Yoganın Cinsiyeti

Geçtiğimiz yüz yıldan bugüne nasıl geldik...
Yoganın Cinsiyeti

Şu anda Türkiye’de herhangi bir yoga stüdyosuna gittiğinizde, ağırlıklı olarak, hatta bazılarında belki de sadece kadın öğrencileri görebilirsiniz. Dünya genelinde biraz daha dengeli olsa da, yine de kadın nüfusunun yoga pratiklerinde ağırlıkta olduğu aşikar. Bir yoga kampına gidiyorsunuz, 20 küsür kadının arasına serpiştirilmiş 2-3 erkek…Hatta bu konuya ilişkin sohbet ettiğinizde, “yoga mı yapacağım yani?” diye küçümseyen ve yogayı sadece kadınların yaptığı bir pratikmiş gibi algılayanlara şahitlik etmek mümkün.

Halbuki ne kadar enteresandır ki, şu an batı dünyasında “yoga” olarak bildiğimiz, “asana”, yani ağırlıklı olarak sosyal medyada gördüğümüz şekilde pozların pratik edildiği yoga tarzı ilk oluştuğunda, sadece erkekler tarafından öğretiliyor ve pratik ediliyordu. Bu yoganın günümüze kadar ulaşmasını sağlayan kişinin, Brahmin bir aileden gelen, yogayı popüler hale getirmek için bu asana dediğimiz pozları geliştirmiş olan  Tirumalai Krishnamacharya olduğunu belirtiliyor. 1900’lerin başına kadar iki elin parmağı kadar yoga pozu varken, sonrasında bu pozları geliştiren Krishnamacharya’nın çalışmaları sonucu oluşan ve günümüzde Vinyasa Yoga, Ashtanga Yoga vb. şekilde bildiğimiz poz ağırlıklı yoga stilleri, kendisinin yetiştirmiş olduğu oğlu Desikachar, Pattabhi Jois ve B.S. Iyengar isimli hocaların ekolleriyle gelişerek günümüze kadar gelmiş. 

O zamanlarda sadece erkekler bu yoga stillerini çalışır ve yoga sadece erkekler tarafından yapılırmış. Krishnamacharya eşini de eğitirmiş. Ancak eşi dışında ilk kabul ettiği kadın öğrenci Indra Devi olmuş. 102 yıllık uzun bir ömrün sahibi olan Indra Devi, yoganın yayılmasında oldukça aktif rol almış. Kaliforniya’ya giderek orada ilk yoga stüdyosunu açması ve Hollywood yıldızlarına yoga eğitimi vermeye başlamasıyla da, yoganın önlenemez yayılımı başlamış.

Neticede şu anki stillerde bildiğimiz yoga, Hindistan'dan Kaliforniya'ya gelerek ve sonra Kaliforniya’dan da çıkarak, batıda yayılmaya başladıkça, kadınların daha ağırlıklı olarak pratik ettiği bir uygulama haline gelmiştir. Yazımın başında belirttiğim gibi bu durum halen geçerliliğini korusa da, yavaş yavaş erkeklerin de yogayı pratik etmesinde bir artış gözlemlendiğini söylemek mümkün. 

Hindistan’da The Economic Times’da yer alan bir yazıya göre, “Yoga, erkeklerin fitness rutinlerine yönelik algıları ve tutumlarını değiştiriyor.

Mumbai'deki bir yoga stüdyosu olan Flow with Shruti'nin Kurucusu Shruti Shah, şöyle diyor: “Stres dolu hayatları olan erkekler, profesyonel ve kişisel yaşamları arasında bir denge kurmak için yogayı tercih ediyor. Günümüzün tempolu yaşamı çok fazla strese neden oluyor ve yoga bu durumu hafifletmeye yardımcı oluyor. Yüksek stresli mesleklerde çalışan erkekler, kafalarını boşaltmak ve zihinlerini boşaltmak için zaman ayırmaktan büyük fayda görebilir”. 

Hello My Yoga'nın Kurucusu ve CEO'su olan Shivani Gupta ise, “Yoga gurularının ve öğretmenlerinin çoğunluğu erkek olmasına rağmen, yoga bir zamanlar sadece kadınlara yönelik bir aktivite olarak düşünülüyordu” diyor. “Ancak, son yıllarda yoga spor salonlarına girdi. Ayrıca, erkekler için yoga kıyafetleri yapan bir dizi markanın yükselişinin gösterdiği gibi, yoganın zihinsel faydaları, birçok erkeği matlarını sermeye motive etti. ” diyor. 

Diliyorum ki, yoga pratiklerinin cinsiyetsiz olduğu ve ruh, beden, zihin üçlüsü için sayılamayacak kadar çok olan faydaları zaman geçtikçe daha da anlaşılır olsun. Her ne spor yapıyorsanız olun, ya da belki hiç bir aktif hayatınız olmasın; esnek bir bedeniniz olsun ya da olmasın (en sık endişe edilen ve yogaya başlanmamasına sebep olan durumlardan), yoganın kapısı her zaman, herkese açık.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

HAZİRAN ' 4

Artık devir değişti...

12 Haz 2022

HAZİRAN ' 4

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR