ABD’nin yeni Savunma Bakanı: Lloyd Austin

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
3 Kasım’daki seçimde ABD Başkanı seçilen Demokrat Partili Joe Biden, Savunma Bakanlığı görevine emekli general Lloyd Austin’i getireceğini açıkladı. Austin, göreve başlaması hâlinde ilk siyah Savunma Bakanı olacak.

- Muafiyet şartı: ABD kanunlarına göre emekli bir askerin Savunma Bakanlığı’nda üst düzey görev alabilmesi için askerlik görevinden en az yedi yıl önce ayrılmış olması gerekiyor. Bu sebeple, 2016’da emekliye ayrılan Austin, göreve başlamak için Senato’dan alması gereken onayın yanı sıra Kongre’den de muafiyet almak zorunda. 2017’de Başkan Donald Trump tarafından aday gösterilen Jim Mattis Kongre muafiyeti almış olsa da birçok kongre üyesinin Austin’e muafiyet vermek istemediği iddia ediliyor.
- Kimdir? 2013 yılında ABD'nin Orta Doğu'daki tüm askerî faaliyetlerinden sorumlu olan Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) başına atanan General Lloyd Austin, öncesinde Irak ve Afganistan’daki saha tecrübeleri de dâhil olmak üzere orduda 40 yılın üzerinde deneyime sahip emekli bir asker. Apolitik olarak tanınan Austin’in, emekli olduktan sonra Raytheon savunma şirketi yönetim kurulunda görev aldığı biliniyor.
- IŞİD’le mücadele: Irak’tan çekilmeyi ve Irak ordusunun eğitilmesini kapsayan Yeni Şafak harekâtını yürüten Austin, CENTCOM Komutanlığı görevine geldikten sonra ABD'nin Suriye'deki silahlı muhaliflere destek ve eğitim vermesini öngören 500 milyon dolarlık "eğit-donat programını", daha sonra da IŞİD'le mücadele eden ve terör örgütü PKK bağlantıları sebebiyle Türkiye’nin karşı çıktığı Kürt gruplara destek verilmesi süreçlerini yönetti. ABD’nin YPG’ye destek verdiğini kabul eden ilk askerî yetkili olan Austin, "İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ortak bir düşmana kurulmuş en büyük koalisyon" olarak tanımladığı ABD önderliğindeki uluslararası koalisyonun IŞİD’e karşı hava operasyonları düzenlemesinde aktif rol oynadı.
- Biden’ın makalesi: Başkan seçilen Biden, The Atlantic’te yayımladığı Why I Chose Lloyd Austin as Secretary of Defense başlıklı yazıda, 2010 yılında Barack Obama’nın Başkan Yardımcısı olarak yaptığı Irak ziyaretinde dönemin saha komutanı General Austin’in 150 bin ABD askerinin “eve” dönüşünde oynadığı role tanıklık ettiğini ifade etti. Biden, “şerefli bir devlet adamı” olarak tanımladığı ve güç kullanımının “en son aşamada devreye girmesi” konusunda ortak düşünceleri olduğunu ifade ettiği Austin’in ABD'nin şu an karşı karşıya olduğu zorluklar karşısında göreve gelebilecek en iyi aday olduğunu savundu. Biden’a yakın kaynaklar da bu tercihin Austin’in Biden tarafından “güvenilir” ve “kriz yönetiminde başarılı” bulunması sebebiyle alındığını ifade etti.
- Yanlış seçim mi? Stanford Üniversitesi Freeman Spogli Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü üyesi Oriana Skylar Mastro, The Washington Post gazetesindeki The real reason Biden’s pick for Pentagon chief is the wrong choice başlıklı yazısında, ABD için en büyük tehdidin Çin olduğu konusunda ülkede bir uzlaşı olmasına rağmen Orta Doğu’da sıcak savaş bölgelerinde tecrübe sahibi Austin’in Savunma Bakanlığı görevine atanmasını yanlış bulduğunu ifade ediyor. Çin’den gelecek tehditlere karşı yetersiz kalınabileceği endişesinin yanı sıra Mastro, sadece dört yıl önce askerlikten ayrılan Austin’in ordu üzerindeki sivil hakimiyeti konusunda da sorun teşkil edebileceğini ifade ediyor.
- Obama etkisi: Seçilmiş Başkan Biden’ın Demokrat Parti’nin sol kanadı, merkez ve hatta Cumhuriyetçi Parti’den birkaç figür ile “geniş koalisyon” hükümeti oluşturması bekleniyor. Öte yandan, şu ana dek göreve getireceğini açıkladığı on altı isimden on ikisinin eski Başkan Obama döneminde rol almış figürler olması dikkat çekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde ABD'nin yeni Savunma Bakanı Lloyd Austin'i, Hindistan'daki büyük grevi ve TBMM'deki bütçe görüşmelerinde yaşanan tartışmaları bulacaksınız.
17 Ara 2020

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




