Adana'da son durum


Kızılay afet bölgesinde #SensizOlmaz Kızılay , Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından depremlerden doğrudan etkilenen 10 ile personel ve gönüllüleriyle yardımlarını ulaştırıyor. Neler oldu? Depremden etkilenen bölgelerde 74 ikram aracı, 29 mobil mutfak, 11 sahra mutfağı, 3 mobil fırın ve 3 aşeviyle afetin dördüncü gününde yaklaşık 3 .275.000 kişilik beslenme desteği sağlayan Kızılay ; 537 binden fazla ikram malzemesini, 33 bine yakın battaniyeyi ve yaklaşık 371 bin adet suyu vatandaşların hizmetine sundu. 12 binin üzerinde personel ve gönüllüyle bölgede faaliyetlerini sürdüren Kızılay; barınma, beslenme ve kan sevkiyatıyla beraber psikososyal destek ekiplerini de sahaya yönlendirdi. Depremzedelere yardım ulaştırmak için zamanla yarışan ekipler, Elbistan’a kara yoluyla ulaşımda sorun yaşanması sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait helikopterlerle su ve gıda kolilerini bölgeye transfer etti. Türkiye genelinde 300 kan bağış noktasıyla hizmet veren Kızılay, kan stoklarının yerine konulabilmesi için bulunduğu kan bağışı çağrısı sonucunda ilk gün 40 bin üniteyi aşkın kan bağışı topladı. Dikkat: Kanın uzun süre saklanamayan bir tedavi aracı olduğunu hatırlatan Kızılay, kan bağışının günlere yayılması gerektiği uyarısında bulunarak önümüzdeki günlerde de ülke ihtiyacı oranında kan bağışı kabulünü sürdürecek. Taleplerinizi Kızılay’a iletmek için 168 çağrı merkezi , sosyal medya mecraları ve bu bağlantı üzerinden 7/24 çalışan Kızılay İletişim Merkezi’ne ulaşabilir; 168 çağrı merkezinden, Kızılay mobil uygulamasından, bankalarda bulunan Türk Kızılay bağış hesaplarıyla internet bankacılığından ve sms aracılığıyla 2868 ’e DEPREM yazıp göndererek mesaj başına 15 TL destek olabilirsiniz .
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
-Deprem anında neler yaşadınız biraz bahseder misiniz bize?
Çok kötü bir süreçti. Deprem çok uzun sürdü. Evlerde masaların altında bir nevi artık ölümü bekler hâle geldik, 'binalar ne zaman yıkılacak?' diye duvarlara baktık. İlk depremden sonra apar topar binaları tahliye ettik. On dakika sonra ikinci bir deprem yaşadık. Daha sonra aracı olan araçlarıyla yol kenarlarına çıktı. Yağmurun yağdığı, havanın soğuk olduğu çok korkunç bir geceydi. Çocuklar ağlıyor, insanlar sağa sola koşuşturuyor, kimse ne yapacağını bilmiyordu. Araçların içinde insanlar beklemeyi bırakıp dışarı çıkınca izdiham oldu; ambulanslar, itfaiye araçları gidemez oldu. Gün ağarınca felaketin boyutu biraz daha ortaya çıktı.
Yıkılan binalar, yardım etmeye çalışan insanlar, yağan yağmur, soğuk hava, sıkışan trafik, çok kötü bir görüntü çok kötü bir süreçti. Bunları atlatmaya çalışırken öğlen 13:00 civarı ikinci bir deprem şokunu yaşadık. Yıkılan binaların altında kalanları kurtarmaya çalışırken yeni yıkılan binalar eklendi buna. Adana'da 20-25 civarı bina yıkıldı.
-Şu anda Adana'da ihtiyaç var mı, yıkılan binalarda arama kurtarma devam ediyor mu, bildiğiniz kadarıyla şehirde hayat normale dönüyor mu? Ne durumda Adana?
Yıkılan binalarda ilk dakikadan itibaren sivil müdahale başladı. Sağ olsun bütün arkadaşlar, tanıdığımız tanımadığımız herkes, iş makinelerini, vinçlerini, kepçelerini, ne varsa ellerinde yıkılan binaların civarlarında toplayıp beklemeye başladılar; profesyonel ekiplerin gelip müdahale etmesini beklediler. Bu araçlarla beraber Adana'da yıkılan bütün binalarda bir çalışma başladı; fakat AFAD veya benzeri devlet kurum ve kuruluşlarından yardım gelmedi. Özellikle Adana'ya bile çok geç geldi, diğer illeri düşünemez hâle geldik. Buraya böyleyse diğer deprem bölgesindeki Kahramanmaraş, Adıyaman, Hatay, Antep, Malatya gibi illerde neler olabileceğini düşünürken korkunç hislere kapıldık.
Adana'da şu an tüm binalarda arama kurtarma faaliyeti devam ediyor. Yemek, kıyafet ve benzeri herhangi bir ihtiyaç şu an söz konusu değil. Biz Adana'da bu bölgede elimizden geldiği kadar depremde daha çok hasar almış bölgelere yardımcı olmaya çalışıyoruz, oralara erzak gıda yardımı yapmaya çalışıyoruz; kıyafet yardımı yapmaya çalışıyoruz. Bölgeden çok ciddi sıkıntı haberleri alıyoruz. Arkadaşlarımıza SMS yoluyla ulaşıp kimin nerde ne yakını varsa bize ulaşan tüm bilgileri yerinde tek tek sahada koşarak gidip bakmaya çalışıyoruz. Enkaz altından mesajlar geliyor, onlara ulaşmaya çalışıyoruz. Bu şekilde zorlu bir süreç atlatıyoruz.
-Peki, Adana'daki yıkılmayan evlerin sağlamlığı hakkında bir bilginiz var mı? Mesela, şu an Adana'da ne kadar insan geceleri sokakta geçiriyor, çadırlar kuruldu mu? Çünkü biz Adana'ya yeni geldik ve direkt sizinle buluştur, çok şehri görme şansımız olmadı henüz. Geceleri nasıl geçiyor Adana'da?
Adana 2,5 milyon nüfusu olan bir şehir, birçoğu da apartmanlarda yaşıyor. Depremin ilk gününden bugüne yaklaşık 1,5 milyon ile 1 milyon 750 bin kişi apartmanlarını evlerini tahliye etmiş durumda. Geceleri şehir, karanlık bir şehre dönüşüyor; hiçbir apartmanda ışık yok. Bizim sadece kendi tespit edebildiğimiz belki 200, belki 300 tane bina ağır hasarlı, oturulamaz hâlde ve bunların birçoğu çarpık kentleşme sonucu yan yana. Biri yıkıldığında mutlaka diğerine de etki edecek. Bütün apartmanlar tahliye edilmiş durumda, hepsi boş. Hava karardığı andan itibaren insanlar arabalarıyla boş arazilerde konaklıyor. Hava soğuk, çadırlarda barınanlar var her yerde ateş yakılıyor. Müstakil evlerde oturanlar birilerini misafir ediyor. Şehir dışına gidenler var. Mersin yazlık bölgelerine oluk oluk insan gidiyor.
Şu an apartmanlarda oturan yok, şehir geceleri karanlık, boş bir şehre dönüşüyor. İnsanların psikolojileri alt üst olmuş durumda. Kimse binalara giremiyor, biz dört gündür dışardayız. Benim apartmanım, oturduğum yerde herhangi bir sorun görünmemesine rağmen eve çıkıp kıyafet alamıyoruz. Biz almaya çıksak çevremizdeki eş dost, eşimiz, kardeşlerimiz buna izin vermiyor; herkes korkuyor, psikolojileri çok kötü durumda. İnsanlar evlerinden kıyafet, su, temel ihtiyaç malzemelerini bile alamıyor. Kimse binalara giremiyor.
Ciddi bir korku hakim şehirde. Devlet yetkilileri sahada yok, sahada kimseyi göremiyoruz. Bilgilendirme yapılmıyor. Bütün siteler, apartmanlar, yapı denetimler, inşaat mühendislerinden bilirkişi raporları istiyor. Onlar da sağ olsun ellerinden geldiğince tüm binaları gidip kontrol etmeye çalışıyor; fakat bina sayısı çok olduğu için yetişemiyorlar. Sağlıklı bir rapor çıkmadan da kimse evlerine girip oturamıyor.
-Bir benzin sıkıntısı var mı, çünkü bize arabayla buraya gelirken hep yapılan uyarı “Ne yapın edin deponuzu hep dolu tutun, ciddi bir benzin sıkıntısı var” deniyordu. Şu an o gerçek mi, benzin kolay bulunuyor mu, ne durumda akaryakıt istasyonları?
Adana’da tüm akaryakıt istasyonlarında ciddi sıralar var; fakat Adana’da herhangi bir akaryakıt sorunumuz yok. Yalnız, Adana Ceyhan’ı geçtikten sonra Osmaniye’ye varmadan ciddi bir akaryakıt sorununun başladığını biliyoruz. Biz buradan bidonlarla akaryakıt gönderiyoruz, buradan yola çıkacak arkadaşlar bagajlarına ciddi miktarda akaryakıt depoluyorlar. Çok ciddi tehlikeli şartlar altında bu yolculuğu gerçekleştiriyorlar. Allah muhafaza, herhangi bir kaza durumunda depoda benzin bidonlarındaki akaryakıtlarla ne gibi bir felaket olacağını hepimiz tahmin edebiliyoruzdur. Buralarda şu an akaryakıt sorunu yok; fakat Doğu ve Güneydoğu illerine gittikçe, özellikle Adıyaman, Maraş, Hatay’da asla akaryakıt bulunamıyor, böyle bir sorun var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Kahramanmaraş merkezli depremlerde, resmî kaynaklara göre şu ana kadar can kaybı 16 bin 546'ya yükseldi. Aposto ekibi sahadan izlenimlerini aktardı.
09 Şub 2023

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




