Komisyon raporu, sürecin devam etmesine yeter mi?

Suriye hâlâ kritik önemde. Belki anayasa tartışmalarının da ötesinde bir öneme sahip. Sürecin olumlu bir sonuçla tamamlanmasının anahtarı ülkenin kuzeyinde yaşanacak olanlar. Görünen o ki diğer bütün başlıkları, bu başlığın arkasına koymak gerekiyor.
Yazı: Gökçer Tahincioğlu
Suriye’de 2026’nın ilk günlerinden bugüne yaşanan gelişmeler, adına çözüm süreci denilmeyen sürecin asıl tıkanma noktasını net biçimde ortaya koydu. Değişen söylemlere, kamuoyunda esen rüzgarlara rağmen süreç devam edecek mi, TBMM’de kurulan komisyonun raporu sürecin devamı için yeterli olacak mı gibi sorular Ankara’nın yeni gündem başlıklarını oluşturuyor.
7 Haziran 2015’teki seçimden hemen sonra Suruç’taki canlı bomba saldırısı ve Ceylanpınar’da iki polisin evlerinde öldürülmesiyle sonlanan çözüm süreci boyunca konuşulmayan örtülü başlıklardan biri Suriye’ydi.
İmralı’da Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmelerde bu konu ne oranda gündeme geldi ve Suriye’nin kuzeyine dokunulmaması gerçekten sürecin ön şartlarından biri olarak ortaya konuldu mu bugün hâlâ belirsiz. Ancak biliniyor ki sürecin İmralı ayağı açısından Suriye, en az Türkiye’deki temel haklar başlığı kadar önemli bir maddeydi.
Suriye’de devam eden iç savaş, uzun yıllar boyunca Esad rejiminin kimlik kartı bile vermediği Kürtler açısından önemli bir fırsat yarattı. ABD’nin IŞİD’e karşı başlattığı mücadele açısından bu dönemde en önemli kara gücü YPG’ydi. YPG, bir yandan IŞİD’e yönelik mücadelenin önemli ayaklarından birini oluşturuyordu; diğer yandan zaten ilk kez kontrol altına aldığı Kobani gibi kentlerini IŞİD’den korumaya çalışıyordu.
Esad’ın Suriye’nin kuzeyiyle neredeyse bütün ilgisini kesmiş olması da burada YPG’nin SDG çatısı altında statü kazanmasına yol açtı. Çözüm süreci bitti ama Türkiye’nin operasyonla boşalttığı Afrin dışındaki bölgelerde SDG egemenliğini sürdürdü.
Esad yönetiminin 2024 sonunda sürpriz biçimde düşmesinin ardından ise işler SDG’nin istediği gibi gitmedi. Aynı dönemde Türkiye’de, MHP lideri Bahçeli’nin öncülüğünde başlatılan süreçte bir yandan hızlı gelişmeler yaşanırken bir yandan gözler yine Suriye’deydi.
YPG’nin konumu
2010’dan bu yana farklı dönemlerde çözüm süreci adı altında süreçlerin yürütülmeye çalışıldığı Türkiye’de, ilk defa TBMM’de sadece sürece yönelik bir komisyon oluşturuldu. Öncesinde PKK tarihinde ilk kez “fesih” kararı aldı ve temsili olarak silahlarını bıraktı.
Bu aşamadan sonraki bütün tartışma “fesih” kararının YPG’yi kapsayıp kapsamadığı konusunda yürütüldü. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere iktidara yakın isimler, süreçte somut adımlar atılabilmesinin YPG dahil örgütün bütün unsurlarının silah bırakmasına bağlı olduğunu açıkladı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
SDG'nin yenilgisi, çözüm sürecinin güncel durumu, ICE gerilimi, iklim krizinin askerî cephesi, dolar imparatorluğunun sonu, yerel yönetimleri güçlendirmek ve çalışmak zorunda olan öğrenciler.
30 Oca 2026

İLGİLİ OKUMALAR


