Biden-Erdoğan görüşmesi: Kriz bitmedi, fotoğrafı çekildi

Hükümet, "kişisel" ilişki yürütmeye çalıştığı Donald Trump’tan sonra göreve gelen Biden hükümetiyle ilk 10 ayda arzu ettiği diyaloğu yakalayamadı.
Göreve gelişinden sonra bir süre Biden’dan gelecek "telefon" beklendi. Uzun süre tartışılan ve beklenen telefon ABD Başkanı'nın göreve gelişinden 3 ay sonra geldi. ABD basını Biden’ın Erdoğan’a "Ermeni soykırımını tanıyacağını" söylediğini geçti. Nitekim 24 Nisan’da ilk defa bir ABD Başkanı 1915 olaylarına atıfla "soykırım" ifadesini kullanmış oldu.
Haziran ayında iki lider ilk defa NATO zirvesinde bir araya geldi. Ankara burada ABD’ye "ortaklık" konusundaki rüştünü Kabil havalimanında inisiyatif almak üzerinden ispat etmeye çalıştı. Ancak gerekli koşulları bulamadı…
Bu süreçte ABD’den Türkiye’ye yönelik olarak insan hakları ihlalleri konusunda uyarılarda kesilme olmadı. Hatta ABD’nin bu konuda sesini yükselttiği söylenebilir.
Diğer yandan Türkiye’nin PKK’nın Suriye kolu olarak kabul ettiği YPG’ye giden tırlarda da azalma olmadı.
Türkiye ekonomisini krize sokabilecek bir potansiyele sahip olan Halkbank davası ise "turpun kalını" olarak heybede durmaya devam ediyor.
Tüm bunların üstüne "10 büyükelçi krizi" de tuz biber ekti.
F-35 öldü, yaşasın F-16!
Gelelim F-16’lara.... Rusya’dan alınan S-400’ler sonrası F-35 programından çıkarılan Türkiye, mevcut uçakların modernizasyonuyla birlikte 40 F-16’nın alımıyla hava filosunu güçlendirmek istiyor. Bu formül geçtiğimiz ayın başında dillendirilmeye başlandı. Talep, ABD’ye karşı elinde kullanabileceği fazla araç kalmayan AKP’nin imkânları zorlamaya çalışması olarak da yorumlanabilir. Erdoğan "teklif ABD’den geldi" dese de bu Beyaz Saray tarafından "nazik" bir şekilde yalanlanmıştı.
Zira bu konuda ABD kongresindeki karşı çıkış da herkesin malumu.
Bütün yollar, Roma’ya işte böyle çıkmış oldu...
Diplomatik açıdan art arda buluşmaların olduğu bu dönemde Biden ile Erdoğan’ın Roma’daki G20 zirvesinde mi yoksa iklim zirvesinin gerçekleşeceği Glasgow’da mı görüşeceği son ana kadar belirsizliğini korudu. Zirvelerdeki her şeyin dakika dakika planladığını bir ortamda, bunun ABD tarafından kasıtlı olarak yapıldığını düşünmemek için elde sebep yok. Bu belirsizliğin ardından, "görüşme ne kadar sürecek?", "F-35’lerin parasıyla F-16 alabilecek miyiz?" soruları geliyordu.
Glasgow’a gidilmeyeceği kesinleşince görüşme araya sıkıştırıldı. 20 dakika planlanan görüşmenin 70 dakika sürmesinden "zaferler" çıkaranlar olsa bile sürenin analizini yapma acizliğine düşmeye gerek yok.
Görüşme sonrası taraflardan gelen "farklı" açıklamalara bakarak ilk şu tespiti yapmak gerekiyor: İki ülke, Roma’da görüşüldüğü belirtilen konuların ne olduğu konusunda bile anlaşmış değil.
Beyaz Saray’a göre Biden, Erdoğan’a "hukukun üstünlüğü" vurgusu yapıp, insan haklarına saygıya değindi. Bunu, öncesindeki büyükelçi kriziyle de düşünmek gerekiyor. Büyükelçiler "geri adım" atsalar, bu vurgu ısrarla devam etmezdi...
ABD tarafı konuşulan konulardan birisinin Doğu Akdeniz olduğunu söyledi.
Ancak Erdoğan’a göre bu konu da gündeme gelmedi…
İktidardan gelen açıklamalarda "olumlu geçti", "yeni mekanizmalar kurulacak" dendi. İç politikada lazım olan "ilişkileri düzeltiyoruz" algısı için ihtiyaç hâline gelen bu söylemler aslında kendi içinde de sorunları apaçık bir duruma getiriyor.
Çünkü NATO üyesi ve inişli çıkışlı da olsa uzun süredir yakın ilişkilere sahip olan iki ülkenin "yeni" mekanizmalara ihtiyaç duyması, ilişkilerin gerilediği seviyeyi gösteriyor.
Sonuç olarak belki de Ankara için artık birlikte "fotoğraf" verebilmek bu görüşme açısından asıl hedef olmuştur.
"Süreç gerektiği" söylenen F-16’lar konusundaysa kısa vadede gelişme olacağını söylemek olası görünmüyor. İki ülke arasında aşılması gereken engeller çok. Ancak ilk engel, "F-35’lerin parasına sayalım" diyen "esnaf diplomasisi" mantığında...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün ABD'de Demokrat Parti'ye hayal kırıklığı yaşatan Virginia seçimleri ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Biden ile gerçekleştirdiği görüşmeyi ele alıyoruz.
05 Kas 2021

YAZARLAR

Anıl Tuncer
Yazar - Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



