Demokrat Parti iktidarı çökertildiğinde ülke halihazırda bulunduğu karışık durumdan daha büyük bir k
Demokrat Parti iktidarı çökertildiğinde ülke halihazırda bulunduğu karışık durumdan daha büyük bir kaosa sürüklendi. Darbeyi takip eden günlerde ordu kendi içerisinde gruplaşmalara başladı, bu fikir ayrılıkları MBK içerisinde bile açıkça görülüyordu. Ülkedeki yönetime el koyan ordunun birlik olamaması basın yoluyla halka da yansıyordu. Madanoğlu etrafında toplanan bir grup kışlalara geri dönülmesini talep ediyor, yönetimi sivillere bırakalım diyordu. Öte taraftan Alparslan Türkeş çevresinde toplanan subaylar yönetimin hızlıca devredilmemesi gerektiğini savunuyor, askerin ülkeyi yönetmeye devam etmesi gerektiğini iddia ediyorlardı.
Bu bölünmelerin üstüne MBK yönetiminin emir komuta zinciri dışında hareket etmesi ordunun en üst kademelerini sinirlendiriyor, ordunun birlik halinde durmasını zorlaştırıyordu. Genelkurmay Başkanı Cemal Gürsel de bu huzursuzluğu paylaşan karakterlerden biriydi. Gürsel haberi dahilinde yapılmayan bir darbenin lideri haline gelmiş, 27 Mayıs sonrasında da devlet başkanı statüsüne yükselmişti. Gürsel, MBK içerisinde dolanan idam taleplerine sıcak bakmıyordu.
Bu ayrılık içerisinde bile ordunun demir yumruğu hayatın her yerini bastırıyordu. Üniversiteler kapanıyor, öğretim üyeleri işlerinden kovuluyorlardı. Savcılar ve hakimlerin yüzlercesi de öğretim üyeleri gibi tasfiye ediliyorlardı. Ordu bir yandan kendi içerisinde de temizlik yapıyor, kendi içerisinde çok radikal ya da hükümet yanlısı bulduğu mensupları ordudan atıyordu. Bu olaylar içerisinde yüzlerce general, binlerce subayla birlikte ordudaki görevlerinden olmuş, bir o kadarı da ordu içerisinde sürgün olarak tanımlanan bölgelere tayin edilmişti.
Bu atmosferde sadece kötü şeyler olmuyordu. Yürürlükte olan Anayasa terk edilmiş ve yeni Anayasa çalışmalarına başlanmıştı. Fakat 61 Anayasası olarak hatırlanacak bu doküman askerler tarafından hazırlanmıyor, uzmanlar tarafından hazırlanıyordu. Akademisyenlerden, parti temsilcilerinden oluşan bu grup yeni Anayasanın Türkiye’ye umut verebilecek bir yenilik olması için uğraşıyordu. bu çalışmaların sonucunda ise pek çok hukukçunun Türkiye tarihindeki en özgürlükçü anayasa olarak adlandırdığı bir iş çıkacaktı. Bu anayasa kabul edilmesi için referanduma taşındığında ise sandıktan %61,7 evet çıkacaktı. Bu durum ordunun baskısı altında bile halkın dikte edilen Anayasaya karşı huzursuz olduğunun göstergesiydi.
Hücrelerinin dışında olan bitenden habersiz olan DP kurmayları içinse bu yenilikler anlamsız kalıyordu. Onlar artık herkesin içten içe bildiği fakat sesli itiraf edemediği idam kararını bekliyorlardı. Türkiye’nin tek partili sistemini tarihe gömen, 50’li yılların demokrasi umudunu simgeleyen bu siyasiler artık mahkumdan başka bir şey değillerdi. Yassıada Yargılamaları 1960 yılının Ekim ayında başlamış ve 15 Eylül 1961 tarihine dek sürmüştü. Duruşmalar, DP’nin yargılanması için kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından görülmüş, on beş idam cezası ile sonuçlanmıştı. Bu karar onaylanması amacıyla Ankara’ya gönderilmiş ve MBK’nın değerlendirmesine sunulmuştu. MBK ise bu konu hakkında ikiye ayrılmış idam cezasının arkasında durulmalı mı emin olunamamıştı. Saatler süren tartışmanın sonunda ise on beş idam kararı dört idama indirilerek MBK tarafından onanmıştı. Bu karara göre eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu idam edilecekti.
Kararı takip eden günlerde önce Polatkan ve Zorlu idam edilmiş, sonrasında ise Menderes idam edilmişti. Bayar ise 65 yaşından yaşlı olması sebebiyle idam cezası iptal edilmiş, müebbet hapis ile cezalandırılmıştı. Ordunun iktidarı ele geçirmesiyle başlayan bu süreç üç seçim galibi bir Başbakanın ve kabinesinin idamı ile sonuçlanmıştı. Bu olaylar Türkiye’nin siyasi tarihinde kara bir sayfa olarak kalacak, gelecek yılların siyasetinin akışını belirleyecekti.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayıda çok partili sisteme geçilmesinin ardından yaşanan ilk askeri müdahaleyi inceleyecek ve bu müdahalenin sonuçlarını irdeleyeceğiz.
19 Tem 2022

İLGİLİ OKUMALAR


