Yurt Dışına Çıkış Harcına Afaki Zam Planları

Yurt dışına çıkış harcına yüksek oranda zam yapılması bekleniyor. İlk olarak Bloomberg’ten Fırat Kozok’un haberleştirdiği taslak düzenlemeye göre temmuz ayında yapılacak zam dalgasında 150 TL olan yurt dışına çıkış harcı 1500 liraya çıkacak.[2] Bazı kaynaklar ise harcın 3000 liraya yükseltileceğini ifade ediyor. Neyse ki 3000 lira önerisinin daha eski bir belgeye dayandığı ortaya çıktı.[3] Henüz yüzde kaç zam geleceği kesinleşmese de “yeniden değerleme” oranının misliyle fazlası bir artış olacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Geleneksel ve sosyal medyada zam haberlerinin yayılması üzerine bazı vatandaşlar mevcut bedeli üzerinden harç pulu stoklamayı çözüm olarak gördü. Ne var ki kısa bir süre içinde Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) bir açıklama yaparak harç pulu stoklamanın zam artışının etrafından dolanmaya çözüm olmayacağını duyurdu: “Yurtdışına çıkış harcının, yurtdışına çıkış tarihinde yürürlükte bulunan tutarlar üzerinden ödenmesi gerekir. Dolayısıyla çıkan haberler nedeniyle bugünden harç pulu satın almak veya diğer yollarla harcı ödemek, çıkış tarihinde geçerli tutarın ödenmeyeceği anlamına gelmez.”[4]
Siyasi partiler de kamuoyunu meşgul eden bu afaki zam beklentisine karşı seslerini yükselttiler. İYİ Parti milletvekili Kürşad Zorlu harcın topyekûn kaldırılmasına ilişkin bir teklifi TBMM’ye sundu. Memleket Partisi lideri Muharrem İnce hükümete “Yurtdışına çıkan vatandaşlardan alınan harç hangi hizmetin karşılığı alınmaktadır?” sorusunu yöneltti. CHP lideri Özgür Özel de “150 lira olan yurt dışı çıkış harcını 3 bin liraya çıkarmaya niyetlenmişler. İğneden ipliğe her şeye zam gelecek” ifadelerini kullandı.
1500 liraya çıkması durumunda Türkiye yaklaşık 45 dolar ile vatandaşlarından en yüksek yurtdışına çıkış harcı alan ülke konumuna gelecek. Halihazırda dünyada en yüksek pasaport harç bedeli alan ülkelerden biri olan Türkiye’de yurtdışına çıkış harç pulunun da ciddi oranda artmasıyla ve uçak bileti alırken ödenen vergi ve harçlarla birlikte düşündüğümüzde, Türkiye vatandaşlarının yurt dışına seyahat etmesi en pahalı olan ülkelerden biri olacak. Ekonomik kriz, değerini kaybeden Türk lirası ve vize masraflarının halihazırda zorlaştırdığı yurtdışı seyahatleri bu zam dalgası ile daha da zor hale gelecek.
Bunun potansiyel sonuçlarından biri, tatil amaçlı yurtdışına giden kişi sayısını azaltarak talebi iç piyasaya yönlendirmek ve nihayetinde Türkiye’de, özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında, tatil yapmayı daha maliyetli hale getirmek olacaktır. Bilindiği üzere bu bölgelerde konaklama ve yeme-içme fiyatları oldukça yüksek. O kadar ki, birçok sosyal medya kullanıcısı gittikleri Yunan adalarının çok daha ucuz olduğunu, Türkiye’den daha ucuza tatil yaptıklarını gösteren paylaşımlar yaptılar. Şimdi, beklenen düzenleme ile, bu kişilerin maliyet hesaplarına neredeyse vize masrafı kadar bir de yurtdışına çıkış harcı eklenecek. Bu durumda, yurtiçi tatil beldelerine talep artabilir ve dolayısıyla yurtiçinde fiyatlar daha da artabilir.
Ayrıca, bu taslak düzenlemenin ülke vatandaşlarının seyahat özgürlüğünü kısıtladığını belirtmek gerekir. Hukukçu Gönenç Gürkaynak’ın değerlendirmesine göre, yapılması halinde bu yüksek zam oranı Anayasanın 23. Maddesini ihlal edecektir.[5] Gürkaynak’a göre harç adı verilmiş olsa da bu tutara doğrudan bağlı ayrı bir kamu hizmeti tarifi yok. Başka bir ifadeyle Türk vatandaşlarının yurtdışına çıkarak edindikleri bir kamu hizmeti bulunmamaktadır. Dolayısıyla bunu bir harç değil vergi olarak görmek gerekiyor. Öte yandan, Anayasa’nın 23. Maddesine göre yurt dışına çıkma özgürlüğünün ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararı ile sınırlanabilecek olması karşısında, vatandaşların bahsi geçen vergiyi ödememesi durumda yurt dışına çıkmalarının engellenmesi Anayasa tarafından güvence altına alınan seyahat özgürlüğünün “gerekçesiz, orantısız ve hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde” kısıtlanması anlamına gelmektedir. Bu durum, Gürkaynak’a göre, şöyle bir senaryoyu doğurabilmektedir: “100 milyonlarca TL gelir vergisi borcu olan yahut hakkında kamu zararına yol açmaktan 100 milyonlarca TL'lik davası yürüyen kişiler mahkeme hükmü kurulmaksızın ellerini kollarını sallayarak yurt dışına çıkabilirlerken, aynı anayasal seyahat özgürlüğünden yurt dışına çıkış vergisini o anda ödememiş bulunan kişiler istifade edememektedir.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
AYM’nin Hükümet Sistemi Değişikliğine İlişkin İptalleri, Yurt Dışına Çıkış Harcına Afaki Zam Planları, ISO 500 neler anlatıyor?
01 Tem 2024

YAZARLAR

Ömer Faruk Şen
2015 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Şen, Fulbright bursiyeri olarak Missouri Üniversitesi’nde siyaset bilimi doktorası yapmaktadır. Uluslararası para sistemi, yükselen güçler, dolar hegemonyası ve digital paralar gibi Uluslararası Politik Ekonomi (UPE) konularında çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR



