Aposto Gündem,

futbol kulüplerinin "Hükümet istifa" sloganlarına yönelik tepkileri ardındaki ilişkiler ağını inceledi.


Siyaset mi futbola karışır, futbol mu siyasete?

Yazı: Abdullah Esin

44 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybettiği Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ihmaller, müdahalede yaşanan gecikmeler, koordinasyonsuzluk ve benimsenen tehdit dili toplumun tüm kesimlerinden tepki çekti. Ekonomik büyümenin lokomotifi hâline gelen inşaat sektörü, 6 Şubat’ta binlerce insana mezar olacak bir konut piyasasının yaratılmasına kapı araladı.

Yapılan binaların deprem yönetmeliğine uygun olup olmadığını kontrol etmekle görevli mimar ve mühendis odalarına ait yetki —bir vesayet odağı olarak görülerek— ellerinden alındı ve özel yapı denetim şirketlerine devredildi. 2019 yılına kadar devam eden bu sistemin ardından müteahhitler arasında yükselen tepkinin sonucunda yapı denetim firmaları arasında bir havuz oluşturularak denetleyici firmaların kura usulüyle belirlenmesi sistemi benimsendi. Sorumlu editörümüz İlkim Emirler’in Türkiye’de inşaat sektörünü incelediği yazısında elde ettiğimiz bulgulara göre, bu sistemin de bir rüşvet mekanizması hâline getirilerek yapı denetim sisteminin etkin bir şekilde çalışmadığı ortaya çıktı.

Bunlara ek olarak, depremin ilk 48 saatinde TSK’nın yeterli düzeyde mobilize edilmemesi, yardım çağrılarının paylaşıldığı Twitter’ın erişime kapatılması, yardım faaliyetlerinin koordine edilememesi, bölgede yaşanan güvenlik sorunları, AFAD’ın arama-kurtarma faaliyetlerinde yetersiz kalması gibi onlarca neden, depremlerde yaşanan can kaybının ve yıkımın artmasına neden oldu.

Gün geçtikçe artan toplumsal muhalefetin yansımalarından biri de futbol maçlarında “Hükümet İstifa” sloganları atan taraftarlar oldu. Anayasal haklarını kullanan Fenerbahçe ve Beşiktaş tribünleri, başta MHP lideri Devlet Bahçeli ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmak üzere birçok siyasetçi tarafından tehdide varan şekillerde hedef gösterildi.

Devlet Bahçeli, “Türk futbolunu zillet ve rezalete mahkum etmek isteyenlere göz yummak, alttan almak, sessiz durmak geldiğimiz bu aşamada mümkün değildir” derken İçişleri Bakanı Soylu ise "Biz mesaimizi bölmek istemiyoruz; ama mesaimizi bölmek isterlerse de rahat böleriz; hodri meydan.” ifadeleriyle anayasal haklarını kullanan vatandaşları hedeflerine aldı.

Bunun üzerine Kulüpler Birliği bir açıklama yayınlayarak “Spor kulüplerinin siyasi tartışmaların bir parçası olmayacağını” belirtti.

Bu açıklamanın ardından birçok futbol kulübü, “Hükümet İstifa” sloganı atan taraftarlara tepki göstererek AK Parti hükümetinin yanında olduklarını açıkladı.

Bakışlarımızı futbolun siyasete karışmaması gerektiğini ifade eden kulüp başkanlarına ve yönetim kurullarına çevirdiğimizdeyse siyasetin içinden gelen, iktidar partisiyle iltisaklı isimler görüyoruz. Bu bağlamda, inşaat sektöründe kurulan ticaret-siyaset-rant mekanizmasının futbola da sirayet ederek bir spor-ticaret-siyaset mekanizması kurulduğunu tartışmak mümkün.

Devamını oku

Abone ol



NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto Digest #94: Dayanışma, Futbol, Bilim

Aposto'da öne çıkan çıkan yayınlar ve içerik derlemeleri.

05 Mar 2023

Aposto Digest #94: Dayanışma, Futbol, Bilim

İLGİLİ OKUMALAR