Fener Rum Okulu'nun varlığı neden önemli?

İstanbul'daki Rum okulları tarihsel ve politik tartışmaların arasında varlığını sürdürme, yok olma veya hafıza mekanına dönüşme arasında salınan bir mücadelenin ortasında kaldı. Rum cemaatinin bu tarihi okulları ve asırları geride bırakan eğitim geleneğini yansıtma çabası üzerine.

Yazı: Gökhan Tan

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından Fener Rum Okulu’nun depreme karşı güvenli olmadığı gerekçesiyle 90 gün içinde boşaltılmasını istediği haberi 10 Ekim’de Agos gazetesinde yayımlandı.

Haber kısa sürede ulusal basında yer buldu ve Türkiye basınında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eylül sonunda ABD Başkanı Trump ile görüşmesinde gündeme gelen ve 1971’den beri kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu ile ilişkilendirildi. Aynı şekilde Yunanistan’da da milliyetçi basın tarafından, Cumhuriyet dönemi boyunca müze statüsüyle korunan Ayasofya ve Kariye’nin son yıllarda yeniden cami olarak ibadete açılmasıyla ilişkili olarak yansıtıldı.

Aposto’nun sorularını yanıtlayan Fener Rum Okulu Müdürü Dimitri Zotos, her iki taraftan da yapılan uç yorumlardan rahatsızlık duyduklarını ve ilgilendikleri tek şeyin “571 yıldır kesintisiz devam eden eğitim faaliyetlerini aynı tabela ile sürdürebilmek” olduğunu söylüyor.

Gerek Türkiye ve gerek Yunanistan’dan gelen görüşme taleplerini, yapılan yorumlar nedeniyle reddeden Dimitri Zotos “Kimi kesimler hadiseyi ‘MEB Rum okulunu kapadı’ çerçevesinde görmek istiyor. Oysa depremsellik analizlerinin yapılmasını MEB’den biz talep ettik. Bu analizler, MEB’in talebiyle İstanbul Valiliği’nin desteğiyle yürütüldü ve restorasyon ve röleve planları hazırlandı” diyor.

'İstanbul’un en merak edilen okulu'

Fener Rum Okulu’yla ilgili bir gelişmenin her iki ülkenin “duyarlı” kamuoyunda ilgi uyandırmasının birden fazla nedeni var. Bu nedenlerden ilki, 1882’den beri bugünkü binasındaki okulun fiziki varlığı.

Tarihî yarımadadan Haliç’i seyreden, kubbeli kulesiyle dev bir şato ya da kaleyi andıran bu görkemli yapı, Haliç kıyılarında sadece Süleymaniye Camii’nin sahip olduğu bir kütleye ve heybete sahip. Neo Bizans akımının tuğla-taş düzeninde inşa edilen eser, Marsilya tuğlasıyla bezeli cephesi nedeniyle çoğu zaman “Kırmızı Okul” de diye anılıyor.

Her ne kadar toplumun ekseriyeti yapının gerçek işlevini bilmese de Fener Rum Okulu, konumu, mimarisi ve hatta rengiyle, tarihî kentin en belirgin ve özgün eserlerinden.

Ama okulun mazhar olduğu ilgi sadece evrensel bir kültür mirası olmasıyla sınırlı değil. Fener Rum Okulu, Ortodoks dünyasının dinî liderliği İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi ile aynı semtte yer alıyor. Özellikle milliyetçi ve İslamcı medya, Yunanistan’la ya da azınlıklar konusunda yaşanan hemen her türlü politik gerilimde, kasten ya da bilmeyerek, görselliği yüksek bu okulu patrikhane gibi sunarak hedef gösteriyor.

Medyanın Fener Rum Okulu’na bakışı, her zaman art niyet taşımasa bile, okula sahip olduğunun ötesinde bir önem atfedildiğini gösteriyor. Örneğin, Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetesinde Aralık 2024’te okulun yeni yıl kermesi nedeniyle dışarıdan ziyaretçi kabul etmesiyle ilgili haber “İstanbul’un en merak edilen okulu ziyarete açıldı” başlığıyla vermişti.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🇯🇵 Japonya'da ilk, Arjantin'de sürpriz sonuç

Japonya'nın ilk kadın başbakanı, Arjantin'de Milei'nin zaferi, Gazze'de yeniden inşa, CHP'nin gündemi, modern seçimlerin kıskacı, Rum Fener Okulu'nun önemi.

31 Eki 2025

🇯🇵 Japonya'da ilk, Arjantin'de sürpriz sonuç

İLGİLİ OKUMALAR