Yolcusuz Uçakların Yaktığı Gezegenimiz

Avrupa’da küçük bir havayolu şirketi olan Brüksel Havayolları geçtiğimiz hafta ilginç bir açıklama yaptı. Şirket 2021 kışında 3 bin adet uçuşun yolcusuz yapıldığını belirtti.
Yani 3 bin adet uçak içerisinde 1 tane bile yolcu olmadan, tam güç havalandı ve bir sonraki durağında indi. Havayolu bu kararın arkasında, kalkış ve iniş izinlerini kaybetmemek olduğunu açıkladı.
Benzer bir şekilde Brüksel Havayolları’nın ana şirketi Lufthansa Havayolları da aynı dönemde ek olarak 15 bin, yani toplam 18 bin uçuşunun aynı sebeplerden dolayı yolcusuz yapıldığını onayladı.

Bahsettikleri yasal düzen, Avrupa Birliğinin havayollarının çalışması için gerekli tuttuğu bir kural. AB’nin bu kuralı şirketlerin büyük havaalanlarında uçuşlarının en az %80’ini gerçekleştirmesini zorunlu tutuyor.
Bu kullan ya da kaybet kuralı, koronavirüs zamanlarındaki uçuşların azalmasından dolayı %50 oranına indirilse de anlaşılan havayolu şirketleri bu hedefleri tutturmakta bile zorluk çekmekte.
Belçika Hükümeti, Lufthansa’nın bu açıklamasından sonra Avrupa Birliği’nden belirtilen oranın daha da aşağı çekilmesi için talepte bulundu.
Her ne kadar sonbaharda bir artış görülse de, COVID-19 Omicron virüsünün de yayılması ile bu kışın beklenenden daha az trafiğe sahip olacağı belirtiliyor.
Lufthansa’nın kendisi ve alt şirketleri olan, Swiss International, Austrian, Eurowings ve Brussels’ın Ocak ve Şubat ayı için şimdiden 33 bin uçuşu iptal edildiği söylenmekte, bu geçtiğimiz dönemin %10’una denk geliyor.

Eğer bu kural değişmezse, sadece Lufthansa Grubu, yine 18 bin uçuşu insansız uçurmak zorunda kalacak. ABD’de bu gibi minimum uçuş konseptleri sadece, New York’taki JFK gibi dev havaalanları için geçerli.
Bununla beraber ABD’de bile 2020 sonlarında doğru yolcuların %96 oranında azaldığı görülmüş, aynı dönemde ise havayolu şirketleri uçuşların sadece %58’ini iptal etmiş. Yani bu rakamlara bakınca ABD’de bile oldukça fazla sayıda bir uçuşun yolcusuz uçtuğunu kabul edebiliriz.
Bir yandan, havaalanı için bu saatlerin tutulması, planlama ve rekabet açısından önemli iken, havayolu şirketleri için de bazı gerçekler var. Yakıtlar pahalı ve bilet satılmadan bu uçuşların yapılması zarar anlamına geliyor.
Ama daha da önemlisi iklim krizi çağındayız. Küresel hava trafiği küresel emisyonların %2,5’inden sorumlu ve mantığı tartışılan bir kuralı uygulamak için gezegene bu zararı vermek bir o kadar mantıksız.

Tabii ki, bazı havayolu trafiği kabul edilebilir, bunun karbon ayakizi de verimli yakıtlar ile azaltılabilir. Ama asıl çözüm zaten uygulanmakta. Karbon ayakizi daha düşük olan şehirlerarası tren yolculuklarının artırılması gerekmekte.
Bunu aynı şekilde daha önce de ele aldığımız Uluslararası Enerji Ajansı'da belirtmekte. Eğer 2050'da Karbon Nötr Enerjiye sahip bir ekonomi yaratmak istiyorsak, uçuşların azalması ve yerine tren yolculuklarının koyulması lazım.
Özellikle AB gibi iklim krizi konusunda kendisini lider olarak gösteren bir topluluğun hala bu gibi ikircikli kararlar veriyor olması, gelecekte çok tartışacağımız karbon nötr konusunda da satır arası kararların habercisi gibi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
On binlerce uçuşun yolcusuz yapıldığı bir sistemde, iklim krizini konuşmak
16 Oca 2022

YAZARLAR

Görkem Gömeç
Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkiler lisansından sonra, İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilir Kalkınma üzerine yüksek lisans yaptı. 7 yıllık içerik üretme deneyimini Çevreci Geek ve Yeşil Öneriler ile sürdürüyor.

Çevreci Geek
İklim haberleri üzerine yorumlar.
İLGİLİ OKUMALAR



