Her hafta bir sonraki haftanın o hafta olacağını düşünüyorum. Ama olmuyor.

Pandemi döneminde yeme-içme sektöründen insanların hikâyelerini paylaşan fotoğraf ve belgesel projesi Bir Buçuk Metre’ye ayırdığımız bu alanda bu haftaki konuk Moda’nın güzide kokteyl barı Fahri Konsolos’un kurucusu Burak Ayaz. Müzik yasaklarıyla gece vakit geçirdiğimiz mekânların sıkıntılı bir sürece girdiği bu dönemde, temmuzda bar ruhsatı yüzünden işletmesini açamayan Ayaz’ın pandemi sürecindeki gözlemlerini paylaşıyoruz.

"Restoranların kapatılmasıyla ilgili duyurudan önceki cuma ve cumartesi günü keyifli geçmişti. Hatta ben de bu dönemde bu kadar iş yapabiliyorsam tam zamanlı eleman alabilirim diye düşünmüştüm. Pazar günü de kapatılma haberi geldi ve zaten ilk olarak eğlence mekânlarını kapattılar. İlerleyen günlerde diğerlerini de kapattılar ama ilk biz kapatıldık. O kötüydü. Regülasyona göre ruhsatlarında “içkili lokanta” yazanlar açabiliyor ama “bar-eğlence merkezi” yazanlar açamıyor... Ne zaman açacakları hiç belli değil. Bir de detaylı bilgi verilmeden bu yapıldığı için insanın aklında bir sürü komplo teorisi oluşuyor. Acaba ne olacak, acaba bir daha açmak istemiyorlar da böyle bir yol mu buldular gibi. Gerçekten ne hissedeceğimi, düşüneceğimi bilemedim çünkü hiçbir bilgi, planlanmış bir şey yoktu. İlaç yok, aşı yok ama normalleşiliyor. O zaman neden iki-üç ay kapatıldık? (...) Bu sektörde zaten çok düşük kârla çalışıyoruz, bir ay bile kimsenin
dayanacak gücü yok. Çok iyi işleyen restoranlar için dahi
bir ay her şeyi mahvediyor."

“Bir tsunami geliyor, beni bir ağaca bağlamışlar ya gözlerimi kapatacağım ya da izleyeceğim.”

Burak Ayaz
Burak Ayaz
Fotoğraf: Derin Çelik

"Sektörde çok fazla sayıda ekstra olarak sigortasız veya öğrenci olduğu için sigortası yapılmadan çalışan insan var. Esas etkilenenler sosyal güvencesi olmadan çalışanlar. (...) Herkes ilk yeme-içme sektörünün etkilendiğini ve o etkiyi de üstünden en son atacak olanların onlar olduğunu gördü. Bu bazı şeyleri değiştirecek diye umuyorum. (...)"

"Herkesin evde yemek yapmaya başlaması çok hoşuma gitti. Takip ettiğim YouTube kanallarının takipçilerinde ciddi bir artış oldu. Herkes farklı yemekler yapmayı da denemeye başladı. Bu iyi ve kötü olanı ayırt etme gücünü artıracak. İnsanlar daha iyi ayırt edebildiği gibi işin arkasındaki emeği de daha iyi kestirebilecek. Sadece promosyonla ön plana çıkmış işleri de fark edebilecekler. Bu kötü işletmelerin azalmasını veya iyilerin öne çıkmasını etkiler mi bilmiyorum. Ama butik yerlerin bu süreçte daha çok rağbet göreceğini düşünüyorum. Ortaya koyulan işin daha iyi anlaşılması da
insanı motive ediyor."

Burak Ayaz

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

😷 O altı aydır hayatımızda: Covid-19 ve yeme-içme sektörü

16 Mart 2020. Restoranlar, barlar ve eğlence yerleri kapatıldı, sonra tekrar açıldı. Peki ya geçen altı ayda neler yaşandı?

16 Eyl 2020

😷 O altı aydır hayatımızda: Covid-19 ve yeme-içme sektörü

İLGİLİ OKUMALAR