Bir sonraki çöküntünün sebebi ‘etik dışı davranışlar’ olacak

Önlem almak için yalnızca kendi bölgemizde deprem olmasını beklemek gibi bir seçim şansımız veya zamanımız yok, hatalardan ve acılardan ders almayı bilmek gerek.
Bir sonraki çöküntünün sebebi ‘etik dışı davranışlar’ olacak

20 Şubat - Bir Kira Bir Yuva
Bir Kira Bir Yuva ile birlikte

Bir Kira Bir Yuva ile depremden etkilenenlere destek olabilirsiniz İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İhtiyaç Haritası iş birliğiyle Büyük Kahramanmaraş Depremi’nin ardından evini kaybetmiş olanlar ile kira desteği vermek ya da boş durumdaki evini kullanıma açmak isteyenleri buluşturmak için başlatılan bir dayanışma kampanyası olan Bir Kira Bir Yuva , 30 Ekim İzmir Depremi’nde edinilen tecrübe ve oluşturulan bilgisayar yazılımı üzerine inşa edildi. Bir Kira Bir Yuva nasıl çalışıyor? Kampanya için İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İhtiyaç Haritası tarafından hazırlanan www.birkirabiryuva.org adresinden ulaşılıyor. Kampanyanın sayfasında kullanıcılara yönelik “Eve İhtiyacım Var”, “Kira Desteği Vermek İstiyorum” ve “Evim Kullanılsın İstiyorum” başlıklı sekmeler yer alıyor. Kira desteği vermek isteyenler yapacağı destek miktarı ve kişisel bilgilerini buradaki formlara işliyor. Kullanıma uygun boş durumda evi olan ev sahipleri de evlerini depremdem etkilenenler ile paylaşma yönündeki beyanını ve istenen diğer bilgileri doldurarak kampanyadaki yerini alabiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkileri ise desteğin ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaştırabilmesi için katılımcılar arasındaki iletişimi sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi kampanyanın tüm ihtiyaç sahiplerine eksiksiz bir şekilde duyurulabilmesi için deprem bölgesindeki diğer belediyelerle eşgüdüm içerisinde çalışıyor. Teknik altyapısı İhtiyaç Haritası tarafından oluşturulan kampanya çerçevesinde ihtiyaç talepleri İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından toplanıyor. Dikkat: Bir Kira Bir Yuva kapsamında yapılan kira desteği, hiçbir üçüncü kişi veya kurum tarafından aktarılmadan, direkt olarak kampanya tarafından eşleştirilen bağışçılar ve ihtiyaç sahipleri arasında gerçekleştiriliyor.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Yaşam maliyetlerindeki artış, özellikle gelişmekte olan toplumlarda kişilerin karar mekanizmasını doğrudan etkiler. Fakat bu gerçek, etik olmayan hiçbir seçimi meşru kılmadığı gibi kimseye başkalarının hayatını tehlikeye atma hakkı tanımaz. 

Deprem riski, ülkedeki barınma sorunları listesine ilk sıralardan giriş yapamadı. Görünüşe göre bizim gelişmekte olan ülkemizde de bazı insanlar, deprem ve can kaybından çok gelir kesintisi ve barınma maliyetinden korkuyor.

Bina denetleme sorununu öncelemeyenler

Ve daha da kötüsü, baltalayanlar. Bina güçlendirme talepleri, son iki haftada 2-3 kat artmış durumda. Ama işin şaşırtıcı bir "diğer" tarafı var. Birçok ilde ev sahipleri, çıkacak masraftan veya birkaç yıl sürecek gelir kaybından korktuğu için binalarında denetleme süreci başlatmıyor. Güçlendirme maliyeti, yeniden yapım maliyetinin %40'ını geçerse binanın yeniden yapılması öneriliyor. Bu maliyetin bir kısmını devlet tarafından sağlanan kredi desteği ve kira yardımları ile karşılanabiliyor. Yeniden yapıma gerek kalmadan sismik izolatör ve deprem sönümleyicilerin bina altyapısına sonradan eklenmesi de mümkün. 

İstanbul, Kadıköy'de orta-üst sınıf bir mahallede yaşayan Lidya'nın başına gelen olay, olası Marmara Depremi'nde en çok zarar görmesi beklenen potansiyel depremzedelerin neyi önceliklendirdiğinin üzücü bir kanıtı niteliğinde. Lidya şunları anlatıyor: 

"'Bina sağlam' diyorlar ama 1974 öncesi yapılmış, bir kusuru olmaması mümkün değil. Bir yıldır devam eden bir denetleme süreci var. Apartmanın yarısı ev sahibi, bir kısmı da yeni tadilat yaptırmış ve denetleme sürecini durdurmaya çalışıyorlar. Apartmanın önünde pusu kuranlar ve karot firmaları örnek almaya geldiğinde polisi arayıp 'şüpheli şahıs ve dolandırıcı' çağrısı yapan ev sahipleri var, bunlar çoğunlukla yaşlılar. Geçtiğimiz haftaki depremden sonra 'akıllanmışlardır' diye düşündük ama bu saydıklarımın bir kısmı 6 Şubat'tan sonra yaşandı, usulsüzlükler devam etti. Düzgün örnek alınamaması adına apartman içi kolonların paslı demirlerini boyamışlar. Bu bir suçtur. Bu bina çürük çıkarsa; yapılması gereken güçlendirme ya da yıkım ve yeniden inşa sürecinden önce deprem olursa komşularıma hakkımı helal etmiyorum."

Türk inşaat firmalarının dünyanın her yerinde yıkılmayan binalar yaptıkları söylenir, bu da çok geniş bir pencereden bakıldığında burada denetimsel bir sorun olduğu anlamına geliyor.

Oturduğu binanın denetlenmesini istemek kat malikinin anayasal hakkı, bir kişi başvuru yaptığında bile yasal süreç başlatılıyor. Son dönemde duyduğumuz usulsüzlükler arasında; binalara çağrılan karot firma ve laboratuvarlarına, "denetim karşıtı" apartman sakinleri tarafından belirli miktar ödeme yapılması, "tanıdık" inşaat firmalarının kendi yapı denetleme şirketleriyle toplum değil kendi yararına olacak biçimde çalışması, talep üzerine "çürük" ya da "sağlam" raporu çıkartılması, ölçümlerin gerçeklikten uzak biçimde raporlanması, kat malikleri arasında büyüyen rant tartışması, bina yıkımının son aşamasında bilirkişi raporuna müdahale edilebilmesi gibi konular var.

 Asbest ve yıkım sorununu görmezden gelenler

Başlangıçta büyük ihmaller yapıldı ve binayı yıkma süreci için gerekli regülasyonlar konusunda geç kalındı. Bugün, hem yıkılan hem de yeniden inşa edilmek üzere yıkılması gereken binaların gerekli asbest kontrolünden geçmediğine vurgu yapılıyor. 

Asbest, Dünya Sağlık Örgütü'nün kanserojen olarak sınıflandırdığı ve birçok ülkedeki inşaat faaliyetlerinden yasaklanmış bir malzeme. Özellikle 1980 öncesi binaların boru, tesisat ve hatta sıvılarında sıkça rastlandığı biliniyor.

Yıkılan 50-60 yıllık binalar için asbest uzmanlarının denetleme yapması, gaz maskeli görevlilerin gerekli toparlama ve istiflemeyi sağlığa tehdit oluşturmayacak biçimde gerçekleştirmesi ve bu konunun da birinci derece bir öncelikle kontrol edilmesi gerekiyor. Bütün bu sürecin finanse edilmesi ortalama bir satılık daire fiyatına karşılık geldiğinden insanlar bunu gözardı edilebilir buluyor ve gerekli denetlemeler her zaman olmasa da çoğunlukla yapılmıyor.

Kahramanmaraş depreminden üç gün önce, Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Mehlika Koç, verdiği röportajda 2020’de yaşanan İzmir depreminin üzerinden neredeyse 3 yıl geçmiş olmasına rağmen, mevzuata aykırı biçimde yapılan yıkımların halk sağlığını tehdit etmeye devam ettiğini söyledi. 

Sözgelimi, depremdeki büyük yıkım sonrası asbest izleri bulunan ortamın tamamıyla temizlenmesi mümkün olmayabilir fakat hâlihazırda duran binalar için asbest kontrolü yapmamak gözle görmenin zor olmadığı bir ihmal ve ihlal. 

Barınma ve ev kiralama sorununu yaratanlar

Bir diğer tarafta, başta Mersin ve Antalya olmak üzere birçok çevre ilde depremzedeler, aniden birkaç kat artan veya yıllık peşin istenen kira bedelleriyle karşı karşıya kaldı. Usulsüz bir şekilde birkaç parçaya bölünen daireler, birden fazla kira geliri toplayabilmek için bir “fırsat” hâline geldi. 

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, bazı daire sahiplerinin 1 daire olarak tasarlanmış yapıyı duvar gibi "denetimsiz" ekstra yükler getirerek 2-3 daireye böldüğünü belirtti. Soner "Denetimsiz olunca da genelde taşıyıcı sistem elemanlarına zarar veriliyor" dedi. 

Bunun anlamı da şu ki, kira geliri elde edebilmek için tadilat sırasında taşıyıcı kolonlardan, yani can sağlığı ve güvenlikten ödün veren ev sahipleri var; son iki haftada bina kolonlarının sağlam olmamasının anlamını gözlerimizle görmüş olmamıza rağmen.

Çözüm ne olacak?

Deprem bölgesinde olduğu kaçınılmaz bir gerçek olan bir ülke için, depremin acı faturasını her seferinde benzer şekilde ödemek akıl kârı olamaz. Kullanımdan önce binanın proje planına uyup uymadığına bakılmalı. Gerekli zemin kontrolleri, asbest ve benzeri zararlı maddelerin kullanımına dair denetimler yapılmalı; binaların deprem performansları ölçülmeli. Ev sahipleri kentsel dönüşüm için teşvik edilmeli, denetim firmaları ve laboratuvarları çok çok iyi seçilmeli. Eski İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Abdurrahman Çuhadar bir röportajında, özellikle 1999 öncesi binalara kimlik verilmesi gerektiğini belirtti; bu dönüşüm sürecini hızlandıracak, yerinde bir çözüm önerisi. 

Önlem almak için yalnızca kendi bölgemizde deprem olmasını beklemek gibi bir seçim şansımız veya zamanımız yok, hatalardan ve acılardan ders almayı bilmek gerek. Bu bir deneme-yanılma kumarı değil. Özellikle insan hayatı ve sağlığını yakından ilgilendiren böylesine büyük konularda bile birtakım ahlak dışılıklar maalesef karşımıza çıkacaktır; fakat ‘yapılan işi tam yapmak’, çok basit duyulsa da hiç şu zamanki kadar önemli olmamıştı. Bunun için ev sahibi, kiracısı, müteahhiti, laboratuvar görevlisi, denetim uzmanı ve gerekli bakanlıklar şeffaflık içinde çalışacak, üzerine düşeni yapacak. Bunun başka yolu yok.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ “Tek dil silahlar”, karanlık arzular

Kahramanmaraş'taki depremlerde can kaybı 41 bini aştı. Ukrayna lideri Zelenski, "Rusya'nın anladığı tek dil silahlar." dedi. ChatGPT üzerine inşa edilen Bing sohbet robotu, insan olmayı arzulamak gibi karanlık arzuları olduğunu söyledi.

20 Şub 2023

Bir Kira Bir Yuva ile birlikte
Fotoğraf: Anadolu Ajansı

YAZARLAR

İdil Ertürk

İş Dünyası & Finans Editörü

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta