Süleymaniye Camii ile ilgili hikayeler

Fener Rum Okulu'nun varlığı neden önemli?İstanbul'daki Rum okulları tarihsel ve politik tartışmaların arasında varlığını sürdürme, yok olma veya hafıza mekanına dönüşme arasında salınan bir mücadelenin ortasında kaldı. Rum cemaatinin bu tarihi okulları ve asırları geride bırakan eğitim geleneğini yansıtma çabası üzerine. Yazı: Gökhan Tan Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından Fener Rum Okulu’nun depreme karşı güvenli olmadığı gerekçesiyle 90 gün içinde boşaltılmasını istediği habe...Devamını Oku

31 Eki 2025

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Fener Rum Okulu'nun varlığı neden önemli?

İstanbul'daki Rum okulları tarihsel ve politik tartışmaların arasında varlığını sürdürme, yok olma veya hafıza mekanına dönüşme arasında salınan bir mücadelenin ortasında kaldı. Rum cemaatinin bu tarihi okulları ve asırları geride bırakan eğitim geleneğini yaşatma çabası üzerine.

Gökhan Tan

·

31 Eki 2025

Fener Rum Okulu'nun varlığı neden önemli?
Süleymaniye Camii’nin taş süslemeleri söküldüMimar Sinan'ın eseri olan Süleymaniye Camii’ndeki taş süslemelerin söküldüğü ve tahrip edildiği 26 Ağustos 2025 tarihinde ortaya çıktı. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olan caminin güvenliğini İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) sağlamaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü, İBB’ye resmi yazı göndererek camideki tahribatla ilgili güvenlik kamera kayıtlarını talep etti. İBB yetkilileri, 2023 yılında camideki tarihî döşemelerin durumu hakkında bir rapor hazırlayıp ilgili k...Devamını Oku

26 Ağu 2025

Süleymaniye Camii'nde restorasyonİstanbul'daki Süleymaniye Camii'nin taş süslemeleri, anahtar gibi cisimlerle söküldü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü restorasyon çalışmalarına başladı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, taş kakma döşemelerin ziyaretçiler tarafından bilinmeyen sebeplerle yerinden söküldüğünü açıkladı. Yüksek mimar restoratör Seda Özen Bilgili, restorasyonla mevcut tahribatın giderileceğini ancak eskinin geri getirilemeyeceğini belirtti. Restorasyon projesinin mevcut taş kakmaların korunmasını da kapsayaca...Devamını Oku

25 Ağu 2025

Süleymaniye sıra dükkânları tasarım müzesine dönüşüyorSüleymaniye Camii Altı Sıralı Dükkanlar | Fotoğraf: Caner Cangül İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Fen İşleri Müdürlüğü, kentin önemli kültürel miras alanlarında yer alan Mimar Sinan ürünü Süleymaniye sıra dükkanlarında yürüttüğü restorasyon çalışmalarını tamamladı. Şehrin asırlardır en köklü ticaret alanlarından biri olan, UNESCO Dünya Mirası alanında bulunmasına karşın yıllardır atıl kalan sıra dükkânlar, İstanbul Tasarım Müzesi olarak kapılarını açacak. UNESCO tarafında...Devamını Oku

20 Haz 2023

İstanbul'da ayakta

Jennifer Hattam'a İstanbul'da yürüme rotaları seçkisinde eşlik ediyoruz.

14 Ağu 2022

İstanbul'da ayakta
İlim Yayma Vakfı, "Süleymaniye'nin ruhuna zarar verebilecek herhangi bir girişimi önce biz kabul etmeyiz. Süleymaniye'nin silüetinin korunması için üzerimize düşen her tür fedakârlığı yapmaya hazır olduğumuzu beyan ediyoruz" açıklamasını yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu da açıklamayı "olumlu" bulduğunu belirtti. Bir adım geriden: Vakfın Süleymaniye Camii'nin önünde inşa ettiği yurt binasının kentin silüetini bozduğu iddiası üzerine İBB inşaatın durdurulması için K...Devamını Oku

08 Şub 2022

Unutma Bahçesi’nden Hatırlama Pratikleri: İki Ülke, İki Ev, İki Kadın

Dilşad Aladağ ve Eda Aslan, Alman-Yahudi bilim insanları Leon Brauner ve Alfred Heilbronn’un kurduğu Botanik Bahçesi’nin olası yıkımı karşısında “Şehrin hafızasında bahçeye bir yer açmak mümkün mü?” sorusuyla bir yolculuğa çıkıyorlar. Bu yolculuk, botanik bahçesini ve bitkilerin buradaki yaşantısını merkezine alan “Unutma Bahçesi” projesine ve 6 Haziran’a kadar Depo’da görülebilecek bir sergiye dönüşüyor. Bu yazıda “Unutma Bahçesi”nin hikâyesininin yanısıra, projenin ortaya çıkardığı, biri Türk diğeri Alman iki bilim insanı kadının, İstanbul ve Münster’deki iki evde geçen ve bu evler üzerinden bağlanan Hollywoodvari hikâyesini de okuyacaksınız.

31 May 2021

Unutma Bahçesi’nden Hatırlama Pratikleri: İki Ülke, İki Ev, İki Kadın
Tarih boyunca kimin yolu İstanbul’a düşerse istisnasız etkilenmiştir. Bunun akademiye veya günlüklerine yansıtmak ise kişilerin tercihi olmuştur diyebiliriz. İsviçre’de doğan ve mimarlık veya şehircilik alanında eğitim gören herkesin karşılaştığı bir isim olan Le Corbusier de bahsi geçen kişilerden biri. Modern mimarinin dâhisi olarak anılan Le Corbusier, eğitimini yarıda bırakıp saat kadranı yapan babasının yanında çalışmaya başlar ve bu esnada sanat eğitimi alır ve endüstriyel dönem sanatıyla ilgili dergiler çıkarır. 24 yaşındayken (1911 yılında) planladığı seyahati ile İstanbul’a gider ve o yolda ilerlerken duraklarda gözlem yapar. “Faydalı Seyahat” adını verdiği dönem, yedi ay sürer. Nitekim bütün notlarının ve birikimlerinin sonuçlarından biri olan Dom-ino Evi’ni 1915 yılında tasarlar, bu tasarım modern mimarinin temeli kabul edilir. Fakat mimarlık konusunda akademik bir müfredattan geçmese de ilk evini 18 yaşında tasarladığı bilgisini eklemeliyiz. Seyahatindan sonra bu topraklara ve İstanbul’a dair neler söylemiştir derseniz, birkaç not aktaralımLe Corbusier'in el çizimiyle Galata ve Beyoğlu'nun Boğaz'dan görünüşü. Camilerin kübist anlayıştaki gibi birçok perspektifi barındırdığını düşünen mimar, özellikle cami incelemeleri yapar ve iç mekânın önemini vurgular: “Bir bina sabun köpüğünden oluşan balon gibidir. Eğer nefes tam üflenmiş ve iyi dağıtılmışsa bu balon mükemmel ve harmoniktir. Dış bir iç in sorunudur.” Bursa’daki Yeşil Cami’nin psikolojik etkilerinden detaylıca bahseder Ayasofya ve Süleymaniye Camii’nin hari...Devamını Oku

Ege Dikencik

·

10 Mar 2021