Geçen iki haftaya damgasını vuran siyasî olaylar arasında, Devlet Bahçeli’nin 154 kişinin kimliklerini içeren tehditvari bir liste açıklaması ön sırayı almaktadır. Ad ve soyadlarıyla listeye dahil edilenlerin eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti ve bununla ilgili soruşturma ve kovuşturmanın yürütülme tarzı hakkında MHP’yle aynı görüşü paylaşmayan veya bu cinayet ile MHP’nin kimi yöneticileri arasında bir bağlantı olduğunu ima eden kişiler oldukları anlaşılmaktadır.Nitekim Bahçeli konuyla ilgili açıklamasında şöyle demektedir

Geçen iki haftaya damgasını vuran siyasî olaylar arasında, Devlet Bahçeli’nin 154 kişinin kimliklerini içeren tehditvari bir liste açıklaması ön sırayı almaktadır. Ad ve soyadlarıyla listeye dahil edilenlerin eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti ve bununla ilgili soruşturma ve kovuşturmanın yürütülme tarzı hakkında MHP’yle aynı görüşü paylaşmayan veya bu cinayet ile MHP’nin kimi yöneticileri arasında bir bağlantı olduğunu ima eden kişiler oldukları anlaşılmaktadır.

Nitekim Bahçeli konuyla ilgili açıklamasında şöyle demektedir: ‘’[Bu kişiler] Milliyetçi Hareket Partisi’ne karşı çok büyük haksızlıklar iftiralar, yalanlar, hakir görmeler, suçlamalarda bulunmuşlardır. Bunların toplamı 154 kişidir. (…) Onları kabul etmekte zorlanıyoruz ama yakın takip altındayız. Şu görmüş olduğunuz liste kimin hangi gün hangi saatte hangi programda nasıl konuştuklarının kimlerle konuştuklarının, MHP’ye hangi hakaretleri yaptıklarının toplamıdır. Bu dosya elimizdedir. Günü geldiğinde bu dosya eyleme de geçecektir. (…) Onlarla muhatap olmayı dahi kabul etmeyiz ama hukuk zemininde mutlaka hesaplaşacağız."

Bahçeli her ne kadar görünüşe göre hukukî bir hesaplaşmadan söz etmekteyse de, bu olay yine de ülkemizde basın ve ifade özgürlüğünün içinde bulunduğu vahim durumu yansıtmaktadır ve Türkiye’nin demokratikleşme şansı açısından ümit kırıcıdır. Ayrıca MHP’nin, açıkça eleştirilmesi şöyle dursun, kendisininkinden farklı görüşler ileri sürülmesinin bile cesaret meselesi olduğu konusundaki yerleşik kanaati göz önünde bulundurduğumuzda, Bahçeli’nin bu açıklaması aynı zamanda ürkütücüdür de.

Son olarak, ekonomiyle ilgili maalesef sevindirici olmayan iki haberle bu yazıyı bitirelim. Financial Times, son dönemde Türkiye’ye yönelen yabancı sıcak paranın, olası küresel veya yerel şoklar karşısında hızla geri çıkabileceğine dikkat çekti. "İşlemciler milyarlarca doları Türk lirasına yatırıyor" başlığı altında, fonların yüksek faizden faydalanmak amacıyla Türkiye’ye yöneldiği ancak bu durumun ani piyasa değişimlerine karşı ülkeyi savunmasız bırakabileceği vurgulandı. Bu arada bir Deutsche Bank Raporunda da, temmuz ve ağustos aylarında yapılan fiyat artışları, akaryakıt, alkol ve tütünde otomatik vergi artışları ve kamu çalışanları ile emeklilere yapılan ücret artışları nedeniyle aylık enflasyonun yükseleceği öngörülüyor. Ekonominin durumu hakkında ayrıntılı bir değerlendirmeyi Caner Gerek’in yazısında bulabileceksiniz.

Bir sonraki sayımızda buluşmak üzere.

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliği ile Ne Amaçlanıyor?

Erdoğan CHP’li Belediyelere Yeni Bir Cephe Açtı: SGK Borçları, Dövize Kamu Müdahalesi ve Sonuçları, Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliği ile Ne Amaçlanıyor?

29 Tem 2024

Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliği ile Ne Amaçlanıyor?

İLGİLİ OKUMALAR