Kaliningrad'tan İstanbul'un yerelliğine

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Otoriter, despotik ve milliyetçi popülist yönetimlerin yükselmesi, kültür-sanat alanında özgür ve özgül alanlara ihtiyaç duyan insanları yaratımları için başka topraklar aramaya itiyor. Türkiye -özellikle yakın geçmişimizde ve başta Almanya olmak üzere- birçok ülkeye kendi beyin ve yaratıcı göçünü veriyor olsa da milyonlarca insanın yolunun geçtiği duraklardan birisi aynı zamanda. Türkiye'ye bu göç dalgası, Suriye iç savaşından sonra şimdi de Rusya–Ukrayna savaşı sonrası başka bir ivme kazanmış durumda.
Kaliningrad'da
Rusya’da yaşayan, çoğunluğu genç ve erkek olan göçmenler, savaşın başlangıcının ve sivil askere alımların başlamasının hemen ardından kendilerini dünyanın sırt çevirdiği bir konjonktürde Türkiye'ye buldu. İşte bu hicretin öncü kervanına katılanlardan birisi de Danil, DJ adıyla Werfol'dü. Kaliningrad, Rusya'da yaşayan Werfol, ülkesinden artık başka bir şansı kalmadığını düşünerek ayrılmaya karar verdiğinde işgalin birkaç gün öncesiydi.
İlerleyen günlerde Danil'in bir arkadaşı ona “Sınırı geçmek ister misin?” diye sorduğunda onun cevabı belliydi: “Evet, tabii ki. Zaten 5 yıldır Almanya'ya gitmeye çalışıyorum.” Bir müzisyen olarak pandeminin de etkisiyle ekonomik bir darboğaza düşen, bu yüzden de depresif bir ruh hâliyle yalnızca hayatta kalmaya çalışan Werfol; Kaliningrad'ta aşçılık, garsonluk ve baristalık yapmak zorunda kaldığından da bahsediyor.
Peki ailesi? Ne gideceği yeri ne de makul bir yakın gelecek planı olan Danil'in ülkeden ayrılmasına nasıl ikna oldular? Danil, ailesini karşısına aldığını ve Rusya'da kalsa başına gelecek şeyleri anlattığını söylüyor. “Anne, her şey daha da kötüye gidecek. Orduya katılmak zorunda kalacağım. Beni kurtarmak istiyorsan, güven bana.” Annesinin cevabında oğlu için endişelense de onun iyi olacağına inanarak gönülsüzce rıza veren birinin çaresizliği var.
“Tamam, ama lütfen geri gel.” Danil, annesine tamam dediğini ama bir daha geri dönüp dönemeyeceğinden emin olmadığını söylüyor.
“Geri dönersem ya orduda ya da hapiste olacağım.”

Danil, DJ adıyla Werfol. Fotoğraf: Deniz Sabuncu
İstanbul'da yeni bir başlangıç
Werfol, Kaliningrad'tan Moskova'ya gidip, oradan da İstanbul'a uçtuğunda tarihler 18 Mart'ı gösteriyordu. Şehre indiğinde ilk üç gün Fatih'te bir otelde konakladı. Ardından Şişli, son olarak da Kadıköy'e geçti. Bir arkadaşından borç aldığı 300 dolarla kendine bir oda tuttu. Danil, 7 aylık İstanbul deneyiminde tek başına yaşamaya başlayıncaya kadar arkadaşlarının yanında misafir kaldı, sık sık ev değiştirerek yaşadı. Danil bu süreci, “Bir göçebe roman gibiydim.” diye özetliyor. “Çünkü düzenli bir işim yok. Yalnızca projelerim ve elektronik müzik öğrettiğim öğrencilerim var.”
Danil, savaş sonrası Rusya’dan İstanbul'a gelen sayısız müzisyenden yalnızca biri. Moskova'dayken ulaştığı bazı müzisyen arkadaşlarının çoktan İstanbul'da olduğunu öğreniyorum. Putin'in sivil erkekleri askere alım kararından önce direksiyonu buraya kıranlar, şimdiden ufak bir komünite oluşturmuş bile. Beyoğlu'nun Noh Radio'su, bu komünitenin sıklıkla bir araya geldiği yerlerden biri.
“Noh Radio yabancılar, özellikle de Ruslar için bir çekim noktası. Askerî seferberlik ilanını takiben göç eden ve bir Rus komünitesine adım atmak isteyen Rusların aradıkları bir toplanma noktası.”
Bu yüzden Danil'in düzensiz işlerinden birinin Noh Radio'da hazırladığı DJ setleri olmasına şaşırmıyorum. Noh Radio'da çalışan yerel bir Türk DJ aracılığıyla bu sahnede setler çalmaya başlayan Danil, yalnızca ülkesindeki sanatçılar arasında değili, yerel DJ'lerle Rusya’dan gelen göçmenler arasında da şimdiden bir dayanışma olduğundan bahsediyor ve bunu “Tanıştırıldığım müzisyenlerin %95’i Türk.” diye açıklıyor.
Noh Radio'nun yanında Vamanos mini plak dükkanında da DJ setlerini çalan Werfol'a buradaki müzikal kariyeri için planladığı şeyleri soruyorum. Bir yapımcı, prodüktör ve DJ olarak Türkiye yapımı filmler için besteler yapmayı hayal ettiğini, çeşitli yerel mekanlarda çalmaya devam etmek istediğini söylüyor. Etkinlik posterlerini gördüğü sahnelerin her hafta aynı ya da benzer yerel DJ'leri kullandığını gören Danil, “Kaba olmak istemem ama benim işlerimin daha “fresh” olduğunu düşünüyorum. Bunu nesnel kalarak söylüyorum, Rusya'nın elektronik müzik sahnesi dünya çapında bir takdire sahip. Tıpkı Almanya, Kazakistan ve İngiltere gibi.” diyor ve Roxy kulübüne yazdığı onlarca mesaja cevap alamadığından, göz ardı edildiğinden bahsediyor. Danil'i yine de yabancı bir ülkede her gün hayatta kalmaya çalışan, defalarca parasız kalan ve ertesi günü belirsizliklerle dolu bir müzisyen olarak kararlı ve motive görüyorum.
Geleceğin sakladıkları
Werfol, bu yolda şimdiden somut adımlar atmaya başlamış bile. Yayımladığı son tekli Ghetty, İstanbul merkezli bir plak şirketi Carnalist'ten çıktı. Bir arkadaşının siparişi üzerine bestelediği tekliyi plak şirketine ücretsiz veren Danil, şarkının onu ağırlayan ve hoşça karşılayan İstanbul komünitesine bir bağış olduğunu, aynı zamanda yerel müzik sahnesinde de daha tanınır olmayı umduğunu belirtiyor.
Danil gün geçtikçe buradaki ağını genişletiyor. Şimdiden yerel müzik sahnesinin sohbetleri arasında dile getirilen bir adı var. Werfol’ün birbirini tanımayan ancak onu tanıyan grupların ortak bir paydası olduğunu söylemek mümkün. “Aa, Danil'i tanıyor musun?” soruları, Danil'in şehrin yereli olmaya dönüştüğü süreçte sık sık duyuluyor artık.
“Evet bir mülteciyim, evet bir yabancıyım. Ama şu an İstanbul'dayım ve burası benim evimmiş gibi hissediyorum.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR




