Olmayan yasaklar, tanınmayan haklar

Uganda’dan Litvanya’ya, Macaristan’dan Rusya’ya geniş bir coğrafyada yöneticiler farklı cinsel kimliklerin olabileceği gerçeğini reddediyor ve çoğunlukla bu durumun “yabancı güçlerin bir oyunu” olduğunu iddia ediyor. Peki durum gerçekten böyle mi?
Yazı: Serkan Köybaşı
2025 yılı Aile Yılı ilan edilmişti ama daha çok LGBTİ+ bireylere yönelik ayrımcılık ve nefret söylemi yılı olarak geçirildi. Şimdi 2026’dayız ama ayrımcılık ve nefret hız kesmeden devam ediyor. Öyle ki ne Anayasa maddeleri dikkate alınıyor ne mahkeme kararları ne de ahlaki ilkeler.
Burada daha önce de yazdığım gibi, LGBTİ+ düşmanlığı popülist iktidarların destekçi kitlelerini konsolide etmek için sıklıkla başvurduğu bir politika. Kendi heteronormatif, erkek-egemen ve dinsel soslu ahlak anlayışlarını, kendilerinden “farklı” olan bireyleri düşmanlaştırmak ve marjinalize etmek için kullanan muhafazakar iktidarlar, dünyanın her yerinde gökkuşağını yasaklama derdinde.
Varlar, var olacaklar
Uganda’dan Litvanya’ya, Macaristan’dan Rusya’ya geniş bir coğrafyada yöneticiler farklı cinsel kimliklerin olabileceği gerçeğini reddediyor ve çoğunlukla bu durumun “yabancı güçlerin bir oyunu” olduğunu iddia ediyor. Kısa bir Google veya ChatGPT aramasıyla bile insanlık var olduğundan beri LGBTİ+ bireylerin olduğunu, hatta diğer hayvanlar arasında da eşcinsel ilişkilerin görüldüğünü ve farklı cinsel kimliklerin bazı dönemlerde (örneğin, Antik Yunan’da) olağanlaştığını, bazı tarih ve coğrafyalardaysa baskılanıp cezalandırıldığını öğrenebilirler. Ama yapmıyorlar, çünkü işlerine gelmiyor.
O zamanlar Netflix de Mabel Matiz de yoktu ama Osmanlı İmparatorluğu’nda da eşcinseller vardı. Eğer olmasaydı 1858’de Ceza Kanunu değiştirilip eşcinsel ilişki ceza nedeni olmaktan çıkarılır mıydı? Demek o devirde de eşcinsel ilişki yaşayanlar varmış ki bir ara (ender de olsa) cezalandırılmışlar, sonra bunun doğru ve adil bir durum olmadığı düşünülmüş ve ceza gerektiren bir durum olmaktan çıkarılmış. Hatta eşcinselliği Osmanlı toplumunda gayet olağan karşılandığı, homofobinin 19. yüzyıldaki Batılılaşmayla geldiği kabul edilmekte. Yani, “LGBT lobisi” değil, asıl homofobi Batının bir oyunu.
Ayrımcılık yasak ama biz yaparsak değil
Bugünse artık Anayasamızda insanların—cinsel olan dahil—kimliklerine bağlı olarak ayrımcılığa uğramayasını engellemek üzere eşitlik maddesi var. 10. maddede “herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit” olduğu yazmakta. Bununla birlikte, günümüzde, eğer LGBTİ+ bir bireyseniz bu madde sizin için geçerli değil, de facto (fiilen) yürürlükten kalkmış durumda. Herkes eşit ama siz o “herkese” dahil değilsiniz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
62. Münih Güvenlik Konferansı'nın ardından, Türkiye'nin insansız hava sistemleri pazarı, Arjantin'de greve giden işçiler, sağ popülizm ve kahkaha siyaseti, dünyada cinsiyet mücadelesi.
20 Şub 2026

İLGİLİ OKUMALAR


