

Wainer: Her yeni başlangıç, bu yüzden kutlanmayı hak eder… On, dokuz, sekiz… Yeni yıl, yeni bir biz. Yeni başlangıçların saati Wainer , yeni yılla birlikte atacağımız tüm yeni adımları, yeşeren tüm yeni umutları, koyacağımız tüm yeni hedefleri ve yeni başlangıçlarımızı kutluyor. Yedi, altı, beş, dört… Kendimizi yeni bir yılın getirdiği sonsuz ihtimallere teslim etmek için birkaç saatimiz var. Yeni bir iş, yeni bir ev, atılacak bir sürü yeni macera 2023’te bizleri bekliyor. Tüm bu kararların eşiğindeyken yakınımızda olan Wainer, yeni başlangıçlara özel bir çalma listesiyle bu değerli karar anlarını hafızamızda ölümsüzleştiriyor. Üç, iki, bir, sıfır. Her saniyenin değerini oldukça iyi bilen Wainer, arkamızda bırakmak üzere olduğumuz yılı sevgiyle uğurlamaya ve yeni yılı beraberinde getirdiği tüm yeniliklerle birlikte karşılamaya davet ediyor. Wainer’in Jan van Ijken ’in ödüllü kısa filminden sahnelerin ve Nejat İşler ’in büyüleyici sesinin eşlik ettiği yeni başlangıçlar filmini izlemek için burayı ; yeni başlangıçlarınıza eşlik edecek Wainer modellerini keşfetmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Bir zamanlar, henüz 18 yaşında, özgürlük ve var olabilme telaşında, yaşamın anlardan ibaret olduğunu düşünürdüm. An kelimesinin en kitsch popüler kültür fenomenleri ve kişisel gelişim söylemleri içerisinde sakız olduğu şu günlerde bile hâlâ insanları en çok “şimdi ve burada” hissettiren, heyecanlandıran zamanların telefondan uzak bir sofrada, bir kafede, bir sokakta, bir konserde zamanı durdurabildikleri anlar olduğunu görüyorum.
Yıllar geçtikçe daha çok fark ediyorum ki yaşam anlardan değil, bazen görünür bazense tamamen gizli bir ritimden oluşuyor. Ritim oldukça ilginç, büyüleyici ve katı bir kelime. Herhangi bir ses bütününün neden müzik olup olmadığı sorusuna verilecek onlarca cevap arasından en baskın geleceklerden biri şüphesiz, ritmin varlığı olurdu.
Ritim, kökeni Latince “akmak” anlamına gelen “rhein”a uzanan bir kelime; Türkçe’de “dizem” ya da “Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım” anlamına geliyor. Alternatif anlamları ise şöyle: “Kimi olayların birbiri ardına gelmesiyle oluşan durum. Şiirde ve düzyazıda vurgu, uyum. Ezgi ve uyumla birlikte müziği oluşturan bir öge olarak vurgu, seslerin yinelenmesiyle oluşan düzen.”
Kişisel hayatlarımızın, ailelerimizin, gruplarımızın ve tüm organizasyonların, mahallelerin, ülkelerin, dünyanın ritimleri var. Ekonomi ya da politika tarihi okumak bu ritimlerin nasıl aktığını ve nasıl akacağını görebilmek için mucizevi bir kapı aralıyor. Ritim, tarihin her döneminde devam ediyor.
Bizim için 2022 yılında bu ritim, inanılmaz bir ritimdi. Bugünlerde, 2019 sonbaharında başladığımız Aposto’nun 3. yılını dolduruyoruz. 2019’dan bu yana dünyada ve Türkiye’de olup bitenleri düşünmek şüphesiz çok şaşkınlık verici. Covid-19, ekonomik krizler, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, enerji krizi ve tüm dünyayı derinden sarsan pek çok olayın arasında; bugün geri dönüp baktığımızda ritmin nasıl belirsiz ama kayıtsızca aktığını daha net görüyoruz.
Bu 3 yılın ardından bugün; Aposto’yu 1,2 milyonun üzerinde yayın aboneliğiyle sizlere ulaştırmanın gururunu yaşıyoruz. İlk başladığımız günden beri dünyada ve Türkiye’de bilgiyi kolay erişilebilir, tatmin edici ve güvenilir bir şekilde aktarmayı amaçlarken karşımıza çıkan yüzlerce partnerin, yazarın, hikâye anlatıcısının varlığından tam olarak haberdar değildik. Bugün Aposto’yu yazılı ve sesli dijital yayınlar sunan bir medya servisi olarak sunarken birlikte üretebildiğimiz, bir bütün olabildiğimiz herkesin varlığından ötürü çok şanslı, mutlu ve umutlu hissediyoruz.
Peki sizin bu yılki ritminiz tam nasıldı derseniz, 2022 bizim için çok renkli bir yıldı. Haziran ayında “Aposto 2.0” sloganıyla e-postanın bize imkân sağlamadığı pek çok özellikle birlikte Aposto yayınlarının tek bir çatı altında takip edilebildiği mobil uygulamalarımızı yayına aldık. Yayınlarımızın tüm arşivini mobil uygulamalarımıza taşıdık, okuma listesi gibi özellikler ve tüm içeriklerimizin kategorik olarak keşfedilebildiği alanlar ekledik.
Eylül ayında aposto.com’u yayına alarak masaüstünde tüm yayın dünyamıza yeni bir keşif alanı açtık.
Birkaç hafta önce pek çok özelliği ve sınırsız yayın takip etme imkânını sunan Aposto Premium’u yayına aldık. Tek bir abonelik modeliyle üretimlerimizin internet erişimi olan herkes tarafından ulaşılabilir olmasını öncelerken servislerimizin sürdürülebilir bir finansal model üzerinde durmasına imkân sağladık.
E-posta “gürültüden uzaklaşabildiğimiz” en özgür mecralardan biri olmaya devam etti. Çevrimiçi olmanın baskısını hissetmeden, hiçbir sosyal medya uygulamasını açmadan hem dünyada ve Türkiye’de neler olup bittiğini hem de tüm yayınlarımızın son sayılarını e-posta üzerinden okurlarımıza ulaştırabildik.
Böylelikle Aposto’da yayınlarımızı üç temel mecradan sunabilmeye başladık: E-posta, mobil uygulama, websitesi.
2022 içerisinde ekibimizi büyüttük. Bugün sayısı 50 kişiye yaklaşan, kelimenin tam manasıyla rengârenk bir ekip hâline geldik. Yıl boyunca yazılı yayınlarımız ile toplam 4500 sayı, sesli yayınlarımız ile 500’ün üzerinde podcast yayımladık.
Çocukluğumuzdan beri hayranlıkla takip ettiğimiz dergilerin dijital arşivlerini, eski gazete kupürlerinden oluşan seçkileri, her gün takip ettiğimiz uluslararası yayınların içeriklerini, iş dünyasının farklı sektörlerini analiz eden yayınları Aposto okurlarıyla buluşturmaya başladık.
Aposto Europe ile Avrupa odaklı en önemli haberleri her sabah İngilizce olarak Avrupa okurlarımızla buluşturduk.
Yurtdışından yayınları Türkiye’ye taşıdık ve önemli bulduğumuz köşe yazılarını hem İngilizce hem de Türkçe çevirileriyle birlikte sunmaya başladık.
Sene boyunca Galata’da ve Levent’te sayısız gündüz ve gece, Türkiye’de medyanın geleceği üzerine ve kendi geleceğimiz üzerine düşündük. Kolay zamanlarda değil, zor zamanlarda burada olmanın, burada üretmenin değerini fark edip işimize yeniden dört elle sarıldık.
Aposto yayınlarını günümüz için tasarlanmış gazete ve dergiler olarak nasıl geliştirebileceğimiz üzerine yüzlerce fikir geliştirdik, denemeler yaptık.
Gündem, iş dünyası, teknoloji, politika, spor, finans, müzik, sinema, sanat, seyahat, yemek, edebiyat, tarih ve daha pek çok alanda derlemeler, iç görü yazıları, incelemeler, makaleler yayımladık.
Kelimelerin, iyi anlatılmış bir hikâyenin gücünü yeniden ve yeniden keşfettik. Aposto’da yayımlanan her yazının, her incelemenin, her analizin, her röportajın kelime kelime keyfine vardık. Sizlerle bu hikâyeleri buluşturabilmenin mutluluğunu yaşadık.
En baştan beri olduğu gibi “bireysele indirgenmiş viral içeriklerin” yanında değil; eski gazete ve dergilerin editoryal olarak güçlü, özenle derlenmiş ve iyi hikâye anlatıcılığı köklerinden beslenen yayınlara zaman ve emek harcamaya devam ettik.
Toplumsal anlamda pek çok belirsizliğin, eşitsizliğin, adaletsizliğin, krizin ortasında oldukça zor günler yaşasak da her gün yazmanın, üretmenin, hikâye anlatmanın tatminini yeniden keşfettik.
Bugün, dijital hayatlarımız statü ya da algoritma bazlı, kolay harcanıp atılan, düşünmeyi değil tüketimi önceleyen bir içerik dünyasından oluşuyor. Sosyal medyada farkında bile olmadığımız huzursuzluklar, güvensizlikler içerisindeyiz. Tüm bu kaosa karşı nitelikli bir hikâye anlatıcılığı kültürünü, tatmin edici bir dijital ürün deneyimini ve güvenilir bilgi alma özgürlüğünü varlık amacımız olarak belirliyoruz. 2023’te Türkiye’de ve dünyada, dijital hayatlarımızda yaşadığımız her türlü kaosa karşı burada sımsıkı bir şekilde durduğumuzu, duracağımızı ve durmaksızın en iyi ürünleri ortaya çıkarmak için çalışacağımızı tüm okurlarımızın gönülden bilmesini isterim.
2023’te Türkiye’de daha fazla nitelikli içerik üretiminin, gazeteciliğin, dergiciliğin, internet yayıncılığının ortaya çıkması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Türkiye’de yeni medyanın; bu alan üzerine çalışacak üniversite mezunları, bu alana yatırım yapacak yatırımcılar ve güvenilir bilgiye özgürce ulaşmak isteyen herkes adına parmakla gösterilecek bir endüstri olması için gece gündüz çalışacağız.
Yaşamın şaşırtıcı, güçlü, durdurulamaz bir ritmi var. Ekonomik krizler, siyasi ve toplumsal düzenler binlerce yıldır sayısız dalgalanma yaşarken bu ritim varlığını sürdürdü, sürdürmeye devam edecek. Tarih boyunca tek bir uca kayan dalgalanmalar, er ya da geç, kendini nasıl dengelediyse yarın da aynı ritim, kendini yeniden dengeleyecek.
Bu ritmin içerisinde biz, umutsuzluğa kapılmayı değil müzik yapmayı tercih ediyoruz. Sizlere 2023 içerisinde yepyeni yayınlarla, uygulamalarımız içerisinde geliştirdiğimiz ve paylaşmak için can attığımız özelliklerle, uluslararası içeriklerimizle ve hepsinden öte umudumuz, üretim hevesimiz, heyecanımızla ulaşmaya devam edeceğiz.
Üçüncü yılına giren bir ekip olarak kısa vadeli çıkarları ya da “başarı anlarını” değil, uzun vadeli toplumsal ve kültürel dönüşümleri, “ritmin kendisini” önceleyeceğiz.
Sabır, disiplin ve çalışkanlıkla üretim yapacağız. Anlık başarı ya da başarısızlıklarla değil; bütünsel, kararlı planlarla ilerleyeceğiz.
Etrafımızda her ne olursa olsun, şikayet etmeye değil çözüm üretmeye odaklanacağız.
Açık fikirli, açık sözlü ve dengeli olacağız. Sorumluluk alacağız.
Ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici her yaklaşım, söylem, yöntemin karşısında olacağız.
Nereli olduğu, hangi dili konuştuğu, nereden geldiği, nereye gittiği, kime aşık olduğu, neye inandığı, hangi renk olduğundan bağımsız; herkes için adil ve eşit bir dünyayı savunmaya devam edeceğiz. Her türlü ayrımcılığın sonuna kadar karşısında kalacağız.
Çalışan bir demokrasi için çalışan bir medyanın olması gerektiği inancıyla bu endüstriyi Türkiye’de ve dünyada yeniden inşa etmeye devam edeceğiz.
Anları değil, ritmi önceleyeceğiz. Anları değil, ritmi hatırlayacağız. En iyi ve en kötü anlar gelip geçecek olsa da ritmin her zaman devam edeceğini, baskın geleceğini unutmayacağız. Ritmi bir zorunluluk gibi değil, yaptığımız müzik için bir zemin olarak göreceğiz.
Hayatta her zaman olabileceği gibi, bizim de bu yıl içerisinde hatalarımız, yeterince iyi sunamadıklarımız olabilir. Gelişmeye, öğrenmeye, deneyip yanılmaya ve daha iyisini yapmaya devam edeceğiz. Uygulamalarımızda, websitemizde, içeriklerimizde gideceğimiz çok yol var. Çözeceğimiz, geliştireceğimiz, çok daha pürüzsüz bir hâle getireceğimiz pek çok ürünümüz var. Hepsini teker teker fark edip, her gün iyileştirmeler yapmaya devam edeceğiz.
Her an, her gün, her zaman fikirlerinizi bekliyoruz. Önerilerinizden, eleştirilerinizden, düşüncelerinizden besleniyoruz. Beslenmenin ötesinde, bu geri dönüşlerle kendimizi var ediyoruz. Bu geri dönüşler olmasaydı, biz de olmazdık. İyi ki varsınız.
2023, Türkiye ve tüm dünya için adil, adaletli, barışçıl, güzel bir yıl olsun.
Galata’dan sevgiler,
– Orhun
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Mutlu yıllar! 2022 Aposto için nasıl geçti, 2023’te bizleri neler bekliyor? CEO’muz Orhun Canca yazdı. Aposto editörleri yeni yıl dileklerini paylaşıyor.
31 Ara 2022

YAZARLAR

Orhun Canca
Aposto'nun kurucu ortağı ve CEO'su.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





