Yozgat'tan izlenimler: CHP'nin tarihî mitinginin ardından kentte neler konuşuldu?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Hayatın yavaş aktığı, 100 bin nüfuslu Yozgat; muhafazakar-milliyetçiliğin “kalesi”; siyasette ise yaprak kıpırdamayan bir şehirdi. Ta ki geçen aya kadar...
Toplumsal meselelerde gerçekte yaşanan, çoğunlukla yüzeyde görünenden farklıdır. Yozgat bunun istisnası olmadığını, dün CHP’nin burada düzenlediği mitingde gösterdi. Mitingi izleyen Yozgatlılara kalabalığı nasıl bulduklarını sorduğumda şu cevabı aldım:
“Son 50 yılda bu büyüklükte bir mitingi 1983’te Özal, 2002’de Erdoğan toplayabildi. CHP gövde gösterisi yaptı.”
Aslında Yozgat, iktidara dair şikayetlerini son yerel seçimlerde de ifade etmişti. O seçimde CHP’nin aldığı 1.007 oy, ana muhalefet partisinin buradaki potansiyelini göstermesi açısından bir ölçü değildi. Burada iktidara öfkeli seçmen, AKP ve MHP’nin karşısında en güçlü gördüğü Yeniden Refah Partisi’ne (YRP) yönelmiş ve merkezdeki belediye seçimini YRP kazanıp, AKP kaybetmişti.
Benzer bir dönüşüm Anadolu’nun pek çok kentinde de yaşanmıştı. Örneğin 2014 ve 2019 seçimlerinde Afyon ve Kastamonu’da varlık gösteremeyen CHP, 2024 yerel seçimlerinde yüzde 50 oy aldı. CHP’nin Yozgat mitingi, gelecekte benzer bir teveccühün burada da gösterilebileceğinin işareti olarak görülebilir.
Yozgat’ın hikayesi
Yozgat’ta CHP’nin miting kararını duyunca, bir sosyal bilimci olarak ilk etapta şaşırdım. Bu alışılmışın dışındaydı. Ancak İmamoğlu’nun tutuklanması sonrasında Özgür Özel ve CHP’nin krizi yönetme stratejisinde giderek el yükseltmesinin de en cesur adımıydı.
Biraz da sezgisel olarak bu tarihî mitinge tanıklık edebilmek için uzun bir araba yolculuğundan sonra sabahın ilk ışıklarıyla Yozgat’a geldim. Öncesinde şehirde görüşeceğim kişileri belirleyip hazırlık yapmıştım. Konuştuğum Yozgatlılar son günlerde yükselen muhalif dalganın başrolünde olmaktan oldukça mutluydu. Çiftçi eylemleri ve kalabalık mitingle, özellikle de “Devlet turpunan şalgamınan idare edilmez” sözüyle dün itibarıyla Türkiye’nin gündemine oturmaktan gurur duyuyorlar.
Burasının kimsenin kalesi olmadığının, gidişata yönelik ciddi itirazları olduğunun altını çizdiler. Özgür Özel’in kullandığı "muhafazakar demokratlar" tabirinin burada görüştüğüm kişileri tam olarak tanımladığını söylemeliyim.
Yozgat için bardağı taşıran damla, İmamoğlu’nun tutuklanması olmuş. Bunu millet iradesine müdahale olarak görüyorlar. Konuştuğum vatandaşlar “Akşam diplomasını iptal et, sabahına tutukla. Amaç yolsuzluğu soruşturmaksa iktidarın belediyeleri neden hiç soruşturulmuyor?” diye soruyor.
19 Mart sonrasında, Aydıncık ve Kazankaya kasabalarında yaşayan çiftçiler de traktörlerle konvoy yaparak bu durumu protesto etmişlerdi. CHP’nin Yozgat ilçe başkanlarının yarısının çiftçilikle uğraştığı düşünüldüğünde, bir tarım kenti olan Yozgat’ta gidişata dair bir protesto yapılacaksa bunun en doğal yolunun bir traktör konvoyu yapmak olduğunu söylemeliyim. Çiftçilerin bu protesto eylemi için kendilerine 993'er lira ceza yazılmış. Bu cezanın Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu tarafından sahiplenilmesi ve ardından CHP’nin burada bir miting düzenleyeceğini açıklaması sadece Yozgat’ı değil civar şehirleri de hareket geçirmiş.
Mitinge kimler katıldı?
CHP’nin düzenlediği kalabalık mitingin ülke gündemine oturması burada da tartışıldı. Bir kahveci “Ben 50 yıldır CHP’nin burada miting yaptığını görmedim. Hep AK Parti ve MHP vardı” diyordu. Kuşkusuz alanda çevre il ve kasabalardan gelen vatandaşlar da vardı. Ancak bunları "taşıma kalabalıklar" olarak tanımlamak yanlış olur. Tokat’tan gelen bir emekli coğrafya öğretmeni şöyle diyordu:
“Ben CHP’li bile değildim. Ama İmamoğlu’na yapılanı kabul edemem. Samsun’a gittim. Buraya geldim. CHP’ye de üye oldum.”
Sadece miting meydanı değil, çevresindeki sokak ve caddeler de kalabalıktı. Yozgat'ta fabrika yok. Kent merkezinde hatırı sayılır sayıda memur var. Memurların sorun yaşamamak için mitingi meydandan değil de, çevresinden izlediğini söylediler. Çiftçilerin mitinge ilgisi ise yüksekti. Çok sayıda traktörle adeta kent merkezine aktılar. CHP’nin çiftçilere kesilen cezayı ödemesi bir desteğin ötesinde anlam taşıyordu. Ana muhalefet partisi “Ben sizin arkanızdayım” mesajı vermiş, çiftçiler de bu mesajı almıştı.

Fotoğraf: Behlül Özkan
Miting meydanının etrafını dolaşırken gördüğüm manzara, Türkiye’nin geleceğine dair çok şey söylüyordu. Kasketli çiftçiler, başörtülü kadınlar, gençler, yerel esnaf, sakallı-takkeli erkekler... Hepsi Özgür Özel’in ne diyeceğini merak ediyordu. Mitingi ilgiyle dinleyip ne söylediğine, neyin altını çizdiğine pür dikkat kesilmişlerdi. Verilen mesajları muhakeme edip, kendi dünya görüşlerine göre anlamlandırdılar.
Yozgat’ta konuştuğum ve gözlemlediğim vatandaşlardaki siyasi bilinç düzeyi, herhangi bir Avrupa ülkesinden farklı değildi. Hatta fazlası var, eksiği yok desem abartmış olmam.
- Benim buradan çıkardığım en önemli sonuç şu: Eğer Türkiye’yi Rusya tipi bir otoriter rejime dönüştürme hayali kuranlar varsa Yozgat buna geçit vermemeye kararlı.
Çünkü Türkiye, seçimle iktidar değiştirmenin lezzetini bilen bir halkın ülkesi. Ve bu halk, bu ayrıcalığı kolay kolay teslim etmeye niyetli değil.
Yozgat’a göre siyasi denklem
Şimdiye kadar AKP’yi destekleyen Yozgatlılar, son dönemde gidişattan memnun değil. Emekliler, çiftçiler ekonomik sorunlardan şikayetçi. Temel mesele çok açık: “Geçinemiyoruz” diyorlar.
AKP merkezinin sorunlarıyla ilgilenmemesi, dahası merkezin artık AKP teşkilatını bile dinlememesi tepkiye yol açmış. Sadece şehir merkezi YRP’ye geçmekle kalmamış, kudretli Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın memleketi Çekerek’te, Bekir Bozdağ’ın doğduğu Akdağmadeni’nde de 2024 yerel seçimlerini MHP kazanmış.
- Cumhur İttifakı'nın tepede yürüdüğünü ama yerelde iki parti arasında ciddi rekabet olduğunu ve benzer bir uyumun tabanda olmadığını vurguladılar.
Yozgatlılar, AKP’nin halktan koptuğunu, bunu en iyi AKP mitinglerinde gördüklerini söyledi. Eskiden AKP mitinglerine kasketli çiftçiler gelirken artık “dar paça pantalonlu, lüks araba anahtarlıklığı sallayanlar” meydanlarda görünür olmuş. 4 yıl önce uyuşturucu kullanırken çekildiği iddia edilen görüntüleri sosyal medyada paylaşılan AKP Yozgat Merkez İlçe Başkanı, geçen yıl düzenlenen bir uyuşturucu operasyonu sonrası tutuklandı. Ülke gündemine bu şekilde gelmenin Yozgatlıları rahatsız ettiğini söylememe gerek yok.
"AKP gidişatı tersine çevirebilir mi?" diye sorduğumda hemen hepsi geçmişte AKP’ye oy verseler de bundan pek umutlu olmadıklarını söylediler. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize'deki AKP Kongresi'nde “Partiyi ticarethaneye çevirirsiniz” uyarısını yapsa da partide pek karşılığı olmamış. Sorunun yerelde değil, merkezde olduğunun altını çiziyordu Yozgatlılar.
- Yozgat merkezde AKP’nin 20 binin üstünde üyesi var. Ancak 2024 seçimlerinde AKP’nin burada aldığı oy 12 bin. Yaşanan sorunlar ve kopuş nedeniyle üyelerinin yarısı partiden yüz çevirmiş.
Öte yandan AKP’den bu duygusal kopuşa rağmen Yozgat, CHP’nin Afyon ve Kastamonu gibi şehirlerde gösterdiği performanstan çok uzaktı. Hem Afyon hem de Kastamonu’da önce milletvekili olarak halka kendini kanıtlayan Burcu Köksal ve Hasan Baltacı, 2024’te AKP’nin kaleleri olan bu şehirlerde belediyeleri kazandılar. 2018’de Yozgat’tan uzun yıllar sonra CHP milletvekili seçilen Ali Keven ise benzer bir çıkışı yapamadı. Seven, daha yaşlı bir kuşağı temsil ediyor. Kentte ciddi bir rüzgar estirememiş. Yerelde yaşanan yolsuzlukları Meclis'te gündeme getirmekte başarılı olamadığını ifade etti görüştüğüm kişiler.
- Yerelde kazanmanın en önemli koşulu güçlü adaylar ve güçlü bir yerel teşkilat. CHP bunu başarabildiği yerlerde o yerelin milliyetçi ya da muhafazakar olması pek de önemli olmamış.
Şu soruyu sorarak bitireyim: CHP ve Özgür Özel son bir ayda yakaladığı çıkışı devam ettirebilir mi? Aktif ve enerjik bir siyasetçi olarak tanımlayabileceğimiz Özgür Özel, son krizle kendisi gösterme fırsatı buldu. Özel, öncesinde de normalleşme, kırmızı kart gibi çıkışlar yapmış ama bunlar CHP tabanında bile tepki çekmişti. Ancak İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla partisi için krizi fırsata çevirdi. Sürekli el yükselterek özellikle “darbe ve cunta” söylemiyle iktidarı epeyce rahatsız ettiği aşikar.
Bundan sonrası için önündeki en büyük soru, bunu uzun vadeli bir muhalefet stratejisine ve CHP’ye iktidar yolunu açabilecek bir politikaya dönüştürüp dönüştüremeyeceği.
Son bir aydır birlikte hareket ettiği gençlere, Yozgat’ta traktör konvoyu yaptığı çiftçilere parti teşkilatını açabilecek mi? Tüm bunları yapabilecek bir ekibi var mı? Bu soruların cevapları sadece CHP’nin değil, Türkiye’nin de geleceğini belirleyecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Behlül Özkan
Akademisyen. Behlül Özkan, Fletcher School of Law and Diplomacy, Tufts Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler alanında doktora (2009) ve yüksek lisans (2005) derecelerine sahiptir. Lisans derecesini (1998) Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden almıştır. Türkiye siyaseti, Soğuk Savaş dönemi güvenlik ve istihbarat, jeopolitika ve Siyasal İslam üzerine akademik makaleleri bulunmaktadır. 2012 yılında Yale University Press’ten çıkan kitabı Türkçe Kırmızı Kedi Yayınevinden Türkiye’de Milli Vatanın İnşası başlığıyla yayımlandı. Türkiye’nin Soğuk Savaş Düzeni başlıklı kitabın (Tolga Gürakar ile birlikte, Tekin Yayınevi, 2020) editörüdür. 2019 yılında Gerda Henkel Stiftung’tan, 2022 yılında IWM’den araştırma bursu almıştır.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR


