Hayriye Caddesi
Cihangir'den Çukurcuma'ya kıvrılan sokağın başında, Mayko Meze Evi'nin kapısı önüne atılmış iki masadan birinde oturuyoruz. Perşembe. Sohbetin konusu şöyle: "Buradan evlere mi dağılsak? Gizli Bahçe'ye mi gitsek? Minimüzikhol açılmış, kapıda 100 kira vermeyi göze alıp oraya baksak da dans mı etsek?" Kararsızlık taburelerde ikamet — içeriden bir şeyler daha sipariş etme eylemine evriliyor.

Çukurcuma mahallelisi
Önümüzden geçenlere kulak kesilince Fransızca, İtalyanca ve İsveççe olduğuna kanaat getirdiğimiz bir dilde sesler duyuluyor. Bahisler açıldı. Tesadüfen uçakta tanışmış insan güruhu. Ucuz olduğu için İstanbul'u seçmiş arkadaş kavuştayı. Beş dakika sonra bir grup daha. Yine Fransızca. Fas'tan veya Lübnan'dan gelmiş olabilirler. Bilemedik. Aksana hâkim değilmişiz. Çok vakit geçmeden iki kişi daha. Hesabımızı ödemiş duruyoruz şimdi kapı önünde. Üç dakika içinde bir ekip daha geçerse ya soracağız ya da takılacağız peşlerine. İşte. Döndüler köşeden ve biz de yürüyoruz peşleri sıra, rahatsızlık vermeden.
Faikpaşa'ya doğru kıvrılıyor yolumuz, sonra önümüzdeki insanları kaybettiğimiz noktada sesler duyuluyor Hayriye Caddesi'nde. Noh Radio'nun aşağı katında drum & bass, ortasında kokteyl sırası, önünde insanlar var. Üç beş değil ama, sokak boyunca. İstanbul, meğer geri gelmiş. Tanımadıklara merhaba deme, gülümseme, ortasından konuya dalma adeti Noh Radio'nun, hemen yanında Markus Tavern'in önünde devam etmekteymiş. Oyalanıyoruz. Çukurcuma'da bir cadde boyunca akıyor yaşam. Merdivenlerde tiribün misali oturanlar da burada. El arabasında sütlaç, sandviç satanlar da. Çoğunluk sokakta.
NEREDE YAYIMLANDI?
Lalin'in kapsayıcı galaksisine yolculuğun peşinde Çukurcuma'dayız.
03 Eki 2021

İLGİLİ OKUMALAR


