Rusya-Ukrayna gerilimi


Nilay Örnek ve Immanuel Tolstoyevski, Vaillant ile Kafa Rahatlatan Sohbetler’in üçüncü sezonunda
“Ne yediğimizi biliyor muyuz?” “Uzay çoğumuzun asla göremeyeceği bir bilim kurgu öğesi mi?” “Mutlu ilişki olur mu?” “Başarının sırrı var mı?” “Farkında olmanın ve değişmenin yolları ve avantajları neler?” Dinleyicilerin kafalarına takılan…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
2014 yılından beri sürmekte olan Rusya-Ukrayna geriliminde yeni bir döneme girildi. Rusya, son günlerde Ukrayna sınırına asker ve mühimmat yığmaya başlayarak hem Ukrayna’yı hem de uluslararası toplumu alarma geçirdi. Rusya’nın bu tavrı, iki ülke arasındaki gerilimin Ukrayna’nın doğusunda Rusya kontrolü altında bulunan bölgelerle sınırlı kalmayacağı ve daha da artacağı konusundaki endişeleri artırdı. Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya tarafından desteklenen ayrılıkçılarla Ukrayna ordusu arasında yaşanan şiddet de son dönemde artış gösterdi. Bu şiddetin 2014 yılından bu yana 14.000 insanın canına mal olduğu tahmin ediliyor.
- ABD'nin tutumu: Ukrayna’nın Batı’daki müttefikleri, hızla büyüyen savaş tehdidine karşı Ukrayna’ya olan desteklerini yinelerken Rusya’ya agresif eylemlerini sonlandırma çağrısı yaptı. Artan gerginlikle beraber ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi telefonla arayarak Rusya’nın Donbas ve Kırım bölgelerinde oluşturduğu tehdide karşılık ABD’nin Ukrayna’nın arkasında olduğunu; Ukrayna’nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklediğini belirtti. Rusya’nın askerî hareketliliği, ABD’nin Avrupa’da bulunan üslerindeki askerlerin de alarma geçmesine sebep oldu. Kimi askerî uzmanlar, Rusya’nın aslında savaş istemediğini; sadece Zelenski'yi korkutmak ve Biden yönetimini test etmek istediğini belirtiyor. Ancak genel kanı, Rusya’nın eylemlerinin bununla sınırlı kalmayacağı yönünde. Pentagon Basın Sözcüsü John Kirby, yaptığı bir açıklamada Rusya’nın niyetinin ne olduğunu anlamanın zor olduğunu; ancak askerî hareketliliği takip ettiklerini söyledi. Kirby, ABD’nin Ukrayna’ya kendini savunabilmesi için mühimmat ile silah desteği yaptığının da altını çizdi ve Minsk Protokolü ile sağlanan ateşkesin devam etmesini temenni ettiklerini beyan etti.
- Ukrayna'nın diplomatik hamleleri: Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, bu süreçte diplomatik trafiği en üst seviyeye çıkardı. Zelenski, Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson ve Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile yaptığı telefon görüşmelerinde iki ülkeden hem Rusya’ya karşı destek istedi hem de Ukrayna’nın NATO üyesi olması için bir süreç başlatılmasını istediğini iletti. Son günlerde birçok ülke lideri ile görüşme fırsatı bulan Zelenski dünya kamuoyunda destek aramaya devam etti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile de görüşen Zelenski, Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda istekli olduğunu; bölgenin güvenliği için Ukrayna’nın NATO’nun bir parçası olması gerektiğini bir kere daha vurguladı. Bu görüşmenin üzerine Stoltenberg, Twitter’dan yaptığı açıklamada Rusya’nın Ukrayna sınırındaki eylemlerini endişe verici bulduğunu ve Ukrayna’nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü net bir şekilde desteklediğini belirtti.
- Rusya'nın açıklamaları: Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya’nın Ukrayna’nın olası NATO üyeliğine sıcak bakmadığını; üyeliğin bölgedeki gerilimi artıracağını ve NATO’nun Ukrayna’nın iç işlerinde yaşadığı sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağını dile getirdi. Ayrıca Peskov’a göre, Ukrayna’nın doğusunda yaşayan insanlar NATO’ya hiç sıcak bakmıyor. Diğer yandan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD’li diplomatlar ile önemli görüşmeler yaptıklarını ve bu görüşmelerde ABD’nin endişelerinin yersiz olduğunu belirttiklerini açıkladı. Ayrıca Ryabkov, Ukrayna’yı bölgedeki sorumluluklarını yerine getirmemekle suçladı. ABD’li diplomatları da bu konuda sorumlu davranmaya çağıran Ryabkov, ABD’nin bölgedeki gerilimin düşürülmesinde oynayabileceği rolün öneminin altını çizdi. Ukrayna, Batı ülkeleri ve NATO, Rusya’yı Donbas bölgesindeki ayrılıkçılara silah ve mühimmat desteği yapmakla suçlarken Rusya bu iddiaları reddediyor. Rusya bu bölgeye silah değil, insani ve siyasi destek verdiğini iddia ediyor.
- Önümüzdeki süreç: ABD’nin bu süreçte tüm gücüyle Ukrayna’nın yanında olduğunu belirtmesi, kimi uzmanlar tarafından Biden hükümetinin bu testten başarıyla çıkmaya yakın olduğu şeklinde yorumlandı. Uzmanlara göre ABD ile gerilimi artırmak istemeyecek olan Rusya’nın sıcak bir çatışmadan çekinme ihtimali arttı. Ancak hem Almanya’nın hem de Fransa’nın ABD kadar net tavır almaması, ABD’de olumlu karşılanmadı. Ayrıca ABD’nin, Rusya ile olan gerilimi çözmek için Fransa ve Almanya’yı da diplomatik sürece dahil etmesinin doğru olacağı anlayışı birçok uzman tarafından dile getiriliyor. Sürecin Rusya merkezli şirketlere karşı yeni yaptırımlara da gebe olduğu, ülkedeki bankalardan biri olan Vnesheconombank’ın ve Rusya’nın Almanya’ya enerji taşıdığı Kuzey Akım 2 projesinin bu yaptırımlara maruz kalabileceği konuşuluyor. Son olarak, sıcak çatışma olsun olmasın, önümüzdeki süreçte Ukrayna’nın kendi iç meselelerini kalıcı bir şekilde çözmesi büyük önem arz ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
8 Nisan Perşembe sabahından herkese günaydın. Bugün gündemde milletvekillerinin yasama dokunulmazlıkları, haksız işten çıkarmalar ve Ukrayna'nın doğusundaki gelişmeler var.
08 Nis 2021

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



