PKK tasfiye edildi diyelim, PYD/YPG ne olacak?
Türkiye 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısı sonrası bölgede gelişen güvenlik sorunu, ulusal çıkarları ve iktidarın sürekliliğini tahkim çabası arasında sıkışmış vaziyette. Peki iktidar bölgede iddia edildiği gibi ABD’nin eline mi yoksa ABD’nin elini mi oynuyor?
Yazı: Utku Başar
23 Ekim’de Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş.’ye PKK’nın düzenlediği terör saldırısının ardından çok yorum yapıldı. PKK tarafından saldırının çok önceden planlandığı açıklansa da net bilgi sahibi olmadan, sadece zamanlamasına dair bir değerlendirmeyle olay ve motivasyonuyla ilgili yorum yapmak, azmettiricisini tariflemek genelde yanıltıcı çıkarımlara neden olur.
Bunun yerine ilişkiler ve konjonktür analizinin olayları anlamakta ilk etapta daha faydalı olduğunu düşünenlerdenim.
Odadaki filden bahsederek başlayalım.
YPG/PYD, İran’a karşı İsrail ve ABD’nin paralı askeri olacak
Geçen günlerde şu yazıda konuştuğumuz üzere İsrail, 7 Ekim saldırıları sonrasında yakaladığı “fırsat” ile bir yandan Gazze’de katliama devam ederken diğer yandan vekil güçlerini vurarak İran’ın bölgedeki silahlı direniş eksenini kırmaya çalışıyor.
Bunu yapmak için doğrudan saldırıların yanında Suriye ve Irak’ta kendi vekillerini de yaratacak. Bölgedeki tek aday ise PKK’nın ABD destekli Suriye kolu PYD ve YPG.
Suriye’nin parçalanması senaryosunda, bu ilişkinin ülkenin kuzeyinde PYD/ YPG tarafından kurulan yapının kalıcı bir devlet hâline gelmesi konusunda avantaj yaratacağını düşünmek yanlış olmaz. Bu yapının kalıcılaşmasının Türkiye’nin “bizim bildiğimiz” tanımlı çıkarlarına aykırı olduğu aşikar.
Bununla birlikte “ABD bölgede İsrail’i korumak için Kürt devleti kurdurmak istiyor” tezinin, geleneksel savunucularının iddia ettiği motivasyonla değil ama sadece bu nedenle dahi 7 Ekim sonrası "durumsal gerçeklik” ile uyuştuğuna şahit oluyoruz.
İsrailli bakan: 'İran’a karşı Kürtler ve Dürzilerle azınlık ittifakı kurmalıyız'
Nitekim geçen hafta içinde İsrail’de koalisyon kabinesinin sandalyesiz bakanı Gideon Sa’ar, İsrail’in Suudi Arabistan başta olmak üzere Arap ülkeleriyle anlaşmalar imzalama çabalarının yanı sıra bölgedeki Kürtler ve Dürzilerle de bağlarını güçlendirerek İran’a karşı bir “azınlık ittifakı” kurması gerektiğine ilişkin sözleriyle bu iddialarda haksızlık payı olmadığını göstermiş oldu.
Bununla birlikte Sa’ar eskiden beri “bölgede “yalnız olan” İsrail’in Ortadoğu’daki potansiyel müttefikleri Kürtlere askerî olmayan alanlarda yardım etmesi gerektiğini savunuyor. İsrail’in kendi çıkarları için Kürtlerin kendi kaderlerini tayin hakları ve ulusal hedeflerine ulaşmaları konusunda desteklenmesi gerektiğini söylüyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Esenyurt Belediye Başkanı tutuklandı. Muhalefetten kayyım tepkileri. Özel'den cumhurbaşkanı adayı açıklaması. Yeni parti.
31 Eki 2024

İLGİLİ OKUMALAR



