Britanya Kültürünü Felsefe, Sanat ve Bilim ile Tanımak

Britanya Kütüphanesi
Britanya Kültürünü Felsefe, Sanat ve Bilim ile Tanımak

Ne kadar süreceği ve nasıl şekilleneceğine dair hiçbir fikrimin olmadığı bu yolculuğumun ilk durağının İngiltere olması hem benim hem de dilozof ile felsefi sohbetler etmeyi sevenler için büyük bir şans sanırım. Nitekim Britanya kültürü bize üzerinde konuşabilecek pek çok fikir, eser ve anektod sağlıyor. Fakat büyük meselelere girmeden önce âdettendir, bir tanışma merasimi yapalım diyorum.

Bir yere gittiğimde o şehrin isminin nereden geldiğini merak ederim hep. Genel olarak etimolojiye düşkünlüğüm var, felsefe okumalarımda da "Peki bu kavram nereden gelmiş?" diye sorup dakikalarca Google'da araştırma yapmadığım gün yok gibidir. O yüzden Londra'ya taşınır taşınmaz aklımdaki ilk soru şuydu, kulağa pek havalı gelen bu London kelimesi de nereden geliyor?

London'un izini sürmeye başladığımızda "Londonium" kelimesine dayandığını görüyoruz. Fakat kelimenin tam olarak ne anlama geldiği maalesef ki bilinmiyor. "Ne demek bilinmiyor?!" diyerek epey hâyal kırıklığına uğradığımı itiraf etmeliyim, bu konuda birkaç teori var ama dikkate değer bir şey bulamadım. 

Milattan sonra birinci yüzyıl dolaylarında Themes Nehri kıyısına kurulan Londonium, adından da anlaşılabileceği gibi Roma'nın Britanya'daki bir uzantısı ve bir ticaret merkezi. Başlangıçta sadece  ünlü Hyde Park büyüklüğünde olan bu şehrin 2000 senelik tarihini ve nelere tanıklık ettiğini düşünmek heyecan verici. 

Şehri ve yakın çevresi felsefeden bilime bizim konuşmayı pek sevdiğimiz pek çok alana dair tarihsel süreçte önemli roller üstlendi. Bugün de kendinizi entelektüel olarak besleyebileceğiniz kütüphaneden, tiyatroya pek çok kültürel merkezi barındırıyor. Eh, bu da bize gezip üzerine konuşacak pek çok konu veriyor. 

Benim ise gözüme kestirdiğim ilk yer British Library (Britanya Kütüphanesi) oldu. Yaklaşık 15 milyon kitabı barındırmasıyla  dünyanın en büyük ikinci kütüphanesi, adeta Borges'in cennetine benziyor. Kitapların yanı sıra 2000 yıl öncesine dayanan el yazmalarından tutun, damgalar ve ses kayıtlarına değin pek çok farklı ögeye daha ev sahipliği yapıyor. Örneğin Lewis Caroll, Oscar Wilde, Beatles gibi sanatçıların ünlü eserlerini karaladıkları kağıtları görmek sanatçıların hayranları için unutulmaz bir deneyim sunabilir!

Her gün bir parça alsanız bile kütüphanenin tamamını keşfetmeniz için 80.000 sene yaşamanız lazımmış! :)  Bu fikir insanı biraz depresyona sokmuyor değil. Kısıtlı zamana rağmen öğrenecek çok şey var ki, hiçbir şey bilmeden geldik bilmeden de gideceğiz gibi gözüküyor.

Okuma salonları herkese açık ve ücretsiz, yalnızca öncesinde şu adresten gideceğiniz gün ve saati günler öncesinden seçerek rezervasyon yapmanız gerekiyor. İngiltere'ye geldiğimden beri beni en çok şaşırtan konu bu rezervasyon meselesi zaten, bir cafe veya pub'a gidecekseniz dahi rezervasyon yaptırmanız gerek (tabii boş yer bulursanız). Bir cumartesi akşamı arkadaşlarınızla buluşup eh hadi şu pub'da oturalım derseniz hüsrana uğrarsınız. Daha da şaşırtıcı olanı bu rezervasyonlar bir ya da iki saatlik oluyor. Fakat British Library'nin her gün yaklaşık 16.000 öğrenci ve üye tarafından kullanıldığı düşünülürse rezervasyon katılığı anlaşılır hâle geliyor.

Keşke kütüphanede kapıları üstüme kitleseler de gece arşivde dolaşıp video çeksem diye düşünmedim diyemem! :) Her zaman biraz fazla hayalperest olmuşumdur, British Library de buna fazlasıyla katkı sundu. Kütüphane konusunda böylesi hassas olmaları, içerisinde sundukları sergi ve etkinlikler gerçekten hayranlık uyandırıcı.

İstanbul'dayken Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ne çok sık giderdim. Muazzam kalem işi tavan süslemesi bana kendimi çok farklı bir zaman ve mekânda hissettiriyordu. Buna karşın gerek arşiv, gerek bakım, gerek olanaklar bakımından çok ama çok yetersizdi. Son 20 sene içerisinde basılan kitapları bulmak neredeyse imkansızdı. British Library'i gezerken aynı duyarlılıkla "Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ni nasıl bir bilgi merkezine dönüştürebilirdik..". diye hayıflandığımı da itiraf etmeliyim.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

DilozofDilozof

BÜLTEN SAYISI

Dilozof on the road: Londinium

Bültende Ufak Değişiklikler

14 Haz 2021

Dilozof on the road: Londinium

YAZARLAR

Dilozof

Düşünürlerle düşünüyorum...

İLGİLİ OKUMALAR