Avrupa’da bomba ihbarları basın kuruluşlarına da ulaştı: Tehditlere ilişkin ne biliyoruz?

Avrupa'da hafta boyunca ulaşımı aksatan tehditlere bu kez medya kuruluşlarını hedef alan mesajlar da eklendi. Mesajları gönderenler uçuşlara yönelik ihbarları da üstlendi.
İrlanda’nın kamu yayıncısı RTÉ’nin Dublin’deki merkezinde 6 Kasım Cuma sabahı çalışanlar binalardan çıkarıldı. Polis arama yaparken bazı yayınların yerini önceden kaydedilmiş programlar aldı; radyo yayınının bir bölümü mobil stüdyoya taşındı. Aynı sabah Avrupa hava sahasında savaş uçakları, bomba ihbarı yapılan yolcu uçaklarına eşlik ediyordu.
Bu haftaki üç ihbar dalgasında neler yaşandı?
Uçuşları topluca etkileyen ihbarlar 3 Kasım Salı, 5 Kasım Perşembe ve 6 Kasım Cuma günleri geldi. Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatı (EUROCONTROL), 5 Kasım’da haberdar olduğu 14 uçuşa yönelik tehdit bulunduğunu bildirdi. RTÉ’nin ertesi sabah güncellenen haberinde ise aynı gün için en az 27 uçuş sayıldı.
Bazı uçaklar başka havalimanlarına yönlendirilirken bazıları askerî eskortla yoluna devam etti veya normal inişinin ardından güvenlik kontrolüne alındı.
3 Kasım Salı günü en az yedi uçuş bomba ihbarlarından etkilendi. İrlanda’dan İtalya ve Bulgaristan’a giden seferler de bunlar arasındaydı. Dublin’den Roma’ya uçan Ryanair uçağı, İtalyan savaş uçaklarının eşliğinde Fiumicino Havalimanı’na indi. Dublin-Sofya seferini yapan başka bir Ryanair uçağı da güvenlik kontrolünden geçirildi. Aramalarda patlayıcı bulunmadı.
5 Kasım Perşembe günü ihbarlar daha geniş bir alana yayıldı. İrlandalı havayolu şirketi Aer Lingus’un Dublin-Roma seferini yapan uçağı, Fransa’nın kuzeyindeki Évreux Hava Üssü’ne yönlendirildi. Finlandiyalı havayolu şirketi Finnair’in Helsinki-Roma uçağı ise İtalyan savaş uçaklarının eşliğinde planlanan havalimanına indi. Macaristan merkezli Wizz Air’in Milano-Varşova seferi Viyana’ya yönlendirildi. Avrupa’nın farklı noktalarında başka uçuşlar ve havalimanları için de güvenlik önlemleri alındı.
6 Kasım Cuma günü üçüncü dalga yaşandı. Çek polisi, Prag’a gelen veya Prag’dan kalkan dokuz uçuş için tehdit alındığını bildirdi. Prag-Roma seferini yapan bir Wizz Air uçağı Venedik’e yönlendirildi. Macaristan hava sahasında üç yolcu uçağına savaş uçakları eşlik etti. Fransa, hava sahasındaki dört uçağın tehdit edildiğini ve hepsinin güvenle indiğini duyurdu. Kopenhag Havalimanı’na yönelik tehdit üzerine de polis önlem aldı; havalimanı normal faaliyetini sürdürdü.
Hangi basın kuruluşları tehdit edildi?
İrlanda’daki RTÉ ve Irish Independent ile Newstalk ve Today FM radyolarının ofisleri, 6 Kasım sabahı alınan tehditlerin ardından tahliye edildi. İngiltere merkezli yayın kuruluşu Sky ve Bulgaristan’daki Nova TV de tehdit aldıklarını bildirdi.
RTÉ Genel Müdürü Kevin Bakhurst, tehdit içeren e-postanın yerel saatle 08.33 civarında kuruma ulaştığını, polise haber verildiğini ve çalışanların güvenliği için tahliye kararı aldıklarını söyledi. Dublin’in Donnybrook semtindeki yerleşkede köpeklerin de kullanıldığı arama yapıldı. Binaların güvenli olduğunun bildirilmesinin ardından çalışanlar geri döndü.
RTÉ’de bazı programlar kesintiye uğrarken Nova TV, Sofya’daki haber merkezinin tahliye edilmesine rağmen yayınını sürdürdüğünü açıkladı. İrlanda’daki Virgin Media Television da tehdit aldığını, güvenlik prosedürlerini uyguladığını ve tahliye yapmadan yayına devam ettiğini bildirdi.
Reuters’ın aktardığına göre aranan medya kuruluşlarında patlayıcı bulunmadı.
Tehditler nasıl iletildi?
Doğrulanan vakaların bir bölümünde tehditler, havalimanlarına, havalimanlarında çalışan şirketlere veya medya kuruluşlarına gönderilen e-postalarla iletildi.
Prag Václav Havel Havalimanı yetkilileri, uçuşları hedef alan isimsiz bir e-posta aldıklarını CNN’e söyledi. Roma Fiumicino Havalimanı’nda hizmet veren bir lojistik şirketine gönderilen mesajda ise Dublin ve Helsinki’den gelen iki uçakta patlayıcı bulunduğu iddia edildi. Havalimanı sözcüsü, basına yansıyan e-posta görüntüsünün gerçek olduğunu doğruladı.
RTÉ ve Nova TV’ye gönderilen mesajlar “Batı’ya mesaj” başlığını taşıyordu. Mesajları yazan kişi, binalara patlayıcı yerleştirildiğini ileri sürdü ve hafta içindeki uçuş ihbarlarının sorumluluğunu üstlendi. Reuters, gönderenin kimliğini, mesajların kaynağını veya uçuş tehditleriyle bağlantısını doğrulayamadığını belirtti.
E-postalarda kullanılan isimler failleri gösteriyor mu?
Mesajlarda geçen kişi ve örgüt adları, gönderenlerin kimliğine ilişkin doğrulanmış kanıt oluşturmuyor. Ancak İtalya’ya gönderilen bazı tehditlerde Male State adlı Rus aşırı sağ hareketinin adı kullanıldı.
Hollanda merkezli Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi’nin araştırmasına göre hareket, 2016’da Rusya’da kuruldu; kadın düşmanı ve aşırı milliyetçi görüşleriyle tanındı. Rusya’da 2021’de aşırılıkçı ilan edilerek yasaklandı. Hareketle bağlantılı çevreler daha sonra Ukrayna’daki savaşı destekleyen yayınlarıyla öne çıktı.
Ancak kurucusu Vladislav Pozdnyakov, ihbarlarla ilgisi olmadığını ve hareketin artık var olmadığını savundu.
Medya kuruluşlarına ulaşan mesajlarda ise “Mikhail Andropov” adı yer aldı. Bu adın gerçek bir kişiye ait olup olmadığı ve gönderenin iddia ettiği örgütsel konum da doğrulanmış değil. Dolayısıyla mesajlardaki Rusya çağrışımlarını doğrudan fail tespiti olarak okumak için yeterli kanıt bulunmuyor.
RTÉ’ye ulaşan e-postada, Litvanya’daki bir okulla ilişkili alan adını kullanan bir gönderici adresi görüldü. Eski İrlanda polisi ve siber güvenlik araştırmacısı Maciej Makowski, hesap bilgilerinin daha önce veri sızıntılarında yer aldığını tespit ettiğini söyledi ve hesabın başkaları tarafından ele geçirilmiş olabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Neden 'hibrit saldırı' deniyor?
İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, benzer yöntemlerle çok sayıda olayın yaşanmasını gerekçe göstererek “hibrit saldırı” ve “psikolojik savaş” ihtimalinden söz etti. İrlanda hükümeti de koordine bir aksatma kampanyasını olası gördüğünü, sorumluların henüz belirlenemediğini açıkladı.
Burada “hibrit” ifadesi, açık bir askerî çatışmaya dönüşmeden sivil hayatı ve kurumların işleyişini bozmayı amaçlayan yöntemleri anlatmak için kullanılıyor. Sahte ihbarlar, siber saldırılar ve sabotajlar böyle bir kampanyanın araçları olabilir. Az kaynakla geniş bir alanda kaygı yaratılması ve güvenlik birimlerinin meşgul edilmesi, uzmanların üzerinde durduğu olası amaçlar arasında.
Aynı hafta Avrupa’daki süpermarketlerin soğutma sistemlerinin siber saldırılardan etkilenmesi de bu tartışmaya eklendi. Bununla birlikte, olayların yakın tarihlerde yaşanması ortak bir failin varlığını kanıtlamıyor. Rusya, kendisine yöneltilen sabotaj suçlamalarını reddediyor.
Patlayıcı bulunmadığı hâlde ihbarlar neden bu kadar etkili oluyor?
Bir ihbarın asılsız olduğu ancak gerekli değerlendirme ve kontrollerden sonra belirlenebiliyor. Havayolları ve güvenlik birimleri, önceki tehditlerde patlayıcı bulunmamasını yeni bir ihbarı görmezden gelmek için yeterli sayamıyor.
Los Angeles Uluslararası Havalimanı’nın eski federal güvenlik direktörü Keith Jeffries, CNN’e yaptığı değerlendirmede havalimanlarının bomba tehditleri için önceden hazırlanmış planları bulunduğunu ve ekiplerin bu planlar doğrultusunda eğitim aldığını anlattı. Uçağın yönlendirilmesi, iniş sonrasında aranması veya bir binanın tahliyesi, tehdidin değerlendirilmesine göre alınan önlemler arasında.
Bu önlemlerin kendisi de yolcuların beklemesine, uçuş planlarının değişmesine ve yayınların aksamasına yol açıyor. Güvenlik uzmanları, ihbarların böylece ekonomik maliyet yaratabileceğini, kurumlara duyulan güveni zedeleyebileceğini ve yetkililerin nasıl tepki verdiğini gözlemlemek için kullanılabileceğini belirtiyor.
Soruşturmalarda bundan sonra ne olacak?
Ulusal soruşturmalar sürerken Avrupa düzeyinde bilgi paylaşımı artırılıyor. Avrupa Komisyonu’nun Sürdürülebilir Ulaştırma ve Turizmden Sorumlu Üyesi Apostolos Tzitzikostas, havacılık güvenliği alanındaki bilgi paylaşım mekanizmasının devreye alındığını açıkladı. Ulusal makamların havalimanları, havayolları ve kolluk birimleriyle yakın çalışmasını istedi.
İtalya’da Milano ve Busto Arsizio savcılıkları uçuşlara yönelik tehditleri soruşturuyor. Ülkenin iletişim ve bilişim suçlarıyla ilgilenen polis birimi de mesajları gönderenleri belirlemek için inceleme yapıyor.
Tzitzikostas, güvenlik uzmanlarının önümüzdeki hafta Brüksel’de biraraya gelerek alınabilecek önlemleri görüşeceğini de bildirdi.
Mesajların ortak bir göndericiye veya teknik altyapıya bağlanması, koordine saldırı ihtimalini güçlendirebilir. Böyle bir bağlantı kurulamazsa birbirinden bağımsız ya da taklit ihbarlar ihtimali açık kalacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Canlı Gündem
Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.

