Akademide olumsuz mütekabiliyet

Fransa ve Türkiye arasındaki anlaşmazlık Galatasaray Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencilerini mağdur ediyor
Akademide olumsuz mütekabiliyet

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Kapak görseli: Ece Tugay
 

Fransa'nın Türkçe öğretmenlerine Fransızca bilme zorunluluğu getirmesinin ardından, YÖK de “mütekabiliyet esasını” gerekçe göstererek Türkiye'deki Fransa vatandaşı eğitimcilere B2 veya üzeri Türkçe dil yeterliliğine sahip olma zorunluluğu getirdi. Karar sonucu oturma izni yerine de geçen çalışma izinleri etkilenen Fransa vatandaşı eğitimciler, Türkiye'de yasa dışı ikamet eden konumunda bulunuyor. YÖK yetkilileri kararın “siyasi” olarak değerlendirilemeyeceğini, Fransa’nın adımlarına karşılık bir durum olduğunu belirtse de yeni zorunluluk tamamen siyasi olarak okunuyor. Galatasaray Üniversitesi’nde durumdan mağdur olan birçok hoca tepkilerini açıkça dile getirirken YÖK yetkilileri bu durumun Galatasaray Üniversitesi’nin özelliğini kaybettirmeyeceğini belirtiyor. Ancak, bu karar sonrasında Yunus Emre Enstitüsü’nden B2 seviyesi testini geçemeyen öğretmenlere çalışma ve oturma izni verilmeyecek. Şu anda 80'den fazla Galatasaray Üniversitesi hocası risk altında. 

  • Nedir? Avrupa ülkelerine 1970’lerde yaşanan işçi göçü ve daha sonra aileleri birleştirme politikası sonrası, 1977’de alınan bir Avrupa direktifiyle göçmen çocuklarının ana dilde eğitim görebilmesi ve kültürünü tanıyabilmesi için zemin oluşturulmuştu. 1977 direktifi doğrultusunda Türkiye’nin de içinde bulunduğu dokuz ülkeden gelen göçmenler için ana dilde eğitim veriliyordu. “ELCO” olarak adlandırılan bu öğretmenler göç veren devletler tarafından gönderiliyor ve maaşlarını gönderen devletten alıyordu. Böylelikle ülkeler tarafından atanan öğretmenler yurt dışındaki vatandaşlarına ana dil ve kültür eğitimi verebiliyordu. Bu öğretmenler önce göçmenler, daha sonra Fransa’da olan göçmenlerin çocukları için gönderiliyordu. 2018 reform paketiyle, göçmen öğretmenlerin eğitimlerinin takip edilemediği ve yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu iletildi. Özellikle Arapça ve Türkçe öğretmenlerinin İslam propagandası yaptığı kaygısı vurgulandı. Bu kapsamda Fransa 2020’de, direktifteki dokuz ülke ile (MEB'in imza tarihi 24.08.2020), “Fransız eğitim sisteminin temel ilkelerine uygunluk” odağında, yani laikliği öne çıkaran yeni bir anlaşma yaptı. ELCO tanımı EILE'ye dönüştürülerek bu kişilerin Fransa yasalarına göre öğretmenlik mesleğinden olması ve denetlenebilmeleri için de B2 düzeyinde Fransızca bilmeleri şartı getirildi. Daha önceden de göçmen öğretmenlerin Fransızca bilmesi bekleniyor ancak bu durum denetlenemiyordu, yeni düzenlemeyle denetleme sistemi getirilmiş ve dil zorunluluğu daha kurumsal bir noktaya taşınmış oldu.
     
  • Tepkiler: Strazburg Üniversitesi Türk Etütleri Bölüm Başkanı tarihçi ve siyaset bilimci Prof. Samim Akgönül’ün aktardıklarına göre, Galatasaray Üniversitesi'ne yapılanlar mütekabiliyet esasına göre açıklanamıyor. Fransa’da uygulanan kararın yalnızca ilkokul ve ortaokullar için geçerli olduğunu özellikle belirten Akgönül, mütekabiliyet esasının hukuken kendi vatandaşlarına uygulanamayacağını, bu durumun Türkiye’deki öğrencilere mağduriyet oluşturacağını iletiyor.
     
  • Galatasaray Üniversitesi'nden Prof. İlber Ortaylı, "YÖK’ün bu kararı Galatasaray Üniversitesi’ni yaralar ve bu üniversiteden beklenen millî görevin de yerine getirilmemesiyle sonuçlanır. Zira herkesin malumudur, Avrupa’daki divanda Strazburg’da aleyhimizde tonlarla dava açılıyor. Bunların çoğunu kaybediyoruz. Hepsi de haksız olduğumuzdan, adaletsiz davrandığımızdan değil, düpedüz hukukumuzu savunacak kadrolarımız yok.” sözleriyle tepkisini iletti.
     
  • Galatasaray Üniversitesi öğretim üyeleri de “Çoğumuzun Türkçe dil seviyesi, şart koşulan B2'nin altında. Üniversitenin kuruluşundan bu yana, öğrencilerimize çok kültürlü ve çift dilli bir eğitim vermeyi sürdürmekteyiz. Ancak öğrencilerimizin bu eğitime erişim hakkı, uygulamaya konan son kararlarla ellerinden alınıyor,” açıklamasında bulundu.
     
  • Mütekabiliyet: Uluslararası hukukta mütekabiliyet esasına dayandırılarak açıklanmaya çalışılan bu karar birçok açıdan hukuki ilkeleri zedeliyor. Belirtmek gerekiyor ki Galatasaray Üniversitesi’nin mağduru olduğu bu uluslararası ilişkiler sorununda insan hakları ihlali söz konusu. Oysa BM tarafından 27.01.1980’de yürürlüğe konulan ve “objektif statü” oluşturduğu için imzacı olmayan devletleri de bağlayan 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi madde 60/5 ile “İnsan haklarında olumsuz mütekabiliyet” yasaklanmıştır.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

GSÜ'de mağduriyet, İran'da siyasi atmosfer, ABD'de pandemi yönetimi

Bu hafta hikâyelerimizde Türkiye ile Fransa anlaşmazlık sebebiyle Galatasaray Üniversitesi'nde yaşanan mağduriyeti, Haziran 2021'de Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak İran'daki siyasi atmosferi, ABD'de pandemi sürecinin yönetimini ve geçtiğimiz ayın yasama gündemini ele alıyoruz.

25 Şub 2021

GSÜ'de mağduriyet, İran'da siyasi atmosfer, ABD'de pandemi yönetimi

YAZARLAR

Nesibe Kırış

@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak