Aşk, Mark ve Ölüm, 2022

Müzik asla sadece müzik değil.
Aşk, Mark ve Ölüm, 2022

İzlediğim birçok müzik belgeselinde, aldığım klasik müzik tarihi dersinde hatta televizyonda izlediğim SMS'le oy atmalı müzik yarışmalarında... Bugüne kadar müziğin yalnızca müzik olmadığını, çok farklı katmanları olduğunu, toplumsal ipuçları verdiğini kavradığım birçok an ve durum oldu. Açıkçası son dönemde bunu çok iyi başardığı söylenen bir belgesel, Summer of Soul (...Or, When the Revolution Could Not Be Televised) bende çalışmadı. Fakat 72. Berlin Film Festivali'nin Panorama bölümünde gösterilen, Cem Kaya imzalı Aşk, Mark ve Ölüm'ü izlediğimde, müziğin asla sadece müzik olmadığını çok güçlü bir şekilde, bir kez daha gördüm.

Yüksel Özkasap | Aşk, Mark ve Ölüm (2022, Cem Kaya)

Belgesel, 60 yıl önce Türkiye'den Almanya'ya göç edenlerin oraya taşıdığı ve orada geliştirdiği müziği üç bölümde ele alıyor: Aşk, Mark ve Ölüm bölümlerinde... Anlatısı boyunca, artık birçok belgeselde gözlerimi devirmeme yol açacak denli yaratıcılıktan uzak şekilde kullanılan talking-heads ziyaretlerini sık sık kullanıyor olsa da, Kaya'nın mikrofonu uzattığı, kamerasını çevirdiği bu insanlar özneyi ya da konuyu öven sıkıcı ve klişe laflar etmek için orada değiller. Tam tersi, öznenin ve konunun ta kendisiler - 30, 40, 50, 60 yıl önce olanları anlatırken, geçmişi yâd ederken, hikâyenin bugünkü uzantısını görmemizi sağlıyorlar. Seçtikleri sözcükler, giydikleri kıyafetler, göstermeyi ya da övünmeyi seçtikleri detaylar, özlediklerini söyledikleri, karakterlerinin herhangi bir parçası ya da, geçmişi, bugünü ve ikisi arasında geçen süreyi daha iyi kavramamızı sağlıyor.

Hatay Engin | Aşk, Mark ve Ölüm (2022, Cem Kaya)

Aşk, Mark ve Ölüm'de vatan özlemi, para sevgisi ve ezilmişlik öfkesi üzerinden ama daima müzik üzerinden, Alman toplumu içerisinde son 60 yılda oluşan bir alt kümenin analizi yapılıyor. Konuya özel bir ilgim olmamasına rağmen, bugüne kadar karşıma çıkan hiçbir yazılı ya da görsel malzeme bana Almanya'daki Türkler hakkında bu kadar bilgiyi, bu kadar akıcı ve ilgi çekici şekilde vermedi. Adını bilmediğim sanatçıların dev kişilikleriyle tanıştım, adını bildiğim sanatçıların geçmişi hakkında bilmediklerimi öğrendim ve tüm bunların fonunda on yıllarca Türkiye'den dışarıda yaşananları, yaratılanları ve üretilenleri gördüm. Ve tabii, gerçekten çok güldüm.

Çok katmanlı, bir yandan doyasıya eğlendirip güzel müzikler dinletirken, bir yandan içinize büyük bir hüzün yumağı yerleştiren bir belgesel Aşk, Mark ve Ölüm. Dilerim en kısa zamanda Türkiye'de de izleme fırsatımız olur.

★★★★

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🧸 Özel Sayı: 72. Berlin Film Festivali

Her şeye rağmen gidebildiğim Berlinale'de izlediklerim, festivalden notlar, Céline Sciamma röportajı, Keşif Sineması'nın dönüşü ve daha fazlası...

01 Mar 2022

🧸 Özel Sayı: 72. Berlin Film Festivali

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

İLGİLİ OKUMALAR