaktan çok internette yapıldığı bir dönemin içindeyiz. İnternete erişimin olmaması/kısıtlanması/zorlaştırılması vatandaşların siyasal katılım ve denetim haklarından da yoksun olması anlamına geliyor. Hatta yalnızca internete erişim değil, sosyal medyaya da küresel çerçevede erişimin olmamasını da sayabiliriz... Bugün hem haber alma hem de ifade özgürlüğü/kamusal tartışmanın icra edildiği en büyük mecra Twitter iken, Twitter'ın temsilci atamadığı koşulda nisan ayında platform için bant daraltılmasına gidilmesi bekleniyor. Bu durum dolaylı yoldan haber alma ve bilgiye ulaşma haklarının ihlal edilmesi anlamına geliyor.
     
  • İnternetin pahalı olması ise eğitimde fırsat eşitliğinin yakalanmasında en büyük engellerden biri oluyor. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere çeşitli yerel yönetimlerin kırsal kesime ücretsiz internet hizmeti sağlamak için yürüttüğü çalışmalar olsa da bugün köylerde internete ulaşamayan öğrenciler pandemi süreciyle hayatımıza katılan “zorunlu online eğitim” sebebiyle temel eğitim hakkına erişemiyor. Bu yüzden internetin herkes tarafından karşılanabilecek bir ücretle sağlanması gerekiyor. Günümüzde kamuoyu tartışmaları büyük oranda internette gerçekleşiyor. İnternetsiz vatandaşlar hem kamusal tartışmaların dışında kalmakta hem de politik gelişmelere dair bilgi edinme, politik görüşlerini ifade etme ve sanal politik topluluklara katılma gibi hak ve özgürlüklerden mahrum kalıyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Myanmar'da darbe protestoları, internet hakkı, Clubhouse ve Boğaziçi

Bu hafta hikâyelerimizde Myanmar'daki darbeye yönelik protestolara, “internet hakkına” ve Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atanmasına yönelik protestolarda Clubhouse uygulamasının rolüne odaklanıyoruz.

11 Şub 2021

Myanmar - Ece Tugay

YAZARLAR

Nesibe Kırış

@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak