İdamera Çiftliği
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâmesi’ndeki Urfa narının 21. yüzyıl hâli, Amasya elmasının kapıldığı Asya rüzgârı, rakının dönüşen adabı, Avusturyalı gelinin peynir hikâyesi ve daha fazlası. Doğudan batıya her köşede hem ruhumuzu hem soframızı şenlendirecek katma değerli ürünleri bizlere ulaştıran insanlarımızın hikâyelerine bakıyoruz.
Kısa hikâyesi: Son yıllarda zeytinliklerin madenciliğe açılmak istenmesi haberleriyle sıkça andığımız Kazdağları’nın eteklerindeki çiftliğin kurucuları; Edremitli çiftçi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Ferit Uzunoğlu ile Avusturyalı eşi Gudrun Wagner. Ferit, Viyana’da zootekni okuduğu dönemlerde eğitimi kapsamında 90 günlüğüne yaylaya gidiyor. Bu süreçte arkadaşlarıyla inek sağıp peynir yapmaktan aldığı keyfi keşfedince memleketine dönüp çocukluk arkadaşı Şakir’le düşük girdili tarım hedefiyle bölgenin geleneksel hayvanı olan koyun yetiştiriciliğine başlıyorlar. İyi peynirin ancak iyi sütten elde edilebileceğine dair inançlarıyla koyunlarını iyi meralarda, iyi beslemek öncelikleri oluyor. Ektikleri karışık ot tohumları ve kontrollü otlamayla da hedeflerine ulaşıyorlar.
Neden takip ediyoruz? Tarım bütüncüldür diyerek döngüsel tarım pratiklerini uyguluyorlar. “Zeytinci zeytincidir, hayvancı hayvancı” algısını yanlış buluyorlar. Sağlıklı ot için gereken ilaçsız gübreyi kendi koyun ve ineklerinden elde ediyorlar. Yeşeren otlarla beslenen hayvanların yüksek kalite sütüyle de peynirlerini yapıyorlar.
Hangi ürünü? Hafif aromalı taze peynir.
"Bu yazının tamamını okumak için Aposto Premium'a yüksel. Hep birlikte sofrada buluşalım."
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta menüde; İstanbul'un lezzet duraklarında doyan karınlar, memleketin geleneksel ve bir o kadar da vizyoner yerel üreticileri: Anadolu Mutfağı 2.0’ın kurucuları var. Biz yedik, sofrayı kuran kaldırsın. Afiyetler.
21 Ara 2022

İLGİLİ OKUMALAR


