Barınma Sorununu Konuşmaktan Çok Sıkıldık, Peki Öğrenciler de Sıkıldı mı?

İstanbul’da kalacak bir yer bulamayan Ceren, derslere girmek için Bursa’dan geliyor.
Barınma Sorununu Konuşmaktan Çok Sıkıldık, Peki Öğrenciler de Sıkıldı mı?

Barınma problemi haftalardır konuşuluyor. Çok yazıldı, çok çizildi. Konu ayyuka çıkınca muhalefet tarafından hayalperest kanun teklifleri verildi, iktidar ise barınma eylemi yapan öğrencilere terörist dedi.  Yani, ülkedeki tüm sorunların başından geçen gelişim aşamaları tamamlandı ve konu  — çoğumuz için — eskidi.

Peki problemin mağdurları için de konu eskidi mi?

Ceren, 21 yaşında. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde son sınıf öğrencisi. İstanbul’da kalacak bir yer bulamadığı için derslere girmek için Bursa’dan geliyor.  Pandemi öncesinde İstanbul’da özel bir yurtta kalıyormuş, pandemi yüzünden Bursa’ya ailesinin yanına dönmüş. Okullar yüz yüze eğitime geçince, okula Bursa’daki evinden gidip gelmeye başlamış. 'Neden İstanbul’a geri dönmedin?' diye soruyorum. 

“Pandemiden önce kaldığım özel yurtta yer yoktu. Yer bulabildiğim yurtların da fiyatları çok yüksekti. Benim kaldığım döneme göre fiyatlar neredeyse iki kat artmış, ödeyecek durumumuz yok,” diyor Ceren. Ev kiralayacak bütçeleri de yokmuş, o da Kredi Yurtlar Kurumu’na ait yurtlara başvurmuş, ancak yeterli sayıda devlet yurdu olmadığı için henüz yerleşememiş. “Yedeklerdeyim, birkaç ay içinde sıra bana gelir diye umuyorum,” diyor. 

Bana bir gününü anlatmasını rica ediyorum. Her gün Bursa’dan İstanbul’a gelmek kolay olmasa gerek. 

“Sabahları beşte uyanıyorum, altı buçukta evden çıkıyoruz. Evimiz iskeleye bir saatlik mesafede, babam arabayla bırakıyor. 7:30 feribotuna biniyorum, 9:20 gibi varıyor İstanbul’a. Oradan da Laleli’deki okuluma geçiyorum. Derslerden sonra akşamları 18:00 feribotuna biniyorum. 19:45 gibi Bursa’da oluyorum. Babam yine almaya geliyor arabayla. Trafikten dolayı akşam 21:00 civarı eve varmış oluyoruz. Eğer babam gelemezse ve toplu taşıma kullanmak zorunda kalırsam, eve dönüşüm 21:30’u buluyor.” 

Kabaca bir hesapla Ceren’in her gün altı saati yolda geçiyor. 'Haftada kaç gün derse gidiyorsun?' diye soruyorum. 

“Aslında haftanın üç günü yüz yüze dersim var. Pazartesi, Perşembe ve Cuma. Ama ben sadece Pazartesi ve Cuma günü olan derslere katılabiliyorum. Çünkü üst üste hem Perşembe hem de Cuma günleri okula gidersem çok yoruluyorum, bir de yol masrafı fazla oluyor,” diyor. 

Bursa’dan Yenikapı’ya giden feribot ücretleri 50 TL’den başlıyor. Ceren’in gidiş-dönüş günlük yol ücreti en az 100 TL. Yani, haftanın iki günü derse gittiğinde kabaca bir hesapla aylık en az 800 TL yol masrafı oluyor. 

Kiralık ev ve yurt ilanlarını şöyle bir taradığımda İstanbul’da bir kadının yaşamayı tercih edeceği semtlerde ev kiralarının yaklaşık üç bin liradan, özel yurtların aylık ücretlerinin ise iki bin liradan başladığını görüyorum. Ceren, birkaç arkadaşıyla birlikte ev kiralayarak masrafları azaltmayı düşünmüş, ama diğer zaruri giderler eklendiğinde bilançonun yine de bütçesini aşacağını hesaplamış. Bu tabloya baktığımda Ceren’in sadece derse gelmek için günün altı saatini yolda geçirmeyi tercih etmesine şaşırmıyorum. 

Bu konuda nasıl hissettiğini soruyorum.

“Çok mutsuzum ama şikâyet edince, ‘E sen de İstanbul’da okul tercih etmeseydin’ diye akıl veriyorlar” diyor.

Sanırım, Türkiye’nin en iyi okullarını İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e inşa ediyor; senelerce dirsek çürütüp zor üniversite sınavlarını atlatarak bu okulları kazanan başarılı öğrencileri ise böyle cezalandırıyoruz. 

Türkiye’nin en köklü üniversitesinde edebiyat okumaya hak kazanan gencecik arkadaşım Ceren, derslerden sonra Laleli’nin, Çemberlitaş’ın, Beyazıt’ın büyülü sokaklarında yürüyüp sahaflarında gezineceğine, arkadaşlarıyla vakit geçireceğine, koşarak iskeleye gidiyor ve feribota binip Bursa’daki evine dönüyor. Sabah altı buçukta çıktığı eve, en erken akşam dokuzda girebiliyor. Sonra iç çekerek bilgisayarını açıp KYK yedek listesinde kaçıncı sıraya ilerlediğini kontrol ediyor.

Evet, belki biz barınma sorununa dair haberleri okumaktan sıkıldık ama Ceren ve onun gibilerin mağduriyeti devam ediyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Barınmalı Bülten

İklim, Öğrenci, Kadın, Barınma

21 Eki 2021

alison zai

YAZARLAR

Ayşe Burçak Tuğrul

Yazar - 20'lik

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR