🍩 Zor Bir Günün Ardından En Sevdiğimiz Tatlıya Sarılmak

Kendinizi iyi ve “normal” hissettiğiniz bir anı düşünün. Böyle anlara bazen “Keşke hep öyle olabilsem.” gözüyle baksak bile, duygularımız ve oluşturdukları etkiler düşündüğümüzden bile daha çeşitli. Duygu durumumuz düşüncelerimizi, enerjimizi, uyku düzenimizi, ilişkilerimizi yoğun bir şekilde etkilediği gibi yeme düzenimizi, iştahımızı, yani kısacası yemekle kurduğumuz ilişkiyi de etkiliyor. Örneğin, hüngür hüngür ağlarken ilk durağınız peçete yerine çikolatalı kek oluyorsa ya da bir sınava çalışırken ders materyallerinden çok atıştırmalıklara dalıyorsanız (ve tabii ki, bu size kötü hissettiriyorsa) bu bülten tam size göre.
“Normal” olmayıp uçlarda hissettiğimiz bazı anlarda onlarca seçenek varken neden yemeğe yöneldiğimizi düşünelim: Araştırmalar, duygusal yemenin kişiye bir baş etme mekanizması olarak hizmet ettiğini ortaya koyuyor. Genel bir çerçeve çizmek gerekirse kötü hissetmekle başlayan süreç, iştahlanma ve duygusal yemeyle devam edip sonrasında duygu durumundaki olumsuzluğun azalmasıyla son buluyor. Vücudumuzdaki hormonlar ve ödül sistemi de bu zincirden etkileniyor. Kişi, “o şekilde” hissederken yemenin kendisine iyi geldiğini öğrenip her kötü hissettiğinde bunu uygulamaya devam ediyor. Böylece karşımıza, sistematik olarak işleyen, kötü günlerin yardımcısı gibi görünen bir baş etme mekanizması çıkıyor. Hatta bir araştırmaya göre bu sistematik olmak zorunda bile değil: Bir sınav esnasında sandviç ikram edilen öğrencilerin stres seviyeleri sandviç verilmeyen öğrencilerden daha düşük çıkıyor.
Durum sistematik bir hale dönüştüğünde ise duygusal yeme davranışı artarak ilerleyen ve sonu olmayan bir kısır döngü olarak karşımıza çıkıyor. Yemek, o anki duyguları bastırsa ve o anlık iyi hissetmeyi sağlasa bile, kalori alımından duyulan suçluluk, genel olarak baş etmeye çalışılan duyguya ekleniyor. Duygusal yeme davranışının daha çok anksiyete ya da depresyon için bir baş etme yöntemi olarak kullanıldığı görülüyor. Duyguların dışa vurulmaması ve birikmesi, can sıkkınlığı ve çocukluktaki beslenme alışkanlıkları duygusal yemenin sebepleri arasında gösteriliyor. Öte yandan duygusal yeme, yeme bozukluklarının habercisi olarak da karşımıza çıkabiliyor. Yapılan bir araştırmada, duygusal yeme tepkisinin en çok tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip (binge eating) ya da bulimiası olan kişilerde görüldüğü ortaya konuluyor.
Peki ya böyle bir döngü içerisinde olduğumuzu fark ettikten sonrası? İlk olarak, bir uzman yardımıyla bunun bir yeme bozukluğu mu yoksa başka bir problemi telafi etme çabası mı olduğunu anlamak fayda sağlıyor. Cevap her zaman birinden biri olmak zorunda değil, her ikisi birden de olabilir fakat bu durum çözüm bulamayacağımız anlamına gelmiyor. Kendi başımızayken yemek yeme isteğimiz tetiklendiğinde şu soruları sormak kendimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir (Sesli olarak da sorabileceğinizi unutmayın!):
Şu anda nasıl hissediyorum? Duygularım neler?
Şu anda stresli olduğum için mi yiyorum, yoksa karnım gerçekten aç mı?
Daha iyi hissetmek için yemek yiyor muyum?
Tıkınırcasına yeme kısa bir süre iyi hissettirdikten sonra dibe çökmüş gibi hissetmeme neden oluyor mu?
Çevremde yemekle ilgili bir şey varken kontrolsüz ya da güçsüz hissediyor muyum?
Kendimi yemekle ödüllendiriyor muyum? Beslenmek için illa onu “hak etmem” gerekiyor mu?
Bu soruların yanında, duygusal yemenin temelinde bir alışkanlık olduğunu hatırlamak da yararlı olabilir: Her alışkanlık gibi, bunu da kısıtlamanın ya da sona erdirmenin farklı yolları bulunuyor. Durumu açıklayabileceğiniz bir sosyal destek ağı oluşturmak, duygusal yeme günlüğü tutmak, bilinçli farkındalık (mindfulness) egzersizlerine başvurmak, farklı ve daha yararlı bir alışkanlık buluncaya kadar “alışkanlık keşfi”ne çıkmak en yaygın önerilen yöntemler arasında.
Kısacası, yemek yemek bazılarımız için sıradan bir aktivite olduğu gibi bazılarımız için ise içinden çıkılamayan, suçlu hissettiren ya da zor anlarda sıkça başvurulan bir aktivite olabiliyor. Yemek yemenin bu “karanlık tarafında” ise kendimize duyduğumuz şefkat ve duraklayıp “Şu anda neye ihtiyacım var?” diye sorabilmek büyük bir önem taşıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Kendimi çok kötü hissediyorum. Hemen bir şeyler yiyerek keyfimi yerine getirmeliyim.
28 Nis 2022

YAZARLAR

Yakın İlişkiler
İlişkilere bilimsel bir bakış açısı!
İLGİLİ OKUMALAR


