AYM’nin Hükümet Sistemi Değişikliğine İlişkin İptalleri

TBMM herhangi bir kanun çıkarmazsa, AYM’nin bu iptal kararının hiçbir somut sonucu olmayacak, anayasaya aykırı olarak yetkiler kullanılmaya devam edecektir. Yeni rejimin Anayasaya ve hukuka uyma konusundaki iradesi bu karar ile bir kez daha test edilecektir.
AYM’nin Hükümet Sistemi Değişikliğine İlişkin İptalleri

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2024 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan kararıyla[1] Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemine geçişi sağlayan 703 sayılı KHK’nın pek çok hükmünü iptal etmiştir. Hatırlanacağı gibi 16 Nisan 2017 referandumu ile kabul edilen 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu ile Anayasa’da köklü değişiklikler yapılarak hükümet sistemi tamamen değiştirilmiş ve parlamenter hükümet sistemi yerine Cumhurbaşkanlığı sistemi denilen yeni bir sistem getirilmiştir. 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanununun 17. maddesi ile Anayasaya eklenen Geçici 21. maddenin (B) fıkrasında sistem değişikliğinin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ve diğer kanuni düzenlemelerin Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılması öngörülmüştür. Ancak gerekli yasal değişiklikler TBMM tarafından Anayasada öngörülen sürede yapılmamış, TBMM 2018 yılı Nisan ayında erken seçim kararı almış ve erken seçim kararı aldıktan sonra sistem değişikliğinin gerektirdiği yasal değişiklikleri yapmak üzere Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi veren 7142 sayılı Yetki Kanunu’nu çıkarmıştır. 

Bakanlar Kurulu ise 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerin sonucu belli olduktan sonra 2 Temmuz 2018 tarihinde 233 esas ve 16 geçici madde içeren 703 sayılı KHK’yı kabul etmiş ve bu KHK Cumhurbaşkanı’nın yemin ederek göreve başladığı 9 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 703 sayılı KHK, hükümet sistemi değişikliği ile ilgisi olmayan pek çok hususu da düzenleyen hükümlere yer vermiştir. Belirtmek gerekir ki bu KHK 249 maddeden oluşmakla birlikte her maddesi farklı kanunların pek çok maddesinde değişiklik öngördüğünden hukuk sisteminde çok kapsamlı ve külliyetli bir değişiklik yapmıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına açılan iptal davasında üç aşamalı bir anayasaya aykırılık argümanı ileri sürülmüştür. İlk olarak, Anayasanın geçici 21(B) hükmü gereği münhasıran TBMM tarafından kanunla yapılması gereken düzenlemelerin KHK ile yapılmasının ve görev süresi sona eren Bakanlar Kurulu’nun görev süresi sona erdiği gün, ayrıca yetki kanununun süresinin bittiği gün yayımlanan KHK’nın tamamının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle tümünün iptali istenmiştir. İkinci olarak, KHK’nın pek çok hükmünün yetki kanunu kapsamında olmadığı ya da Anayasanın KHK ile düzenlenmesini yasakladığı konularda düzenleme içerdiği gerekçesiyle Anayasanın mülga 91. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Bu kapsamda KHK’nın 87 farklı maddesinin iptali talep edilmiştir. Üçüncü olarak, KHK’nın 37 farklı maddesinin de esas bakımından Anayasaya aykırı hükümler içerdiği iddiasıyla iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi KHK’nın 31 farklı maddesiyle ilgili iptal istemlerini ayırarak farklı bir esas numarası vermiştir. Diğer maddeler açısından davayı incelemiş ve KHK’nın tümüne yönelik iptal istemini reddetmiştir. Mahkeme, Anayasanın geçici 21 (B) hükmünü münhasır yetki olarak yorumlamamış, KHK ile düzenlemenin mümkün olduğunu kabul etmiştir. Süre ile ilgili itirazları ise KHK’nın yayım tarihinden hiç söz etmeyerek kabul tarihi üzerinden yaptığı inceleme ile reddetmiştir. Oysa KHK’nın yayımlanması yürürlük için kurucu bir unsurdur ve yetkinin kapsamını bu yönden tartışmamış olması ciddi bir eksikliktir. AYM’nin KHK’nın tümüne yönelik ret kararı her iki argüman açısından da tartışmalıdır.

AYM, KHK’nın 60 civarında farklı maddesiyle ilgili iptal kararları vermiştir. İptal edilen hükümler pek çok farklı kanunun pek çok hükmünü içermektedir. İptal nedenleri, düzenlemenin yetki kanunu kapsamına girmemesi, KHK ile düzenlenemeyecek alanlarda düzenleme içermesi ve esastan anayasaya aykırı olması gibi hususları içermektedir. AYM’nin bu kararı altı yıla yakın bir süre geçtikten sonra verildiği de gözden kaçırılmamalıdır. Yine de karar, yeni sistemde kullanılan yetkilerin önemli bir kısmının Anayasaya aykırı olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bu iptal kararı anayasaya aykırılık sorunlarını çözmemiş, daha kaotik bir durum ortaya çıkarmıştır. 

AYM, 42 farklı maddeyle ilgili bazı iptal kararlarının yürürlüğe girmesini 12 ay süreyle ertelemiştir. 26 ayrı maddeyle ilgili bazı iptal kararları ise kararın yayımlanması ile yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe giren iptal hükümlerinin bir kısmı doğrudan Cumhurbaşkanına yetki veren hükümlerdir. Bir kısmı ise 703 sayılı KHK’nın yürürlükten kaldırdığı kanun hükümleridir. Olağan olarak TBMM’nin öncelikle yürürlüğe giren iptal hükümleri ile ilgili olarak derhal yeni düzenleme yapması, ardından da süresi içinde yürürlüğü ertelenen konularda gerekli düzenlemeleri yapması gerekir. Ancak TBMM’nin bugüne kadar AYM’nin verdiği ihlal kararları ile ilgili olarak üzerine düşen düzenlemeleri yaptığını söylemek mümkün değildir.  TBMM’nin gerekli düzenlemeleri yapmaması hukuk düzeninde ciddi boşluklar oluşturacaktır.

AYM’nin iptal kararı verdiği konuların bir kısmında zaten Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile düzenleme yapılmış ve Cumhurbaşkanı bu yetkileri kullanmaktadır. Ancak çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, 703 sayılı KHK’nın yürürlükten kaldırdığı kanun hükümlerinin yerine çıkarıldığı, oysa AYM’nin 703 sayılı KHK’nın bu hükümlerini iptal ettiği görülmektedir.  Ancak AYM hükümleri geriye yürümediğinden, iptal edilen KHK hükümlerinin yürürlükten kaldırdığı hükümler kendiliğinden yürürlüğe girmeyecektir. TBMM herhangi bir kanun çıkarmazsa, AYM’nin bu iptal kararının hiçbir somut sonucu olmayacak, anayasaya aykırı olarak yetkiler kullanılmaya devam edecektir. Yeni rejimin Anayasaya ve hukuka uyma konusundaki iradesi bu karar ile bir kez daha test edilecektir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Yurt Dışına Çıkış Harcına Afaki Zam Planları

AYM’nin Hükümet Sistemi Değişikliğine İlişkin İptalleri, Yurt Dışına Çıkış Harcına Afaki Zam Planları, ISO 500 neler anlatıyor?

01 Tem 2024

Yurt Dışına Çıkış Harcına Afaki Zam Planları

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban

Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR