Jamie Bartlett,
Radikaller ve post çağı
"Şimdi kanıksadığımız tüm şeyler, tutunduğumuz tüm o kerameti kendinden menkul modern akıl, bir zamanlar tehlikeli veya ahmakça bir radikal düşünüş olarak alaya alınmıştı." sözleriyle başlıyor Radikaller adını taşıyana kitabına. Tanımların, kavramların yerinden oynadığı, yok olduğu veya önemini yitirdiği post-truth ve post-modernizm çağında Bartlett'in Mundi'den çıkan kitabını Raftan indiriyoruz. O esnada Dvorak'ın dokuzuncu senfonisi namıdiğer Yeni Dünya eşlik etsin.
Radikal nedir? Radikal, Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde Fransızcadan Türkçeye geçtiği şekliyle "kökten" manasında kullanılıyor. Özellikle 19. yüzyıldan itibaren sıklıkla ve pek de hayırla olmayan bir şekilde kullanılan radikal, olaya nasıl baktığınızla ilintili olarak bir "baş belası" ya da "dönüştürücü", "değiştirici" olarak da karşınıza çıkabilir.
Radikalin tarihsel süreci: Bir süredir düşünmeye sevk eden, bu açıdan bakıldığından da zihin açıcı yapıtları Türkçeye kazandıran Mundi, Jamie Bartlett'in tam da böyle bir ihtiyaca yönelik olan çalışmasını okura sunuyor. Çıkalı henüz birkaç gün olan Radikaller, tarihsel süreçte nelerin radikal veya "uç" olarak algılandığını anlatarak giriyor lafa. Öyle ki kitabın hemen başında İngiliz siyasetçi ve liberal teorisyen John Stuart Mill’in 1867 yılında yani tam olarak Victoria Devri’nde, “Halkın Temsili Kanunu”ndaki bir maddede muhatap olarak erkek yerine insan ibaresini ekletmeye çalışmasının büyük tepkilere yol açtığı anlatılırken dönemin parlamenterlerinin gösterdikleri reaksiyona değiniliyor. Bartlett, kadın-erkek eşitliği ve insanlık onuru açısından son derece olağan ve makul bir talep olan bu teklifin, çok değil, bundan 150 yıl önce “radikal” bir görüş olarak görüldüğünü hatırlatıyor.
Aşırılıklar çağı: Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra inşa edilen “Overton Penceresi” denilen düşünceler dizgesi veya kamusal çoğunluğun yaygın fikirleri saygıdeğer ve normal kabul edilmesi popülaritesini günden güne kaybediyor. Bu da Hobsbawm’ın isimlendirdiği yeni bir “Aşırılıklar Çağı” mı geliyor sorusunu gündeme getiriyor. Özel sahiplik ve serbest (ama kontrol edilen) piyasaya, genel vergilendirmeyle oluşturulmuş sosyal yardım fonuna dayalı bir ekonomi. İnsan hakları, dinî inanışları ne olursa olsun, bu inanışlar ve pratikleri diğerlerine zarar vermediği sürece yurttaşları koruyan bu “Overton Penceresi” Bartlett’in kitabına konu ettiği “radikallerle" taşındı.
"Evet": İngiltere’de hiç ihtimal verilmemesine rağmen Avrupa Birliği üyeliğinden ayrılma referandumundan “evet” sonucunun çıkması ve yine aynı yıl yani 2016’da pek de şans verilmemesine rağmen Donald Trump’ın başkan seçilmesi bu anti-politik hareketin en dikkat çekici vakaları olarak kitapta yer alıyor.
Radikaller: İnternetin kuytu köşelerine kadar uzanan günümüzün en gizli ve etkili hareketleri; ölümsüzlük arayışında bir ömür harcayan tekno-fütüristler, ülkelerinin sınırları onlardan olmayan herkese kapatmak isteyen aşırı sağcılar, dünyanın doğal kaynaklarını korumak için her yolu mubah gören çevreciler, yeni ülkeler kuran özgürlükçüler, kendi kendine yeten kooperatiflerin mikro-toplumları, topluma güçlü halüsinojenler yoluyla şifa vermeyi deneyen önderler Jamie Bartlett’in Radikaller kitabında insanı sarsıcı bir düşünme eylemine sevk edecek şekilde okurun ilgisine sunuluyor.
Yeni çıkanlar: 1871 Paris Komünü Günleri
İnsanı bu derin düşüncelere daldırabilecek kitabın ardından daha hayatın içinden bir kitapla devam edelim. Victor Hugo'nun Paris Komünü sürecinde tuttuğu günlüklerinden oluşa 1871 Paris Komünü Günleri Kırmızı Kedi Yayınları’nın “Klasikler” dizisinden çıktı. Tarihin bu önemli yazarının Sefiller, Notre Dame’ın Kamburu, Bir İdam Mahkumunun Son Günü gibi yapıtlarının dışında bir eserinin Türkçeye kazandırılmış olması sevindirici bir gelişme.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ağzınıza ve zihninize takılan o şarkılar, 72. Primetime Emmy Ödülleri öncesi bilmeniz gerekenler, sanatın bonkör destekçileri ve dahası.
18 Eyl 2020

İLGİLİ OKUMALAR


