4 günde yemek ulaştıramayan Kızılay

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
155 yıllık bir kurum olan Kızılay’ın mevcut üst düzey yöneticileri, daha önce AK Parti’de yöneticilik yapmış ya da çeşitli görevler için aday adayı olmuş kişilerden oluşuyor. Özellikle BirGün gazetesinin kurum hakkında ortaya çıkardığı pek çok skandal, Kızılay’a olan toplumsal güvenin neden azaldığını da özetliyor.
Cumhuriyet'ten Bora Erdin, Kızılay’ın Kahramanmaraş’taki ilk yardım eğitim merkezini 2 Ocak’ta kapattığını ve bu merkezlerden Osmaniye, Kilis, Gaziantep ve Adıyaman’da ise hiç olmadığını haberleştirdi. Başlı başına bu haber bile, şiddetli bir deprem olabileceğine dair bilimsel raporların olduğu bir bölgede Kızılay'ın afete hazırlıksız olduğunu gösteriyor.
2021 yılı gelirinin 7 milyar 935 milyon lira olduğu bilinen kurum, 2019’da holdingleşse de depremde vatandaşlara temel ihtiyaçları zamanında temin edememekle eleştiriliyor. Deprem bölgesinde geçirdiğimiz altı gün boyunca depremzedelerden duyduklarımız da, kurumun enkaz başlarında sevdiğini bekleyen ya da çadırkentlerde yaşamını sürdürmeye çalışan depremzedelere temel ihtiyaçlarını ulaştırmakta sistemsel bir kriz yaşadığını doğruluyor.
2014 yılında hazırlanan Türkiye Afet Müdahale Planı çerçevesinde afetlerdeki görevi beslenme ihtiyacının karşılanması olarak belirlenen Kızılay, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası’nın raporuna göre bazı deprem bölgelerinde sıcak yemek dağıtımına ancak afetin 4’üncü günü başladı. Dahası, dağıtılan yemekler arasında son kullanma tarihi geçmiş paketlere rastlandı. Aynı plan dahilinde afet hallerinde AFAD’a destek olmak üzere çadır stoklaması gereken kurumun, depremin üstünden iki haftadan fazla süre geçmesine rağmen çadır arayan depremzedelerin varlığı düşünülünce bu görevini de yerine getiremediği görülüyor.
Öte yandan kan bağışı toplamak konusundaki yetkili kurum olan Kızılay’a yapılan kan ve ilik bağışları, hayati derecede önem taşıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
İmar afları, yapı denetimleri, deprem vergileri, deprem önergeleri, başarısız sınav veren kurumlar
22 Şub 2023

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




