Afganistan'da kadının adı var

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Geçtiğimiz hafta Sudan’da devlet yapısının laikleşmesi ve kadın haklarında ilerlemeler görülmesi konusundaki yazıma çok olumlu tepkiler geldi. İnsanların iyi haberler duymaya ve umutlanmaya ihtiyacı olduğunu yakından gördüm. Bugün de sizlere insanlık için küçük ama Afganistan için büyük bir iyi haber vermek istiyorum. Afganistan’da artık çocukların kimliklerine babalarının yanı sıra annelerinin de isimleri yazılacak.

- Afganistan’da kadının durumu: Taliban yönetimi döneminde sosyal, ekonomik ve kültürel haklarını yitiren Afganistanlı kadınlar, 2001’de Taliban rejimi sona erdikten sonra da cinsiyet eşitliğine kavuşamadı. Taliban sonrası dönemde bir takım reformlar yapılsa da kadınlar için eğitim olanaklarının kısıtlı olduğu ülkede, kadınlara yönelik sistematik şiddet ve sosyal kısıtlamalar devam ediyor ve çocuk yaşta evlilik hâlâ yaygın. Kenya merkezli sivil toplum kuruluşu Oxfam International’ın yayımladığı rapor da ülkedeki cinsiyet eşitsizliğinin pandemi dolayısıyla daha da derinleştiğini; kadınların iş gücüne katılımının, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişiminin azaldığını ve hane içi şiddetin arttığını ortaya koyuyor. Geçtiğimiz ay ülkenin ilk kadın yönetmeni Saba Sahar’ın başkent Kabil’de silahlı saldırıya uğraması da kadının görünür olmasına karşı zihniyetin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
- Kadının adı tabusu: Ülkede, cinsiyet eşitsizliğinin de ötesinde kadını yok sayacak bir anlayış sebebiyle kamusal alanda kadın isimlerinin kullanılması bir tabu olarak görülüyor. Kimi erkekler, eşlerinin ya da kardeşlerinin isimlerinin bilinmesinden rahatsız oluyor. Resmî belgelerde, nikâh davetiyelerinde ve hatta mezar taşlarında dahi kadın isimleri yer almıyor. Kadınların resmî işler için en yakın erkek akrabasının adını kullanmak zorunda kaldığı ülkede kendi isimlerini kullanan kadınların Taliban şiddetine maruz kaldığı olaylar yaşanmıştı.
- “Benim Adım Nerede”: İsminin yok sayılmasına dayanamayan Afganistanlı kadın Laleh Osmany, üç yıl önce “Benim Adım Nerede” adında bir kampanya başlatmıştı. Kampanya Taliban destekçilerinin tepkisini çekse de uluslararası toplumda büyük destek görmüş, Afganisanlı ünlü simalar, siyasetçiler ve özellikle yurt dışında yaşayan Afganistanlılar kampanyayı duyurmuştu. #WhereIsMyName etiketiyle paylaşılan kampanya oldukça ses getirmişi. Osmany, kampanyanın dinle değil, dinin arkasına gizlenmiş ve kökleşmiş kadın düşmanlığıyla savaştığını açıklamıştı.
- Yasa değişikliği: Devlet Başkanı Eşref Gani tarafından geçtiğimiz hafta imzalanarak yürürlüğe giren yeni yasa, kimlik kartlarında baba adının yanı sıra anne adının da yazılmasını öngörüyor. Bu, ülkede kadın hakları için büyük bir kazanım olarak görülüyor. Osmany, "Bu zaferin aktivistlerle yurttaşların ısrarlı kampanya ve dayanışmasının sonucudur. Hükümet yurttaştan yana tavır aldı, destekleri için cumhurbaşkanına ve partinin milletvekillerine bizzat şükranlarımu sunuyorum. Kampanyamızı destekleyen, sesini yükselten kadın, erkek, herkese teşekkür ediyorum ve tüm eşit haklar kampanyacılarını kutluyorum." diyerek yasayı kutladı.
- Taliban endişesi: Öte yandan hükümetin hâlâ ülkenin bir kısmını kontrol altında tutan Taliban'la arasındaki barış görüşmelerinin değişikliğe engel olmasından korkuluyor. Taliban, değişikliğin “İslami prensiplerle çeliştiğini ve Batılı bir plan olduğunu” savunuyor.
- Kadının adı var: Duygu Asena’nın 1987’de yayımlanan ve bir dönem yasaklanan “erkeklerin belirlediği kalıplar içinde kadın olmaya karşı fısıltıyla çığlık atan” Kadının Adı Yok kitabı, bir kadın karakterin toplumsal hayatta cinsiyet eşitsizliğiyle mücadelesini anlatıyordu. Kitabın belki de en vurucu yanı, ana karakterin isimsiz olmasıydı. Cinsiyet eşitsizliği hâlâ dünyanın her yerinde bir problem. Bazı coğrafyalarda kimlik kartına kadının da isminin yazılması, “kadının bir adı olması” bile büyük bir kazanım. Durum acı ama mücadele kararlı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Pekin ile Vaşington arasında ipler geriliyor. Odak noktamızda WeChat ve ABD'de yaşayan Çin diasporasının durumu var.
22 Eyl 2020

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Hiç”, cümle içinde pekiştirme, kesinlik, miktar veya zaman bildiren çok işlevli bir sözcüktür. Olumsuz cümlelerde eylemin anlamını kuvvetlendirir, soru cümlelerinde belirsizlik veya olasılık belirtir, tek başına kullanıldığında ise mutlak yokluğu ya da değersizliği ifade eder.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’ya yönelik kitlesel geçişlerde en az 57 kişi öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 50 bin kişinin kente girdiğini; Ceuta yönetimi ise sayının 60 bine ulaşmış olabileceğini açıkladı. Cuma akşamına kadar 48 bin 300 kişinin Fas’a döndüğü bildirilirken Madrid yönetimi sınır bölgesine asker ve ek güvenlik personeli gönderdi.

Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. İki şüpheli adli kontrolle serbest bırakılırken savcılık, belediye iştiraki Kent AŞ üzerinden müteahhitlerden para talep edildiğini ve ruhsat süreçlerinin yetkisiz kişilerce yönlendirildiğini öne sürüyor. Dedetaş suçlamaları reddederek müteahhitlerden para alınması yönünde hiçbir talimat vermediğini söyledi.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




