İmamoğlu’nun diploması: Başsavcılık belge istedi, iptal iddialarını yalanladı


Türk mutfağının derinliğine yolculuk: ‘Miras: Türk Mutfağı Teknikleri-1’ Refika Birgül ve Burak Arpak’ın dokuz yıllık emeğiyle hazırlanan, Maximum desteği ile hazırlanan ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan Miras: Türk Mutfağı Teknikleri-1 , Türk mutfağını teknikler üzerinden ele alıyor. Yemek yapmanın temel prensiplerini ve yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayan eser, Türk mutfağının zenginliğini evrensel bir mutfak diliyle sunuyor. Neler var? 9 yıllık çalışma ve binlerce yemek denemesi derlenerek ortaya çıkan kitap, Türk mutfağındaki kesim teknikleri ve terminolojiden doğru bıçak kullanımı, ideal tencere seçimine kadar geniş bir yelpazede bilgi sunuyor. En sevilen tariflerin en iyi versiyonları, fotoğraflarla adım adım gösteriliyor ve QR kodlarıyla videolarına ulaşılabiliyor. Binlerce yemek denemesi sonucu en iyi teknikler seçilerek, amatörler ve aşçı adayları için kapsamlı bir rehber görevi görüyor. Türk mutfağının evrensel değerlerini anlatan eser, gelecekteki kitaplarla mutfak kültürümüzün derinliklerini daha da genişletmeyi amaçlıyor. Miras: Türk Mutfağı Teknikleri-1 kitabıyla buradan tanışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Sabah gazetesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının iptal edilmesi için İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'ne yazı gönderdiğini iddia etti.
26 Şubat’ta Sabah'ta yayımlanan habere göre, "Savcılık tarafından İmamoğlu'nun diplomayı Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gibi kurumlara verdiği ve hâlen kullanmaya devam ettiği, bu kapsamda diplomanın dayanak gösterilerek kurulacak iş ve işlemlerin hukuka aykırı olmaması adına gerekli işlemlerin ivedilikle yapılmasını talep ettiği" öne sürüldü. Haberde, “Savcılık ayrıca, İmamoğlu'nun usulsüz yatay geçişinin kabulüne ilişkin işlemleri kimlerin yaptığının ve açık benzer şekilde yatay geçiş yapanların varsa isimlerinin bildirilmesini istedi” denildi.
İddiayı yalanlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Üniversitesi'ne yazı göndererek belge istendiğini duyurdu. Savcılık, İmamoğlu'nun "usulsüz yatay geçişinin" kabulüne ilişkin işlemleri kimlerin yaptığının ve açık benzer şekilde yatay geçiş yapanların varsa isimlerinin bildirilmesini de istedi.
- Bir adım geriden: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yüksek öğrenimi sırasında Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne yaptığı yatay geçişte usulsüzlük olduğuna yönelik iddialar nedeniyle İmamoğlu’nu 5 Mart’ta ifadeye çağırdı. 25 Şubat Salı günü ise İmamoğlu’nun avukatları Mehmet Pehlivan ve Ceza Hukuku Profesörü Adem Sözüer, diploma iddialarıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.
Avukat Pehlivan: ‘Başvuru için yasal mevzuatta gerekli her kriter yerine getirildi’
Salı günü Saraçhane’deki İBB binasında düzenlenen toplantıda Avukat Mehmet Pehlivan, İstanbul Üniversitesi’nin aynı yıl Milliyet gazetesinde yayımladığı yatay geçiş ilanını, İmamoğlu’nun 20 Ağustos 1990 tarihli yatay geçiş başvuru belgesini, ders notlarını gösteren transkripti, Kıbrıs’taki üniversitenin başarı belgesini, İstanbul Üniversitesi Kabul Komisyonu ile İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’nun kabul kararlarını da gazetecilerle paylaştı.
“Başvuru zamanında yapılmış, 6 sayfalık transkriptte İmamoğlu’nun tüm derslerden geçtiği belirtiliyor. Yani üniversitenin aradığı 2. kriter de tamamlanmış. 3. kriter de not ortalaması durumu. İmamoğlu’nun yatay geçiş sırasında not ortalaması 62,5'tur. Başvuru için yasal mevzuatta gerekli her kriter yerine getirilmiş durumda.”
Pehlivan: 'İşte istismar konusu yapılan belge budur'
Pehlivan, YÖK’ün Başsavcılığa gönderdiği raporda yer aldığı iddia edilen “1990 yılında University College of Northern Cyprus'ın YÖK tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı” görüşünü de kesin bir dille reddetti:
“YÖK, hazırladığı raporda İmamoğlu aleyhine hangi veriyi ortaya koyuyor ki, bu konuyu istismar edenler devamlı YÖK raporuna atıf yapıyor? 18 Kasım 1991 tarihli YÖK Yönetim Kurulu Kararı. Bu kararda Girne Amerikan Üniversitesi’nin bağlı olduğu ABD’deki üniversitenin YÖK tarafından tanınırken, Girne’deki kampüsünün tanınmadığı belirtiliyor. İşte istismar konusu yapılan belge budur. İmamoğlu’nun yatay geçiş müracaatı Ağustos 1990’da. Yani YÖK’ün istismar edilen bu kararından 1,5 yıl öncesinde yapılan bir müracaattır.
Bir adım geriden: Basın toplantısından hemen önce İmamoğlu’nun 35 yıl önceki yatay geçişiyle ilgili başsavcılığın YÖK'ten istediği raporun gönderildiği de medyaya yansıdı.
- Rapora dair haberlerde “Yüksek Öğretim Kurumları arasında ön lisans ve lisans düzeyinde yatay geçiş esaslarına ilişkin yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan şartları taşıdığı ancak bununla birlikte ilgilinin yatay geçiş yaptığı 1990 yılında University College of Northern Cyprus'ın (UCNC) YÖK tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı, ilgili üniversitenin tanınırlığının ancak 1993 yılında Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından karara bağlandığı, ilgilinin yatay geçiş yaptığı 1990 yılında UCNC'nin yatay geçiş yapılabilecek üniversiteler arasında olmadığı anlaşılmıştır” denildiği iddia edildi.
Prof. Sözüer: ‘Nasıl oluyor da İmamoğlu bakımından savcılık soruşturması hâline geliyor?’
2005’te kabul edilen Türk Ceza Kanunu’nu yazan hukukçulardan biri olan Profesör Adem Sözüer de İmamoğlu’nun yatay geçişinde hiçbir sorun olmadığını ifade etti:
“KKTC’de İngilizce İşletme okuyor. Buradaki İngilizce İşletme Bölümü’ne geçiyor. Burada bir sorun yok. O zamanki mevzuata göre çalışkan öğrenciler için bu imkanlar tanınıyor. Bir ÖSS puanına da gerek yok. O da tamam. 1990 yılında ‘Biz bunu üniversite olarak görmüyoruz’ diye bir yazısı da yok. Zaten bu olsa biz komisyondayken bakardık. Bu bir üniversite mi? Programı aynı mı derdik? Orada da bir sorun yok.
Ekrem İmamoğlu başvururken not ortalamasını veriyor. Bu belgede bir sorun var mı? Ben baktım orada da sorun yok. O zaman bu nasıl oluyor da Ekrem İmamoğlu bakımından bir ceza soruşturması, savcılık soruşturması hâline geliyor?”
İmamoğlu: ‘Adamın birisi, tavla oynayacak adam bulamaz’
İmamoğlu, Salı günü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın annesi Gönül Özdağ’ı ziyaret etti.
Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, isim vermeden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak, “Üniversiteden de çok arkadaşlarım var. Ben, üniversitedeki arkadaşlarımı çağırsam, miting yaparım. Ama adamın birisi, tavla oynayacak adam bulamaz. Yani tavla biliyor mu onu da bilmem. Çünkü üniversite okuyanlar, ucundan da olsa tavla bilir” dedi.
İmamoğlu, diploma tartışmalarıyla ilgili tüm bu yaşananların “trajikomik” olduğunu ifade etti:
“O günün yönetmeliği üzerinden binlerce insanın geçiş yaptığı bir dönemde, bir kişinin diploması üzerinden siyasi menfaat elde etme çabası. Bana, ‘Gel ifade ver’ diyen, hem de çete soruşturmalarını yapan savcılığın örgütlü suç alanına davet edilmemin utanç verici sürecini yaşıyoruz. Peki bunun muhatabı kimdir? O savcı mıdır? Değil. O gazeteciler midir? Değil. Bu da bugünün iktidarının demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü kirleten, lekeleyen tutum ve tavırlarının bir başka parçasıdır.”
Yıllardır bitmeyen tartışma: Erdoğan’ın ‘üniversite diploması’
İmamoğlu’nun “tavla oynayacak adam bulamaz” sözleriyle işaret ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üniversite diploması ise yıllardır tartışma konusu.
Marmara Üniversitesi, Erdoğan’ın diplomasıyla ile ilgili ilk kez 2023’te bilgilendirme yaptı. Üniversite, Erdoğan’ın 1974’te girdiği Aksaray Ticaret Yüksek Okulu’ndan 1981'de mezun olduğunu, bu okulun diğer başka yüksek okullarla birleştirilerek Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ne dönüştüğünü ve bu nedenle 1991'de kendilerine yapılan talep üzerine dönemin rektörü Orhan Oğuz ve dekanı Ömer Faruk Batırel imzasıyla diplomasının kendisine verildiğini açıkladı.
Ancak üniversite tarafından yapılan bu açıklamaya rağmen Erdoğan’ın üniversite döneminden herhangi bir fotoğrafının yayımlanmaması ve herhangi bir üniversite arkadaşının öne çıkmaması hâlâ tartışılıyor.
Erdoğan’ın diploma tartışmaları nasıl başladı?
Erdoğan'ın üniversite mezunu olup olmadığına yönelik yıllardır devam eden tartışmalar ilk kez 1994'te gündeme gelmişti.
O yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olan Erdoğan, Refah Partisi’ne gönderdiği biyografisinde sonradan Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi adını alan Aksaray İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulu’ndan mezun olduğunu söylemişti. Milliyet gazetesi muhabiri Sibel Kahraman Şen, 1974'te üniversiteye giren Erdoğan’ın 1981’de mezun olduğunu savunmuştu.
Erdoğan'ın diplomasıyla ilgili tartışmalar 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi yeniden gündeme geldi. Erdoğan'ın diplomasının aslı kamuoyuyla paylaşılmadı.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde İstanbul 15. Noterliği tarafından paylaşılan belgede, Erdoğan'ın Yüksek Seçim Kurulu'na sunmak amacıyla temin ettiği üniversite diplomasının fotokopisinde, "Dairemizce onaylanması istenilen iş bu fotokopinin ilgilisi tarafından gösterilen ve iade edilen aslına uygun olduğu ve örnek verildiğini onaylarım" ifadelerinin yer aldığı görüldü.
- Öte yandan: Türkiye Noterler Birliği, Erdoğan'ın diplomasının aslını görmeden "Aslı gibidir" olarak tasdik eden noter katibi hakkında soruşturma açmayan İstanbul 15. Noteri'ne disiplin cezası vermişti.
- Bununla birlikte: Diplomayı vekaletname almadan notere götüren kişinin Erdoğan'ın özel kalem müdürünün şoförü olması da tartışmalara neden olmuştu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Rus ve ABD heyetleri Ukrayna'da barışı görüşmek üzere bugün İstanbul'da biraraya gelecek. 2 yılın altındaki suçlarda hâkimlere tutuklama için takdir yetkisi tanıyan ve mükerrer suçlara şartlı tahliye imkanı sunacak düzenleme geliyor.
27 Şub 2025

YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





