Küresel piyasalarda petrol paniği
İren Can Kuyucu
Sanayileşmeyle birlikte özellikle 20. yüzyılın başlarından itibaren hızla artan enerji talebinin günümüzde yaklaşık üçte birini karşılayan petrol, doğrudan ve dolaylı olarak her ülkenin ekonomisinde önemli bir rol oynuyor. Petrol fiyatlarındaki ani ve sert değişimler, küresel piyasalarda bu hafta başında görüldüğü gibi birçok farklı etkiyi tetikliyor.
- Ne oldu: Dünkü bültenimizde belirttiğimiz gibi geçtiğimiz cuma günü OPEC ve Rusya’nın petrol arzında daha fazla kesintiye gitme ve mevcut kesintileri uzatma konularında anlaşma sağlayamamasının ardından Suudi Arabistan ve Rusya arasında başlayan pazar payı kapma yarışı, petrol fiyatlarını günlük bazda 1991 Körfez Savaşı döneminden beri görülen en büyük düşüşüne itti. Gün içinde %30’dan fazla düşen WTI ve Brent petrol fiyatları, ilerleyen saatlerde hafif toparlayarak günü ortalama %24,4 düşüşle 31 ve 34 dolardan kapattı.
- Borsalar: ABD, Avrupa ve Asya endekslerinin tamamı dün önemli kayıplar yaşadı. Japonya’da Nikkei 225 günü %5, Avrupa’da Stoxx 600 %7, ABD’de S&P 500 %8 civarı düşüşle kapadı. S&P 500’de yaşanan kayıplar, New York borsasının (NYSE) açılışından 4 dakika sonra devre kesiciyi tetikledi ve işlemler 15 dakikalığına durduruldu. Diğer yandan Dow Jones 2.000 puandan fazla düşerek 15 Ekim 2008’den beri en kötü gününü yaşadı. Daha çok ülkedeki geniş çaplı karantina durumundan kaynaklanmakla birlikte İtalya’da FTSE MIB de %11 değer kaybetti.
- Tahviller: Yatırımcıların borsalarda yaşanan satış dalgasından sonra devlet tahvillerine yönelmesiyle tahvil faizleri tarihî dip seviyelere geriledi. ABD’de 10 yıllık hazine tahvili getirileri gün içinde %0,32’ye, Almanya’da 5 yıllık hazine tahvili getirileri negatif %1’e kadar düştü.
- Arz şokları: Petrol fiyatlarındaki dengesizlikler, daha önceki dönemlerde de küresel konjonktürde başrol oynamıştı. Ekim 1973’te yaşanan Arap-İsrail Savaşı döneminde Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü’nün (OAPEC) savaşta İsrail’i destekleyen ABD, Kanada ve Birleşik Krallık gibi ülkelere petrol ambargosu koymasının ardından hızla yükselen petrol fiyatları, sonradan başka ülkelerin de dahil edildiği ambargo Mart 1974’te sona erdiğinde varil başına yaklaşık 3 dolardan 12 dolara (günümüz fiyatlarıyla yaklaşık 16 dolardan 63 dolara) çıkarak %400 civarı artmıştı. Sonradan “birinci petrol krizi” olarak adlandırılan bu dönemin ardından 1979’da İran İslam Devrimi sırasında ülkenin petrol üretiminin büyük ölçüde azalmasıyla tetiklenen “ikinci petrol krizi”, fiyatların bir yıl içinde ikiye katlanarak varil başına yaklaşık 40 doları görmesine (günümüz fiyatıyla yaklaşık 125 dolar) sebep olmuştu. Arz tarafından gelen bu iki ekonomik şok, doların 1971’de altın standardının terk edilmesi ve alım gücünü önemli ölçüde yitirmesiyle birleşince yerel enerji arzının talebi karşılamakta yetersiz kaldığı (net petrol ithalatçısı konumunda bulunan) ABD ve Birleşik Krallık’ta stagflasyona neden olmuş, bu iki ülkenin ilerleyen dönemlerdeki ekonomi yaklaşımlarını ve dış politikalarını önemli ölçüde değiştirmişti.
- Bugün: Hâlihazırda koronavirüs salgını nedeniyle şubat başından beri yaşanan talep şokunun getirdiği aşağı yönlü risklere karşı hassas olan petrol fiyatları, son gelişmelerin yarattığı arz şokuyla aynı anda iki taraftan baskı altına girdi. Fiyatların 20 dolara kadar düşebileceğinin öngörüldüğü bir ortamda dünyanın en büyük 3 petrol üreticisi olan Suudi Arabistan, Rusya ve ABD bir “Meksika açmazı” durumunda kaldı. Bazı uzmanlar, kısa vadede Suudi Arabistan ve Rusya’nın düşük fiyatları çeşitli yöntemlerle tolere edebileceği ve en büyük zararı ABD’li üreticilerin görebileceği görüşünde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kadınsız Gün, Petrol darbesi, Ronaldo
Meksika'da kadına yönelik şiddeti protesto etmek için kadınlar greve gitti. Küresel piyasalar "petrol sızıntısının" etkisi altında. Ronaldo 1000. resmî maçına çıktı.
10 Mar 2020

İLGİLİ OKUMALAR


