Dünyadan ve Türkiye'den vernaküler tipografi çalışmaları

Vernaküler tipografiye yönelik çalışmalar arttıkça kentlerin görsel bellekleri de gözler önüne seriliyor.

Başlarda mimarlık alanında kullanılmaya başlanan vernaküler kavramı, günümüzde edebiyat, tarih, kültürel çalışmalar, arkeoloji ve tasarım gibi alanlarda geniş kullanıma sahip. Yerli veya yöreye özgü anlamına gelen Latince vernaculas sözcüğünden gelen1 vernaküler, son yıllarda dünyadan ve Türkiye’den özellikle tipografi odaklı projelerle kendinden söz ettirmeye başladı.


2020 yılında, Londra’daki on yedinci yüzyıla kadar uzanan benzersiz üslup ve biçimdeki sokak levhalarının görsel tarihinin sunulduğu Alistair Hall’un “London Street Signs” adlı kitabı yayımlandı. Hall’un dört yıl süren araştırması sonucunda dört binin üzerinde fotoğrafı bir araya getirdiği kitabı, bir kentin sahip olduğunu hazineyi ve kolektif tarihin kaydını belgeliyor. Londra’dan başka bir örnek olan, Sam Roberts ve Roy Reed’in kentin yok olmaya yüz tutmuş tabelalarına ve duvar yazılarına yer verdikleri “Ghost Signs: A London Story” başlıklı kitabı, sadece örnekleri sergilemekle kalmayıp bunların nasıl üretildiğine, restorasyonuna ve konservasyonuna ilişkin yazılara da yer veriyor. Yaklaşık 250 örnekle okurlarına tipografinin başrolde olduğu kentsel çevre şöleni sunan kitap, hayalet tabelaları kentsel arkeolojinin büyüleyici parçaları olarak niteliyor. Benzer bir içerikteki —aynı zamanda Twitter hesabı üzerinden oldukça yüksek bir takipçi sayısına ulaşan— Jesse Simon’ın 2021 yılında yayımlanan “Berlin Typography adlı kitabı, neoklasik anıtlardan neon vitrinlere kadar Berlin’de bulunan en iyi örnekleri toplayarak aynı zamanda Berlin’de yürümenin nasıl yaşayan bir sanat galerisinde gezintiye benzediğini gösteriyor. Arno Verweij’in tarafından yürütülen Netherlands Typography ve Amsterdam Typography ise Avrupa’dan başka bir örnek. Özellikle konum bazlı olarak Amsterdam’daki tipografik ürünleri sergileyen, hangi ürünün nerede olduğunu ürünün künyesi ile birlikte sunan Amsterdam Typography’nin ağ sayfası oldukça ilgi çekici...

C. M. Kösemen, “The Disappearing City: Hand-painted Apartment Signs and Architectural Details from 20th-Century Istanbul


Vernaküler tipografiye yönelik ülkemizdeki çalışmalar, 2018 yılında iki cilt olarak yayımlanan, C. M. Kösemen’in İstanbul’un çeşitli tarihi semtlerinden beş binden fazla elle yazılmış apartman isimliklerini ve mimari detayları derlediği kitabı ile somutlaşmış; ardından birçok kentten örneklerin paylaşıldığı ağ sayfaları ve sosyal medya hesaplarının açılmasıyla görünür hale gelmişti. Tasarımcı Deniz Tekkul’un tipografik ürünlerin fotoğraflarına yer verdiği blogu, İstanbul’dan Apartman Grafikleri, İzmir’den Apartman İsimleri, Bursa’dan YazıBursa, Eskişehir’den cam yazılarına odaklanan Camdaki Eskişehir bu örneklerden bazıları. Sadece hâlihazırdaki ürünleri belgeleyip paylaşanlar değil, artık yok olmuş bir meslek olan fırça tabelacılığını sahiplenip tekrar canlandıran İstanbul’da Klasik Tabela Atölyesi’nin kurucusu Bürkan Özkan ve Eskişehir’den —aynı zamanda “Fırça tabelacılığında Dün, Bugün ve Yarın” başlıklı bir yüksek lisans tezi de hazırlayan— Ayşe Dilruba Güneysu gibi genç tasarımcılar da ortaya çıktı. 

Zamanla kent öznelinde yapılan saha araştırmaları ile bu alandaki çalışmaların sayısında görünür bir artış oldu. Güven Bayar’ın 1960’lı yıllarda Karadeniz ve Doğu Anadolu’da faaliyet gösteren fırça tabela ressamı Ali Saraç hakkındaki araştırması;  Murat Ertürk’ün Sakarya’da 1946 ila 1998 yılları arasında etkili olan fırça tabela ressamı Enver Yücebalkan ve ticari ressam Numan Balıca’nın yetiştirdikleri üzerinden kentin grafik tarihinde rol oynamış kişilerin yaşamını ve çalışmalarını gün yüzüne çıkardığı yazıları;  Ali Yıldırım’ın yüksek lisans tezi kapsamında hazırladığı, Sakarya’daki coğrafi olarak işaretlenmiş tabela, unvan levhası, apartman isimliği, cam yazısı, duvar yazısı gibi ürünleri ve bu ürünleri icra eden zanaatkârlara ilişkin bulguları aktardığı Sakarya’nın Harfleri projesi dikkat çeken çalışmalar arasında yer aldı.

Vernaküler tipografiye yönelik çalışmalar, kentlerin görsel belleklerinin kayıt altına alınmasına ve mikro tarih çalışmalarına katkı sağlayabileceği gibi; bu konuya yönelik araştırmaların ve çalışmaların sayısının artması ile yok olmadan günümüze ulaşmış ürünlerin korunmasına ve geleceğe aktarılmasına yönelik girişimleri de teşvik edebilir.

____
[1] Dean, D. (1994). A slipware dish by Samuel Malkin: an analysis of vernacular design, Journal of Design History, 7 (3), 153-167’den aktaran Ertürk, M. (2019). Görsel İletişim Tasarımında Bir Tasarım Yaklaşımı Olarak Vernaküler. Sanat Dergisi, 34, 174-182.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Tipografi Bülteni — Aralık 2021

Bu ayın bülteninde, dünyada ve Türkiye’de tipografiye dair önemli gelişmeler var.

01 Ara 2021

Tipografi Bülteni — Aralık 2021

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR