Mekanlardan insanlara Beyoğlu pasajları

Yazı: Fırat Şenol
Padişahın mabeyincisi olarak bilinen Ragıp Paşa, İstanbul’da özellikle Beyoğlu ve Moda semtlerinde izler bıraktı. Beyoğlu bölgesine üç han inşa ettirdi. İmparatorluğun yayıldığı üç kıtanın ismi bu hanlara verildi: Anadolu, Rumeli ve Afrika. Bu üç han zaman zaman farklı sokaklara geçit açılmasıyla pasaj olarak anıldı ve İstanbul’un gündelik yaşamı kadar kültürel ortamına da etki etti.
Anadolu Han/Pasajı: 'Sait Faik’in son içkisi'
İmparatorluk'tan Cumhuriyet’e geçişte gündelik yaşamın pratiklerine dair birçok şey değişime uğramış olsa bile İstanbul hanları ve pasajları ilk zamanlarda özelliklerini çok yitirmedi. İstanbul’un ilk barı olarak bilinen, Herr Burch tarafından açılan Brasserie de Londres’de çalışan garsonlar, Beyoğlu eğlence dünyası için ön ayak olmuşlardı. Bu isimlerden Nikolas Balabanis, Anadolu Pasajı içerisinde Brasserie de L’Orient isimli–halk arasında Balabani/Valavani olarak bilinen–mekanı açtı. Burası, dönemin Pera mekanları arasında hem gösterişi hem de pahalılığı ile dikkat çekiyordu. Yüksek tavanları, süs havuzları ve akvaryumları ile ünlü olduğu kadar Arnavutköy istiridyeleriyle de ön plana çıkıyordu.
Bu mekana Abdülhamit’in yaverlerinden Gani Bey’i vuran Hafız Paşa’dan Refi Cevat Ulunay’a, Halit Fahri’den sonraki yıllar buradan çıkmayacak olan Peyami Safa’ya kadar birçok farklı meslekten insan uğradı. İstanbul’un bohem dünyasının önemli karakterlerinden İbrahim Çallı da birçok mekan gibi buranın konuklarındandı.
Mekan, 1934’te el değiştirdi ve 1950’lerin sonlarına kadar özellikle edebiyat dünyasının önde gelen kalemlerinin toplanacağı bir yer hâlini aldı. Artık “Şark Kafe” ismiyle anılsa bile, birçok insan için özellikle “Anadolu Birahanesi” olarak isim yaptı. Edebiyatımızın önde gelen yazarlarından ve Beyoğlu’nun birçok mekanında izi olan Sait Faik, Burgaz Adası’nda vefat etmeden iki gün önce burada vakit geçirmiş ve arkadaş çevresini bir süre burada toplamıştı.
Bu pasajın içinde ayrıca Sultan’ın alışveriş yaptığı gömlekçi Belfast Shirtmaker’s, Pera’nın önemli kumaşçısı Lazaro Franco Meşrufat Mağazası da bulunuyordu. Daha yakın tarihlerde açık Zambo çikolata satan bir dükkan bulunmaktaydı; fakat bu tarihlerden sonra birçok yapı gibi değişime uğradı ve orijinalliği tamamen bozularak bir ayakkabı mağazası tarafından işgal edildi.
Rumeli Pasajı/Han (Cite Roumeli): 'Bir cinayetin izinden'
Rumeli Pasajı, 1894 tarihinde Mabeyinci Ragıp Paşa tarafından inşa edilen anıtsal yapıların başında geliyor. Rumeli Pasajı’nda bir zamanlar, kuaför, piyano akortçusu, restoran, ayakkabıcı gibi meslek grupları bulunuyordu. Neoklasik tarzda inşa edilen yapı, konut amaçlı üç binadan oluşuyor ve zemin katında pasaj yer alıyor. Beş katlı ve üst katlarında apartman dairelerinin yer aldığı pasaj, çamaşırhane ve terasla birbirine bağlanıyor. Zemin katı sıralı dükkanlardan oluşan Rumeli Pasajı’nın üç girişi bulunuyor ve bunlardan İstiklal Caddesi kısmında bulunan giriş süslü ve hareketli cephesiyle dikkat çekiyor. Bir zamanlar tarihi Rebul Eczanesi’nin bulunduğu köşenin en üst kısmında, yüksek bir kasnak üzerine oturtulmuş, yapının şapeline ait bir kubbe bulunuyor. Diğer iki cephe ise Neoklasik ve Neorönesans etkileri gösteriyor ve daha sade biçimde duruyor. Özetle pasaj, iç ve dış cephelerde Barok, Rokoko, Klasik ve Rönesans üsluplarının özelliklerini yansıtıyor. Bu şaşaanın bir nedeni, pasaj inşa sırasındayken Ragıp Paşa’yı yorgun gören 2. Abdülhamid’in, onun bu pasajlar için verdiği emeği fark edip kendisine maddi ve manevi destek sağlaması olabilir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali 14. kez şehirde, Thomas Shelby'nin hikayesi hiç bu kadar etkileyici olmamıştı.
19 Kas 2024

İLGİLİ OKUMALAR


