Bitcoin


Bitpanda yanıtlıyor: Ethereum niye yükseldi? Merkezi Olmayan Uygulamalar (DApps) için bir işletim sistemi olan Ethereum'un yerel para birimi Ether, kısa bir süre önce tüm zamanların en yüksek seviyesine (all time high) ulaşarak kripto piyasasının en çok konuşulanlarından biri oldu. Bu yükselişin ardındaki sebepleri, Avrupa’nın en hızlı büyüyen kripto para platformu Bitpanda'dan dinliyoruz. NFT çılgınlığı : Dijital bir varlığın, bir eserin dijital sahipliğini blok zinciri teknolojisiyle tek kişiye veren, bir başka deyişle o varlığı eşi bulunmayan bir dijital varlığa dönüştüren NFT'ler (non-fungible token), Ethereum blok zinciri ağı tarafından güvenceye alınıyor ve Ether kullanılarak alınıp satılıyor. Son dönemde en çok konuşulanlardan biri olan NFT’ler, Ether’in ani yükselişinde rol oynayan sebeplerin başını çekiyor. Boğa piyasası : Kişisel finans ve yatırıma ilginin artması, kripto varlıkların daha çok benimsenmesini ve yatırım için tercih edilmesini de beraberinde götürüyor. Bu kapsamda Bitpanda Crypto Index'te de görülebileceği üzere kripto para piyasasın izlediği yükselen trend, Ether fiyatlarına da yansıyor. Bu iki başlığın yanı sıra Ethereum Vakfı'nın Ether güvenliğini artırmak için gerçekleştirdiği Berlin Hard Fork'u ve Coinbase kripto para platformunun ABD'de NASDAQ borsasında listelenmesi; Ether'in fiyatının yükselişinin arkasındaki diğer sebepler arasında yer alıyor. Hem kripto topluluğunun hem de bireysel ve kurumsal yatırımcıların güvenini kazanan fakat her varlıkta olduğu gibi volatilite risklerini de daima taşıyan Ether, güvenilir kripto para borsası Bitpanda'da listelenen 50'nin üzerinde kripto para birimi arasında öne çıkıyor. Ether yatırımlarınıza Bitpanda’da başlayın Kolay ve kullanışlı uygulamaları, AB standartlarıyla uyumlu ve Avrupa'da regüle platformuyla Bitpanda, 2 milyondan fazla kullanıcısına TRY, EUR, CHF, GBP ve USD gibi para birimleriyle EFT/havale, kredi/banka kartı gibi ödeme seçenekleriyle saniyeler içinde kripto para yatırımlarına başlama olanağı sunuyor. Geçtiğimiz aylarda PayPal’ın kurucusu Peter Thiel’ın şirketi Palantire Ventures’un öncülük ettiği yatırım turunda aldığı yatırımla Avusturya’nın ilk unicorn’u olan güvenilir kripto para platformu Bitpanda; profesyonel yatırımcılara ve şirketlere hitap eden Bitpanda Pro, en popüler 5, 10 ya da 15 kripto varlığa toplu yatırım yaparak portföy oluşturma olanağı sunan Kripto Sepeti, topluluk programı ve ekosistem tokeni olarak üyelere ayrıcalıklar sunan BEST gibi ürünleriyle öne çıkıyor. Ethereum, Bitcoin, BEST ve 50’den fazla kripto para birimini Türk lirasıyla alıp satmaya başlamak için bu bağlantıyı kullanarak güvenilir kripto platformu Bitpanda’da hesabınızı saniyeler içinde oluşturabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Bitcoin'den uzak durun. Bu bir illüzyondur. —Warren Buffett
Bu bir sahtekarlıktır. —Jamie Dimon
Hala Bitcoin hakkında düşünüyorum... Kağıt para altının yerini aldığında da insanlar şüpheciydi. —Lloyd Blankfein
Bitcoin'e yatırım yapılmalı mı yapılmamalı sorusunu birlikte araştıralım istedik. Anlık değeri bu denli değişebilen bir şeyin ("şey", çünkü bir para birimi midir yoksa bir varlık türü müdür bunu da şu aşamada bilemiyoruz) ne kadar güvenilir olduğuyla ilgili birlikte bir tez yaratalım istiyoruz.
Aklımızı kurcalayan sorular şunlar:
- Bir bilgisayar programından ve bolca insan hayal gücünden oluşan bir Bitcoin'in fiyatı nasıl olur da ilk günden bu yana 60 bin dolar seviyesine yükselebilir?

Kaynak: Coindesk
- Bu ilgi sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde midir? Arz ve talep faktörleri nelerdir?
- İlk Bitcoin nasıl ortaya çıkmıştır?
- Fiyatındaki bu denli dalgalanmanın nedeni nedir?
- Bitcoin aslında bir para birimi mi, bir varlık mı, altın gibi bir emtia mı ya da hiçbiri mi?
- Ve nihai soru; yatırım yapmalı mı, yapmamalı mı?
🔍 Bitcoin'in (çok) kısa tarihi
Bitcoin'in bir doğum günü olsaydı bu, Ekim 2008'de Satoshi Nakamoto adını kullanan bir kişi veya bir grup insan "Bitcoin: Bir Eşler Arası Elektronik Nakit Sistemi" başlıklı bir makaleyi yayımladığı gün olurdu. Bitcoin, Terazi burcunda demek olurdu ve hepimiz biliriz ki Terazi burçları mükemmeldir. (Burçlara tabii ki inanmıyorum, akademik bir çalışma yazıyorum, lütfen... Ama Terazi burcuyum evet.) Onlarca yıllık kriptografi araştırmalarından yararlanan bu makale, "çevrim içi ödemelerin bir finansal kurumdan geçmeden doğrudan bir taraftan diğerine gönderilmesine izin verecek olan tamamen eşler arası gerçekleşen bir elektronik nakit versiyonu" kapsamlı bir yöntem önerdi. Belgede ifade edildiği gibi Bitcoin, "herhangi iki istekli tarafın güvenilir bir üçüncü tarafa ihtiyaç duymadan birbirleriyle doğrudan işlem yapmasına izin verecekti."
Bu elektronik nakit ağlarının amacının hükümet müdahalesinden kurtulmak mı yoksa teknolojinin önüne geçilemez inovatif yaklaşımı mı olduğu belirsizdi.
İlk Bitcoin işlemi aşağı yukarı üç ay sonra, 12 Ocak 2009'da Satoshi Nakamoto'nun, test amacıyla 10 Bitcoin'i Hal Finney'e göndermesiyle gerçekleşti. 12 Temmuz 2011'e kadar Bitcoin fiyatı yaklaşık 15 dolara yükseldi ve on binlerce Bitcoin günlük bazda işlem görmeye başladı. Bununla birlikte, bu zamana kadar Bitcoin'leri kişisel bir bilgisayarda veya mobil cihazda depolamak için kullanılan uygulamalardaki (cüzdan adı verilen) güvenlik açıkları daha bilinir hâle geldi ve Bitcoin cüzdanları bilgisayar korsanlığı ile hırsızlığına maruz kaldı (ve başka bir sayının yazısı olabilecek kadar kalmaya devam ediyor.) "Sansürsüz para birimi" olarak bilinen Bitcoin kullanımı hızla artarken o zamanki en büyük kullanım hacmini çevrim içi kumar ve uyuşturucu ticareti ağı olarak bilinen Silk Road üzerinden gerçekleştiriyordu.
Kısa bir süre sonra, Ağustos 2012'de, teknik olmayan kullanıcıların kripto paralarla işlem yapmalarını sağlayan bir yazılımla yeni bir kripto para borsası olan Coinbase, Y Combinator'ın düzenlediği etkinlikte sunuldu. Coinbase, müşterilerine kripto para satın almak, satmak, transfer etmek ve depolamak için kullanıcı dostu bir platform sağladı. Tüm kullanıcıların yapması gerekenler sadece websitesine gidip birkaç tıklama gerçekleştirmekti, kodlama veya teknik bilgi gerektirmiyordu. Bu büyük bir başarıydı ve Coinbase hızla kripto para ticareti için en popüler platform hâline geldi.
🔑 Bitcoin vs blockchain (blokzincir)
En soyut anlamıyla, blockchain, gelişmiş bir doğrulama yeteneği olan yeni bir platform teknolojisidir. Birbirine bağlı bir kullanıcı grubu arasındaki değer değişimini öncesinde, sırasında ve sonrasında güvenli ve şeffaf bir şekilde takip etmeyi sağlar.
Taraflar arasındaki ağda gerçekleşen her işlem "blok" ve ağın tamamındaki toplam işlem kümesi ise "zincir" olarak tanımlanır; yani "blockchain".
Yani blockchain, herhangi bir kullanıcı ağının değerli olan herhangi bir şeyi takip edip takas etmesini sağlayan platform teknolojisi iken Bitcoin ise belirli bir blockchain üzerinde belirli bir değeri takas eden bir teknolojidir.
💰 Bir yatırım aracı olarak Bitcoin
Bir kişi gerçekte bir Bitcoin'i nasıl alıp satabilir?
- Bir cüzdan sağlayıcısı seçer. (örneğin Coinbase)
- Bir çevrim içi hesap (yani, Bitcoin cüzdanı) oluşturup bunu bir banka hesabına bağlar.
- Bitcoin satın alır.
💡 Diğer kripto paralar, ilk coin teklifleri (ICO'lar) ve sert çatallar? (hard forks)
Bitcoin'den sonraki en popüler kripto para birimi şu an için Ethereum'un ETH'si gibi görünüyor. Ether, ilk kez halka arz (ICO) ile kullanıcılara sunulmuştu.
ICO, yeni bir kripto paranın geliştirilmesi için toplanan paranın ihalesidir diyebiliriz.
Yeni bir kripto para yaratmanın önündeki engeller nelerdir peki? Pek fazla yok gibi görünüyor zira şu an markette 4 binin üzerinde kripto para birimi bulunuyor.

Kaynak: Statista
Marketin %90'ını 20 kripto para birimi oluştursa da birinin kripto para birimi oluşturarak Bitcoin'i bir gecede tahtından etmesini engelleyen bir şey yok.
Bitcoin dünyasının güven vermeyen bir diğer sorunu da, blokzincir üzerindeki "hard fork" etkisi olabilir. Basitçe söylemek gerekirse hard fork, blokzincirin kurallarında (yani yazılımda) yapılan bir değişiklikle önceki versiyondan tamamen farklı olabilecek kalıcı bir yeni zincir yaratmak demek oluyor. Yani hard fork ile daha önce sadece bir adet olan blokzincirden yeni bir adet daha yaratılabilir ve bu yeni blokzincir, teoride bir öncekinden hiçbir işlem kabul etmeyebilir. Çoğunluğa sahip Bitcoin sahipleri blokzincir kuralları üzerinde değişiklik yapmak isterse bu durumun yaratabileceği kaotik ortamın etkisini öngöremeyebiliriz.
🏦 Bitcoin'in arzı ne kadar sınırlı?
Bitcoin'in sınırlı bir arza sahip olduğunu hepimiz duyduk sanıyorum. Temel ekonomi gereği de sayısı sonlu bir şeyin fiyatı insanlar sahip olmak istedikçe artacaktır.
ABD'de yaşayan finans akademisyeni David Yermack, "Bitcoin sınırlı bir arz olarak tasarlandı ve büyüme oranı bir algoritmaya bağlı... Üretimi 2140 yılına kadar asimptotik olarak sıfıra yakınsayacak ve son Bitcoin'in piyasaya sürülmesiyle planlandığı nihai toplamın 21 milyon birim olduğu noktada sabitlenecektir.” demişti. Ancak Yermack’ın "arzın sabit olması" düşüncesi yoruma açık. Goldman Sachs'ın Coinbase’in kurucusuyla 2014 yılında yaptığı bir röportajda kurucu, "Eğer daha fazla Bitcoin oluşturmanız gerekiyorsa bunu yapabilirsiniz. Bu yeni ağı kabullenecek bir %51 ile gerçekleşebilir" söyleminde bulunmuştu. Bitcoin fork'larından bahsettik daha önce, yani aslında arzın sınırlı olması fikri yanıltıcı olabilir.
⚠️ Günlük yaşamda Bitcoin kullanmak
Yeni bir teknolojinin geçici bir modadan daha fazlası olması için, kritik bir insan kitlesinin onu kullanması gereklidir. Bitcoin'in günlük hayatta kullanılabilmesi için yani insanların Bitcoin ile ödeme yapabilmesi için iki durumdan birinin mevcut olması gerekli diyebiliriz:
- Mal sahipleri, mal ve hizmetler için Bitcoin'le ödeme yöntemini kabul eder.
- Bir üçüncü parti aracılığıyla kullanıcıların Bitcoin cüzdanından alınan Bitcoin'lerin gerekli birime çevrilmesiyle (örneğin, Visa veya MasterCard'ın Bitcoin değişimini sağlayan versiyonları) ödeme gerçekleştirilir.
Dünya çapında Bitcoin'i ödeme yöntemi olarak kabul eden birçok şirket mevcut olsa da, insanların büyük çoğunluğu Bitcoin'le ödeme yapmak yerine Bitcoin'i alıp satmak için kullanıyor.
İkinci nokta için de, her ne kadar 2019'da marketten çekilmiş olsa da, aslında Bitcoin banka kartı diye bir şey var. Visa ve Shift iş birliğiyle pazarlanan bu ürün, geleneksel bir Visa banka kartı gibi çalıştı. Ancak bu banka kartı, kullanıcının banka hesabı yerine bir Bitcoin cüzdanına bağlıydı.
Günümüzde birçok türevi bulunan Bitcoin kartların endişelendiren tarafı sabit bir işlem maliyeti yerine bu maliyetlerin zamanla artıp artmayacağı olabilir. Bitcoin'le ödeme yapmak normal bir para birimiyle ödeme yapmaktan daha uzun sürebilir ve bu işlemin maliyeti yine markete göre değişebilir.
🚨 Regülasyonlar
Bitcoin'le ilgili çoğu habere ulaşabileceğiniz CoinDesk'te regülasyonlarla ilgili bir arama yaptığımızda Hindistan, Çin, ABD ve ülkemiz dâhil olmak üzere çok fazla sonuç görebiliyoruz.
Gelecekteki olası düzenlemeler hakkında birkaç makale okuduktan sonra, hükümetlerin Bitcoin ile ilgili iki temel probleminin kontrol ve güven olduğunu görebiliyoruz. Düzenlemelerin geleceği aşikar gibi görünse de hangi ülkede nasıl kısıtlamalar gelebileceği belirsiz. Bu belirsizliğin Bitcoin fiyatlarında yaratacağı dalgalanma da aynı şekilde öngörülemeyebilir.
Bir diğer belirsizlik de Bitcoin alım satımları üzerine uygulanabilecek vergilendirme. Bitcoin'in bir varlık türü ya da para birimi olabileceği sınıflandırmasına bağlı olarak vergilendirme biçimi de değişebilir gibi görünüyor.
🔥 Bitcoin için harcanan enerji ve Elon Musk
Bu haftanın başlarında Tesla, kripto para birimini artık ürünleri için ödeme olarak kabul etmediğini duyurarak zaten gergin olan piyasanın havasını daha da kötüleştirmişti. Bunun sebebini de Elon Musk, Bitcoin için harcanan enerjinin çevre için kötü olmasına bağlamıştı.
Bitcoin'in çok fazla enerji kullandığını söylemek yanlış olmaz ancak buna neden ihtiyacı var? Bitcoin, üçüncü bir tarafa güvenmeksizin iki taraf arasındaki ödemeyi gerçekleştirebilmek için var. Bunu yapabilmek için de platformdaki tüm katılımcıların kimin neye sahip olduğu konusunda fikir birliğine ulaşması gerekli. Bu şekilde güvenilir bir ağdan söz edebiliyoruz. Bu güvenin sağlanabilmesi için de enerji harcanıyor.
Bitcoin madenciliğinde önemli bir enerji miktarı yenilenebilir enerjiden geliyor. Cambridge Alternatif Finans Merkezi (CCAF) tarafından yürütülen çalışmaya göre 2019'da toplam enerjinin %39'u yenilenebilir kaynaklardan kullanılmış. (2018'de ise bu oran %28) ve madencilerin %76'sı yenilenebilir enerji kullanıyor.
Tabii ki yenilenebilir enerji ne kadar yenilenebilir, hangi ülke ya da hangi kuruluş tam olarak bunu başarabilmektedir, bu kısımlar yoruma açık. Ancak Bitcoin'in çevre için iyi ya da kötü olduğuna dair net bir yargıya şu aşamada varabilmek çok mümkün değil gibi görünüyor.
Elon Musk'ın neden bu açıklamayı öne sürerek Tesla'nın alım satımlarda Bitcoin'i desteklemeyeceğini açıklaması bir muamma olsa da -ki Bitcoin'i desteklediğini açıkladığında da Bitcoin tarafından tüketilen enerji miktarı aynıydı, "ne değişti?" demeden duramıyor insan- kazancımızın tümünü Elon Musk'ın moduna göre eriyip yok olabilecek potansiyele sahip Bitcoin dünyasına yatırmadan önce düşünmekte fayda var.
Buraya kadar kaybolmadan okuyabilmiş sayın okur, senin fikrini merak ediyoruz, sence Bitcoin ya da diğer kripto paralar iyi bir yatırım aracı mı yoksa değil mi?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
"Bitcoin, explained" diyebilmek çok daha güzel olmaz mıydı? Olabilirdi. Bu sayıda risk alıp Bitcoin'i anlattık. Nedir, ne zamandan beridir, neden bu kadar değişkendir ve Elon Musk neden her şeyin içindedir?
20 May 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.

Çin geçen hafta, medyaya “Çin’den yapay zeka aşklarına yasak” tarzı başlıklarla yansıyan bir düzenlemeyi uygulamaya koydu. Düzenlemenin hedefi gayet net: Kişinin kişilik özelliklerini, düşünce kalıplarını ve iletişim tarzını taklit ederek sürekli duygusal etkileşim sağlayan hizmetler. Peki yasanın arkasındaki gerekçe neydi, dünyanın geri kalanının bu yasağı takip etmesi olası mı ve tabii artık bir halk sağlığı sorununa dönüşen "yalnızlık salgını"nın önüne bu şekilde geçilebilir mi?

OpenAI, güvenlik testi sırasında kapalı bir test ortamından (sandbox) kendiliğinden çıkan iki yapay zeka modelinin internete erişim sağlayarak açık kaynak kodlu yapay zeka yazılımlarının açık kütüphanesi Hugging Face'in sistemlerine sızdığını açıkladı. Peki bu olay gerçekten yapay zekanın bilinç kazandığını gösteren bir dönüm noktası mı?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.



