Avustralya'dan yeni rapor: Büyük teknoloji şirketleri, çocuk istismarı ve cinsel şantajla mücadelede yetersiz

Avustralya’nın çevrimiçi güvenlik düzenleyicisi eSafety; Apple, Meta, Google, Microsoft, Snap, Discord ve WhatsApp gibi büyük teknoloji şirketlerinin çocuklara yönelik çevrimiçi cinsel istismar ve giderek artan cinsel şantaj vakalarına karşı “ciddi kör noktalar” barındırdığını ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı.
- Kuruma göre, platformlar hem sahip oldukları teknolojileri yeterince kullanmıyor hem de şikayet mekanizmalarını mağdurlar için erişilebilir hâle getirmekte geri kalıyor.
Rapor, şirketlerin Avustralya’nın “Temel Çevrimiçi Güvenlik Beklentileri” kuralları kapsamında her altı ayda bir sunmak zorunda oldukları şeffaflık raporlarının üçüncüsüne dayanıyor ve özellikle “sextortion” diye anılan cinsel şantaja odaklanıyor.
Veriler: eSafety, 1 Temmuz-31 Aralık 2025 arasında bu tür şantajlara ilişkin 2.000’den fazla şikayet aldığını, en çok da 18-24 yaş arası genç erkeklerin hedef alındığını bildiriyor. Geçen yıl yapılan ortak bir araştırma da 16-18 yaş grubundaki gençlerin onda birinden fazlasının en az bir kez cinsel şantaj mağduru olduğunu, bu gençlerin yarısından fazlasının 16 yaşına gelmeden önce hedef alındığını göstermişti.
Rapor şirketlerin ihmallerine dair ne söylüyor?
Cinsel şantaj, failin kurbanın çıplak ya da mahrem görüntülerini paylaşmakla tehdit ederek para ya da yeni görüntüler talep ettiği bir çevrimiçi şantaj türü olarak tanımlanıyor. eSafety’nin şikayet birimi, farklı vakalarda aynı tehdit kalıplarının, aynı dilin ve benzer görsellerin tekrar tekrar kullanıldığını, buna rağmen büyük platformların bunları yakalayabilecek dil analizi araçlarını devreye sokmadığını vurguluyor.
- Rapor; Instagram, WhatsApp, Gmail, Google Messages, Discord ve Apple’ın iMessage hizmetlerinde cinsel şantajı tespit etmeye dönük kapsamlı bir dil analizi veya benzeri otomatik denetim kullanılmadığını, şirketlerin büyük ölçüde kullanıcıların yapacağı bildirimlere yaslandığını aktarıyor. Bazı hizmetlerde, kullanıcıların cinsel şantaj veya çocuk istismarını açıkça seçebileceği bir şikayet kategorisi dahi bulunmuyor.
eSafety'nin başında bulunan Julie Inman Grant, kendi ekiplerinin “aynı senaryoları ve aynı görüntüleri” tekrar tekrar gördüğünü belirterek platformların bunu fark etmemesini eleştiriyor. Kurum, bazı şirketlere hizmetlerinin suçlular tarafından nasıl “sömürüldüğüne” ilişkin somut örnekler ve alınabilecek önlemler konusunda adım adım öneriler sunduğunu, ancak buna rağmen “teknoloji kolaylıkla erişilebilir olmasına karşın” yeterli karşılık alamadığını söylüyor.
Teknoloji var ama kullanılmıyor
Rapor, boşlukların yalnızca cinsel şantajla sınırlı olmadığını, çevrimiçi çocuk cinsel istismarı içeriğinin diğer biçimlerinde de önemli eksikler bulunduğunu ortaya koyuyor. Özellikle video sohbetleri ve canlı yayınlar üzerinden yapılan istismar, düzenleyicinin “yeterince ele alınmayan tehditler” listesinin başında.
Bugün büyük platformlar arasında yalnızca Microsoft’un, video görüşmelerinde canlı olarak yapılan çocuk cinsel istismarını tespit etmeye ve engellemeye dönük proaktif araçlar kullandığı belirtiliyor. YouTube, Facebook Live ve Instagram Live gibi bazı hizmetler genel canlı yayınlarda istismarı tespit etmeye dönük sistemler işletse de, görüntülü arama gibi daha mahrem ortamlarda benzer korumalar çoğunlukla kullanılmıyor.
- eSafety’ye göre bu durum, faillerin farklı hizmetler arasında rahatça dolaşıp çocuklara yönelik istismarı tırmandırmasına zemin hazırlıyor.
Buna paralel olarak, “bilinen” çocuk istismarı görüntülerinin dijital parmak izleriyle tespit edilmesini sağlayan araçların da tüm platformlarda ve tüm ürünlerde tutarlı biçimde devrede olmadığına dikkat çekiliyor. Bazı şirketler hâlâ hizmetlerinin belirli bölümlerinde yeni üretilen istismar içeriklerini yakalamaya yönelik sistemleri kullanmıyor.
Cinsel şantaj vakaları nasıl işliyor?
eSafety’nin sahadan topladığı vakalar, cinsel şantajın nasıl işlediğine dair çarpıcı bir tablo çiziyor. Faille ilk temas çoğu zaman Tinder gibi flört uygulamalarında ya da Instagram, TikTok, Grindr ve Telegram gibi platformlarda başlıyor. Fail, kurbanı kısa süre içinde mahrem görüntü veya video paylaşmaya ikna ediyor; ardından tehditler ve para talepleri geliyor.
- Fail, kısa süre içinde kurbanın sosyal çevresine ait isimleri ve hesapları tarayıp “gerekirse hepsine göndermekle” tehdit ediyor; böylece panik ve utanç duygusunu derinleştiriyor.
Inman Grant, bu tür şantajların çoğunda asıl amacın “hızlı bir mali kazanç” olduğunu, faillerin yüksek baskı ve zaman baskısıyla kurbanları ödeme yapmaya zorladığını vurguluyor. Ancak mağdurlar açısından sonuç yalnızca para kaybı değil; yoğun kaygı, panik ataklar, depresyon ve kimi vakalarda intihar düşüncesine varan ciddi ruhsal sarsıntılar söz konusu.
Teknoloji şirketlerini dava etme yetkisi
Bu rapor, Avustralya hükümetinin Haziran ayında eSafety’ye teknoloji şirketlerini mahkemeye götürme yetkisini genişleten bir yasa tasarısını parlamentoya sunmasının hemen ardından geldi. Tasarı, ülkede 16 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimine getirilen yasağın uygulanmasını da eSafety üzerinden denetlemeyi öngörüyor.
- Avustralya bu alanda dünyada bir ilk; Birleşik Krallık ve bazı Avrupa ülkeleri de benzer kısıtlamaları tartışıyor ya da hayata geçiriyor.
Hükümet aynı zamanda, çevrimiçi sohbet ve oyun platformlarında çocukların maruz kaldığı riskler konusunda da baskıyı artırmış durumda. Nisan ayında eSafety, bazı oyun platformlarından çocukları cinsel istismarcıların tuzaklarından nasıl koruduklarını ayrıntılı şekilde açıklamalarını talep etti.
Teknoloji devleri ise çoğunlukla bu raporlar karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor. Raporun yayımlanmasının ardından Apple, Meta, Google, Microsoft ve Snap, uluslararası basının yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.
Küçük iyileşmeler, büyük boşluklar
eSafety, tüm bu tabloya rağmen son dönemde bazı ilerlemeler de görüldüğünü teslim ediyor. Google ve Snap’in bilinen çocuk istismarı içeriklerini daha proaktif biçimde tespit etmeye başladığı, Discord’un istismar içeriğine yönlendiren bağlantıları engellediği, Meta’nın çocukları istismara hazırlama (grooming) girişimlerini tespit etmek için yeni araçlar devreye soktuğu belirtiliyor. Microsoft’un canlı istismarı tespit eden araçları da kurum tarafından “önemli bir adım” olarak tanımlanıyor.
- Ancak düzenleyiciye göre bu adımlar, resmin bütünü içinde ciddi bir etki yaratmıyor. Şantaj ve çevrimiçi istismar vakalarının her geçen gün arttığı, saldırganların hızlıca yeni yöntemler geliştirdiği bir ortamda, şirketlerin güvenlik teknolojilerini yaygınlaştırması ve tasarım düzeyinde önleyici tedbirler alması gerektiği vurgulanıyor.
Inman Grant, dünyanın en yenilikçi şirketlerinin bu alanda hâlâ geride kaldığını söyleyerek şu uyarıyı yapıyor: Çevrimiçi cinsel şantaj ve çocuk istismarı, her saat yeni içerikler üreten, dinamik ve sınır tanımayan bir suç alanı. Bu suçlara karşı etkili mücadele, yalnızca mağdurlar bildirimde bulunduğunda devreye giren tepkisel modellerle değil, platformların tasarımına gömülü, çok katmanlı ve proaktif güvenlik yaklaşımlarıyla mümkün olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Canlı Gündem
Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.

