Suyun bittiği yer

İran'da yaşanan kuraklık ve su krizi öyle bir noktaya ulaştı ki 15 milyon nüfuslu başkent Tahran'ın tahliye edilerek başka bir yere taşınması konuşuluyor. Kentin suyunun tamamen tükeneceği "sıfırıncı güne" yaklaşan Tahran "su iflası"nın eşiğindeki tek kent değil. İstanbul ve Diyarbakır'ın da aralarında olduğu birçok kentin rezervleri hızla yok oluyor.
Yazı: Deniz Aytekin
İran Meteoroloji Teşkilatları Ulusal Hava Tahmin Merkezi bu ayın başında yaptığı açıklamada, ülke genelindeki yağışın uzun yıllar ortalamasına göre yaklaşık %89 azaldığını belirtti ve bunun son 60 yılda İran’ın yaşadığı en kurak sonbahar olduğunu vurguladı. Yetkililer iki hafta içerisinde Tahran’ın içme suyu kaynaklarının tamamen tükenebileceğini belirtti.
Aynı günlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da kameralar karşısına geçerek İranlı’ları korku ve endişe içerisinde bırakan bir açıklama yaptı:
"Yeterince suyumuz yok. Eğer yağmur yağmazsa, Tahran’da mecburen geniş çaplı su kesintilerine başlayacağız. Ve kesinti yapsak bile yağmurun yağmaması durumunda Tahran’ı tahliye etmek zorunda kalacağız."
Yeterince yağmur yağmadı; meteoroloji verilerine göre sorun yakın zamanda çözülecek gibi de görünmüyor. Uzmanlar ve kentliler büyük iş merkezlerinin bulunduğu 15 milyonluk kentin taşınmasının absürt ve imkansız bir proje olduğunu vurgularken Pezeşkiyan geçen Perşembe günü söylemini yineledi ve başkenti taşımaktan başka bir çareleri kalmadığını söyledi.
Pezeşkiyan’ın sözleri postapokaliptik bir bilim kurgu senaryosundan alınmış gibi dursa da ekstrem kuraklık Tahranlı’ların gerçeği. Üstelik iklim krizinin etkisiyle giderek derinleşen bu kriz yeni değil. 2.500-3.000 yıl önce kehriz (kanat) adı verilen yeraltı su depolama sistemleriyle tüm dünyaya öncülük eden İran, 1960’larda modern boru teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla bu depoları kullanmayı bıraktı. Yıllar içinde nüfus artışı, artan talep, kaynakların sömürülmesi ve düzensiz dağıtım gibi faktörlere iklim krizi ve kuraklık da eklenince su stresi baş gösterdi.
NEREDE YAYIMLANDI?
Kasım'da ilk kez Türkiye'de düzenlenecek COP31'in müzakere sürecine ve iklim politikaları açısından önemine değindik. "Sevgilinin olması artık utanılacak bir şey mi?" sorusuna cevap aradık.
29 Kas 2025

İLGİLİ OKUMALAR


